Ayhan Bilgen, muhafazakar kesimleri temsil edecek yeni parti hazırlığı içinde!

İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir: “Tutuklanmadan 3 gün önce Ayhan bey ile görüşme yaptık, yeni siyaset arayışında yakınız”

Ayhan Bilgen, muhafazakar kesimleri temsil edecek yeni parti hazırlığı içinde!

 

Yerine kayyum atanan ve tutuklanan Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen yeni bir oluşum hazırlığının içinde bulunuyor. Söz konusu oluşuma dair görüşmeler Bilgen tutuklanmadan önce başlamış. Tutuklandıktan sonra HDP’yi eleştiren bir açıklama yayımlayan Bilgen’in de içinde olduğu oluşum sürecinin öznelerinden İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir ile söz konusu görüşmeleri konuştuk.

HABER: ONUR DALAR

Tutuklandıktan sonra yerine kayyum atanan Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, cezaevinden yaptığı açıklamada HDP’ye yönelik bir dizi eleştirileride bulunmuştu. Avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada HDP’nin ‘Tersine Türkiyelileşme’ yaşadığını söyleyen Bilgen, parti içinde tartışma süreçlerinin ertelendiğini, içe kapanan parti yönetiminin tabandan gelen talep ve eleştirileri dikkate almadığını belirtmiş, bu sürecinin partinin dilini hamasileştirdiğini ve partiyi saldırılara açık hale getirdiğini ifade etmişti.

HDP’nin son 2 kongresindeki aday belirleme süreçlerinde dışarıdan müdahaleler ve dayatmalar olduğunu da söyleyen Ayhan Bilgen açıklamasının devamında -çok konuşulmamış olsa da- siyasetin boşluk kaldırmadığını da ifade etmişti:

“HDP’nin önünde çatışmalı sürecin bitmesini beklemek dışında gerçekçi tek seçenek vardır. Kendine dönmek, kendi sorunlarını çözecek değişime yönelmek ve kendini yeniden inşa etmek, rutine binmiş siyaset yapma tarzını terk etmek, ezber bozacak, ön yargıları boşa çıkaracak arayışların içine girmektir.”

“Siyaset boşluk affetmez. Sorunlarıyla yüzleşip çözecek kapasiteyi sergileyemeyen organizmalara müdahale kaçınılmaz hale gelir.

Bilgen’in açıklamaları yeni oluşuma zemin hazırlamak için mi?

Bilgen’in eleştirileri HDP içinde büyük ses getirdi ve tartışma yarattı. Ancak tartışmanın parti içerisinde zaten yürüyen bir tartışma olduğunu, hatta Bilgen gibi düşünenlerin bir süredir yeni bir oluşum için görüşmeler yaptığını biliyoruz. Edindiğimiz bilgiye göre Bilgen’in tutuklanmasa dahi Kars Belediyesi Eş Başkanlık görevinden istifa edip yeni parti için hazırlıkları hızlandırma ihtimali vardı.

Bilgen’in de içinde olacağı parti muhafazakar tabana hitap eden, HDP ile dayanışma içinde ama asıl olarak siyasi rakibi olacak bir siyaset zemininde kurgulanıyor. Bilgen’in tutuklanması süreci sekteye uğratsa da oluşum için görüşmeler devam ediyor. Sürecin içinde kişi ve grup bazında farklı özneler olsa da asıl olarak 2 temel mesele üzerinde ortaklaşıldığı gözüküyor. Bunlardan birincisi; HDP’de bürokratik mekanizmaların ve temsil mekanizmasının hedeflendiği gibi işlememesi olarak ortada duruyor. İkinci olarak ise; HDP’nin CHP’ye ve Sol siyasete yakınlaşması…

İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir: “Yeni siyaset arayışında Ayhan Bilgen ile yakınız”

İnsan ve Özgürlük Partisi Genel Başkan Yardımcısı Murat Bozdemir, Ayhan Bilgen’in de içinde olduğu oluşum sürecine dair Jurnal Türkiye’ye açıklamalarda bulundu. Bozdemir, Ayhan Bilgen ile bu konuda görüşmeler yaptıklarını söyledi. Bilgen ile yapılan görüşmenin içeriğine dair olarak ve bu yeni oluşuma neden ihtiyaç duyduklarına dair şunları söyledi:

“Biz Ayhan Bilgen ile bu konuyu konuşuyorduk. Buna yeni parti değil de yeni bir siyaset arayışı desek daha doğru olur. Biz zaten bu yeni siyaset arayışında Ayhan Bilgen ile yakınız. Biz muhafazakar, demokrat ve özgürlükçü bir partiyiz. Ayhan Bey’in çizgisi de bu yönde… İnsan ve Özgürlük Partisi zaten var, yakın duruyoruz. Tutuklanmadan 3 gün önce Ayhan bey ile bir görüşme yaptık. Görüşmemiz olumluydu. HDP’ye karşıt bir siyaset değil, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yeni bir siyasete dair bir görüş alışverişimiz oldu. Daha geniş kesimlerle de bu görüşmelere devam ediyoruz.”

“HDP’nin CHP’ye doğru sola kayan bir yönü var. Bunun için yeni arayışlara girdik”

“Bileşen tarzı bir parti kurmuyoruz ancak şunu söyleyebilirim. Özgürlükçü ve muhafazakar bir parti kurma noktasında ortaklaştığımızı söyleyebilirim. Böyle bir yaklaşım var. HDP’nin bileşen yapısı gibi eklektik değil, daha çok özgürlükçü ve demokrat kurumların olduğu bir yapı hedefliyoruz. Bu anlamda değişik kesimlerle görüşmelerimiz devam ediyoruz. Tabi Ayhan bey ile olan görüşmelerimiz daha geniş oldu. Ayhan bey ile ilişkimiz daha yakın, Mazlum-Der’den yana muhafazakar kanadın tanıdığı bir isim. Tutuklanmadan 10 gün önce parti merkezimizi ziyarette bulundu. Yeni siyasetin imkanlarını konuştuk. Dikkat ederseniz Ayhan Bilgen ittifakların nasıl olması konusunu, özgürlükçü siyaseti büyütüp büyütmeyeceği konusunu tartışmaya açıyor. Biz de bu konuda özgürlükçü siyasetin daha doğrusu Ankara merkezli siyasete karşı bir yapı kurulması konusunda, özgürlükçü bir siyaset kurulması konusunda aynı fikirdeyiz. HDP’nin CHP’ye doğru sola kayan bir yönü var. Bunu biz de, kendileri de biliyor. Bunun için yeni arayışlara girdik. Bunun yolunu açmaya çalışıyoruz.”

“HDP’de muhafazakar kesimin bireyler olarak kalmasından ziyade yeni bir tarzda örgütlenerek var olabileceğini söyledik”

“Biz bir parti olarak zaten varız. Ayhan bey bu konuda geniş düşünüyor. O da haklı olarak bir siyaset arayışı içinde… Biz yeni bir siyaset arayışı konusunda, bir siyasi tıkanıklık olduğu konusunda hemfikiriz. İnsan ve Özgürlük Partisi zaten var ama yeni bir siyaset lazım, bunun da tartışmaları devam ediyor. Başka kesimlerle de görüşmeler devam ediyor. İslami cemaatler, liberal kesimler, HDP’den isimler… Bir çok isim ile görüştük. Görüşlerimizi söyledik ve tartışmaya açtık. HDP’de artık özgürlükçü ve muhafazakar kesimin bireyler olarak kalmasından ziyade yeni bir tarzda örgütlenerek var olabileceğini söyledik, tartıştık. Bu konuda olumlu dönüşler de aldık. Ve sürecin tek öznesi biz değiliz. Sanırım önümüzdeki dönemlerde özgürlükçü siyasetin muhafazakar kesimi yeni bir oluşuma girecek”

“HDP ile taktik ittifakı kabul etmiyoruz, olacaksa da stratejik ittifak öngörüyoruz”

“Biz bu siyasi tıkanmanın devlet dışında özgürlükçü bir siyaset ile aşılabileceğini söylüyoruz. Biz bunun adresinin bizim partimiz dışında da olabileceğiniz görüyoruz. Biz HDP ile yaptığımız ittifakta bunu esas aldık, ittifakın ilkeler üzerinde olmasını, özgürlükçü bir anlayış üzerinde olmasını, kimlik ve kişiliklerin ortaya konmasını esas aldık. Bu anlamda önümüzdeki dönemde parti olarak HDP ile taktik ittifakı kabul etmiyoruz. İttifak olacaksa da stratejik bir ittifakı öngörüyoruz. Bunun anlamı şudur. Mücadeleyi yeni bir siyaset zemini üzerinde yürütmek. Yani sadece meclise vekil sokmak…Geride bıraktığımız dönem siyasetin temel konusunun bu olmadığını bize gösterdi. Yeni bir siyaset kurgulamak için bütün toplumsal zeminleri davet ediyoruz. Ayhan bey ile de çok örtüştüğümüz noktalar var, bu anlamda da siyaset yeniden şekillenecek.”

Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Esir Girasun: “HAS Parti’nin yarım kalmış hikayesinin belki bir benzeri ve Kürt meselesiyle daha ilişkili bir siyasal oluşum ortaya çıkabilir”

Konuya dair görüşlerini aldığımız Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Esir Girasun, siyasetin özgürlükçü alanında, Müslüman Sol’da bir boşluk olduğunu söylerken HDP içinde siyaset üretilememesinden rahatsız olan gruplar olduğunu belirtti. Girasun söz konusu arayışa dair şu tespitlerde bulundu:

“Tabanda CHP’ye yakınlaşmadan dolayı oluşan ciddi bir rahatsızlık yok. Çünkü herkes bunun zorunluluktan dolayı olduğunu biliyor. Genel bir kabul var. Ama bu CHP ile ittifak meselesi HDP’nin yeni siyasal alanlara açılmasının önünde bir engel olabiliyor. Hem bazı Kürt gruplar ile ilişki kurmasında engel olabiliyor, hem de Türkiye’de daha demokratik çevrelere uzanabilecek genel muhafazakar kitleyle ilişki kurmasını da engelliyor. Şimdi DEVA ve Gelecek Partileri ortaya çıktı. Bu partiler buraya seslenmeye çalışıyor ancak halen oranın ‘sahibi’ kimse yok. Geçmişte bu boşluğu doldurmak için bir HAS Parti çıkışı olmuştu. Onun bir hayal kırıklığı var ama belki HAS Parti’nin yarım kalmış hikayesinin belki bir benzeri ve Kürt meselesiyle daha ilişkili bir siyasal oluşum ortaya çıkabilir. Yeni oluşum çabaları içinde geçmişte HAS Parti içinde bulunmuş çevreler de var. Diğer yandan kendisini Müslaman Sol’da tanımlayan, bireysel özgürlükler ile Müslüman kimliği harmanlayan, daha geniş kesimlere açılabilme dirayeti gösterebilecek ve Kürt meselesi ile bağlantılı da reaksiyon gösteren bir yapı ortaya çıkabilir. Müslüman bir Kürt partisi değil ama Kürt meselesinde DEVA ve Gelecek Partilerinden daha fazla önceleyen bir Müslüman ve Demokrat bir siyasal yapı ortaya çıkabilir. Çünkü ortada bir siyasal boşluk var, bir söylem boşluğu var ve bu siyaset HDP’den de oy alabilir”

 

Jurnal Türkiye