Tarih: 03.11.2020 10:33

Ali Babacan'dan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözleri! "Halka yaklaşamıyor"

Facebook Twitter Linked-in

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ekonomi yönetiminin önünde iki seçenek olduğunu, bunlardan birisinin kuru serbest bırakmak olduğunu söyledi. Babacan bu tercihin maliyet kaynaklı büyük enflasyon getireceğini belirtirken diğer seçeneği de “Ya da Merkez Bankası sert bir faiz artışı yapacak” şeklinde anlattı.

Sözcü gazetesinden İsmail Saymaz’a konuşan Babacan’ın ekonomiye dair verdiği sorulan sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Merkez Bankası (MB) Başkanı Murat Uysal'ın “Kur hedefimiz yok” demesini nasıl yorumluyorsunuz?

Kuru tutamayınca, “Kur hedefimiz yoktu ki” de. Öbürü, “Kura bakmıyorum” desin… MB, hükümetin bilinçsiz ve rasyonel olmayan talimatlarıyla iş yapar hale geldiyse kopup gidiyor mesele.
Bu böyle ne kadar daha sürer?

Eylülde direkt faiz arttırdılar, ekimde örtülü. Örtülü olması piyasaları endişelendirdi. Zaten az miktarda yabancı yatırımcı kalmıştı. Vatandaş da dövize ve kayıt dışına kayıyor.

Öngörünüz var mı?

Ya kuru serbest bırakacaklar, arkasından maliyet kaynaklı büyük enflasyon dalgası gelecek. Ya da MB sert bir faiz artışı yapacak. İki senaryodan birisi görünüyor.
Geçenlerde altın madeni bulunmuş.

İnanmıyor kimse. Doğalgaz buldular da ne oldu? 48 saat sonra herkes unuttu. Piyasada etkisi sıfır.

Bu politikanın arkasında ideolojik neden olabilir mi?

“Türkiye'yi kapatma niyeti var” şeklinde sofistike bir şey görmüyorum. Ama gidişat mecburen oraya olabilir. Sermaye kontrol edilebilir, cebinde döviz taşımak yasaklanabilir. Bu hoşlarına gidebilir. Ülke kapalı olur ama fakirleşir. Fakirleşmeyi kapatmak için güvenlik meselesi bulmaları gerekecek. Başka türlü fakirliğin üzeri kapatılmaz. İnsanlar, “Hiç değilse vatan elden gitmiyor” diyecek.
Erdoğan'ın “Evine ekmek götüremeyen mi var?” sözüne dair yorumunuz ne?

Bahçeli ile konuşmaları lazım; hangisi doğru?
Sizce?

Gerçekten evine ekmek götüremeyenler var. Bizim teşkilatlanmamız sırasında ekmek fırını sahibi arkadaşımız vardı. “Markette satılmayan ekmekler ne oluyor?” diye sordum. “Geri alıyoruz. Bayat ekmeğin ayrı müşterisi var” dedi. 1 TL yerine 60 kuruşa ekmeği almak için akşam geliyor vatandaş. Bu, Türkiye'nin gerçeği. Birçok seçim kampanyası yaptık. İlk defa bu kadar vatandaş, “Sokakta yatıyorum, eve ekmek götüremiyorum” diyor. Böyle şeyler yoktu. O duruma düşse bile yardım mekanizmaları devreye giriyordu. Ya belediyeler, ya valilik… Normalde iktidar partisinin mobilize olması lazım. Parti kalmadı ki. Tek bir kişinin şahsında toplanan bir tablo var.

Cumhurbaşkanı tabloyu görmüyor mu?

Görmüyor olabilir. Ona farklı bir hikaye anlatıyor olabilirler. Artık topluma karışamıyor. Uzun uzun mesafeler, ciddi koruma kalkanları, çemberler… Çok yaklaşılamıyor, kendisi de yaklaşamıyor. Biraz tepkiden korkuyorlar belli ki. Kolay değil, bizim gibi her yerde yürümek. Diyarbakır caddelerinde yürüsün… Bilemiyorum, çok kolay olmayabilir. Önceden epey etrafının boşaltılması lazım.

Bu tablonun sebebi “damat” mıdır?

Tek başına değil. Damat gidecek, her şey düzelecek mi? Her gün anayasa ihlali, insan hakları ve özgürlük sorunu varken, isterseniz dünyanın en iyi iktisatçısını getirin, mümkün değil. Topyekun bir çözüm gerekiyor. Bir ara MB başkanlığı için epey kişiyle konuştuk. Erdem Başçı ayrıldıktan sonra… Çok iyi iktisatçılar. Dediler ki, “Bir ay sürer. Talimat gelir, yapmayız, kötü olur.” Pek çok kuvvetli isim kabul etmedi.
Numan Kurtulmuş'un Suudi Arabistan'ın boykotuna ilişkin “Gülüp geçiyoruz” demesini nasıl yorumluyorsunuz?

Dört milyar dolarlık ihracata gülüp geçiyor. Hayatında ne kadar ihracat yapmış? Dört milyar dolarlık mal satıp zorluğunu yaşamış mı? Kolay mı? İhracatçı gülüp geçiyor. Ne kadar lakaytlık! Beceremeyince, o önemli değil, bu önemli değil. Ona gül geç, yok abartıyorsun de. Amma kolaymış. Olmayacak, yürümeyecek, sürdüremeyecekler.

Babacan erken seçim için de “Mecburen gerekecek. Ben 2021 ve 2022'de yüksek ihtimalle diye düşünüyorum. Tabii Devlet Bahçeli gibi bir faktör var. Öngörülemez bir faktör. Daha fazla yanlışa ve başarısızlığa devam etmek istemeyebilir. Siyasi, sosyal ve ekonomik şartlar 2023'ün haziranına kadar zor dayanır” dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —