Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Barış Vakfı'ndan süreç için taraflara 25 öneri

Barış Vakfı Kürt sorunu konusunda yürütülen yeni sürece ilişkin 5 Aralık 2025’te İstanbul’da bir çalıştay düzenledi. Vakıf, çalıştayda ele alınan konuları kamuoyuna paylaştı.

Barış Vakfı

Barış Vakfı Kürt sorunu konusunda yürütülen yeni sürece ilişkin 5 Aralık 2025’te İstanbul’da bir çalıştay düzenlediği çalıştayda ifade edilen görüş ve önerilerden hareketle çatışma çözümünün sürdürülmesinin önündeki olası zorluklar, engeller ve olası risklere ilişkin bir rapor hazırladı. Hükümet, Kürt siyasi hareketi ve sivil toplum kuruluşları için önerilerin de yer aldığı rapordan başlıklar şöyle:

SÜRECİN DEVAMI YASAL DÜZENLEMELERLE MÜMKÜN: 1 Ekim 2024’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin DEM Parti Eş Genel Başkanları ve diğer yetkilileriyle tokalaşmasıyla kamuoyunun haberdar olduğu ve hâlâ devam eden süreçte önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerden kamuoyuna yansıyanlar:

- 27 Şubat’taki Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı,

- PKK’nin 12. Kongresinde kendisini feshetmesi,

- Süleymaniye’deki silah yakma töreni,

- TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışması

- İmralı Hapishanesinde PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin hafifletilmesi,

- Silahlı militanların sınır dışına çekilmesi,

- TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmesi,

- Sürece özgü kanun hazırlanmasına yönelik girişimlerin olmasıdır.

Esasen tüm bu adımların atılmasına giden ve sonrasındaki süreçte de devam eden olgulara bakıldığında, 1 Ekim 2024’ten bu yana devam eden çatışma çözümü sürecinin hassas ve kırılgan niteliğini sürdürdüğünü gözlemlemek mümkün. Silahsızlanma kararıyla çatışma ve şiddet ortamına son verilmesi örneğinin gerektirdiği gibi bu gelişmelerin devam etmesi ancak TBMM’de kabul edilecek sürece özgü yasal düzenlemeler ve bunların etkili bir biçimde uygulanmasıyla mümkündür.

Süreç ilerledikçe karşımıza çıkabilecek yeni konular ve sorunlar da benzeri nitelikte olacaktır. Ancak, çatışma çözümünün ilerlemesi ve kalıcı barışın inşasında böylesi adımlar kritik öneme sahiptir ve devam ettirilmesi gerektiği aşikârdır. Bu bakımdan, sürece özgü yasal düzenlemelerin yapılması hem taraflar arasında hem de başta bu konuda çalışma yürüten sivil toplum örgütleri olmak üzere kamuoyunda güven artırıcı bir işleve sahip olacaktır. Bahse konu yasal düzenlemeler olası sorunlar, engeller ve krizleri aşmak için de yararlı olacaktır. Devam eden çözüm sürecinin kırılgan niteliğini besleyen bir diğer faktör ise Suriye’deki ve Ortadoğu bölgesindeki gelişmelerdir. Bugün görünen ya da toplumun algısında olan, sürecin Suriye’deki daha doğrusu Doğu ve Kuzeydoğu Suriye’deki gelişmelere endekslenmiş olarak yürütüldüğüdür. Sürecin böylesi bir faktöre bağlı kılınması tercihinin ne kadar isabetli olduğu ise bir soru işareti olarak karşımızda durmaktadır. 

ESAS KADAR USÜL DE ÖNEMLİ: Özünde Kürt kimliğinin tanınması ve eşit bir biçimde yaşama talebi ve tam da bu nedenle bir insan hakları ve demokrasi meselesi olan Kürt Meselesine ilişkin yürütülen çatışma çözümü sürecinin esası ve nasıl yürütüldüğüne dair usulü eşit derece önemlidir. Usul bakımından süreçle ilgili yasal güvencenin olması önümüzdeki günlerde karşılaşılabilecek engelleri ve olası riskleri aşmada kritik bir işleve sahiptir. 2013-2015 sürecinde çıkartılan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun yetersizliği yaşanan tecrübeyle görülmüştür. Bahse konu kanunun etkili bir biçimde uygulanmamasına ek olarak sadece ilgili kamu görevlilerine koruma sağlayan çerçevesi de bir ciddi bir eksiklikti. Çatışma çözümü sürecinde kamu görevlileri kadar sivil toplum örgütlerinin ve aktörlerinin de rolü dikkate alındığında mevcut sürece ilişkin yasal düzenlemenin çerçevesinin genişlemesi gerekmektedir. Kısacası sürecin sağlam temelde emin adımlarla yürütülmesi için bütünlük bir süreç tasarımına ve yasasına ihtiyaç vardır. Böylesi bir yasal düzenleme mevcut çatışma çözümü sürecine ilişkin belirsizlikleri ve kuralsızlıkları ortadan kaldırmaya, toplumsal güveni artırmaya ve barışın toplumsallaşmasına katkı sunacaktır.

YASAL DÜZENLEME BİR AN ÖNCE YAPILMALI: Diğer tüm çalışmalarda olduğu gibi sürece ilişkin atılacak hukuksal adımlar, gerçekleştirilecek yasal düzenlemelerle kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanmalıdır. Barış süreçleri her daim engellere ve krizlere teşnedir. Bu krizlerin düzeyi doğru zamanda gerekli adımlar atılmadığında derinleşebiliyor. Örneğin, Mayıs ayında PKK’nin kendini feshettiği zamandaki toplumsal havada sürece muhalif olanların sesi bu kadar çıkmazken Aralık 2025’te bu gibi sesler daha fazla yükseliyor. Bazı basın-yayın kuruluşlarında alan bulan bu muhalif kişilerin toplumun algısını olumsuz etkileme riski bilhassa kritik yasal düzenlemeler, adımlar açısından krize dönüşebilir. Tarafların atacağı adımları geciktirmeden bir takvime bağlaması sorunları yaşamadan önleme imkanı sunabilir. Böylesi bir takvimin hazırlanması beklentileri netleştireceği için toplumsal psikolojinin yönetilmesine ve olası yanlış algılamaların önüne geçilmesine de katkı sunacaktır.

 

Devamı >>>



Anahtar Kelimeler: Barış Vakfı' süreç taraflara öneri

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER