Tarih: 21.03.2019 15:49

Akit TV´de patlayan şey

Facebook Twitter Linked-in

Sandıkta patlasın diye millet ha babam doldurulurken, dikkat edin sokakta patlamasın diye uyarmamış mıydım?

Neyse ki ekranda patladı, sabrı dışarı taşırmadı henüz dolduruşlar.

Muhalefet partilerine karşı halkı kin ve düşmanlıkla doldurmanın seçim kazanmaya faydası dokunabilir. Ama sakıncalarını görmezden gelebilir miyiz?

İşte biri karşımızda duruyor, barut fıçısıyla oynamak gibi bir fecaat...

Siyasi muhalefete karşı seçim mücadelesini terörle mücadele gibi yürütmenin, kontrol dışına çıkma tehlikesi her zaman vardı.

Sandığa saklanmasını istediğiniz öfke, size rağmen orada kalmayabiliyor. Körüklendiğinde, infial ve galeyanın nasıl zıvanadan çıkabileceği bilfiil sergilenmiş de oldu.

Akit TV muhabiri Mehmet Özmen´in, müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi´ndeki idam şovundan bahsediyorum. Millet, Kemal Kılıçdaroğlu´nun idamını istiyor diye yayın yapmıştı ya...

Münferit bir şuursuzluk diyen de, alışılageldik bir provokatiflik olarak değerlendiren de, dikkat çekme lümpenliği gibi gören de var.

Ama reyting maymunluğuyla açıklanabilir mi, hayret avcılığına indirgenebilir mi böyle korkunç bir densizlik?

Yıpratma propagandalarının, itibarsızlaştırma taktiklerinin bizi nereye doğru sürüklediğine dair alarm zilleri çalmalıyken...Bu dehşetengiz azgınlık karşısında irkilmek yerine, hala hafifletici nedenler arayıp önemsizleştirenlere rastlanabiliyor fakat.

´Biz nerede yanlış yapıyoruz´ demektense  hemen başladı medyadaki tribün amigoları, bilerek muhalefetin eline koz vermeye çalışıldığı suçlamasını yaymaya.

Gözdeleri olmasın mı bir anda kripto hain şüphelisi, yemesin mi ´içimizdeki Brütüs´ damgasını, mimleme makinesiyken alaminüt mimlenmesin mi hemen!..

Muhbirlikten geçinen de planlı ihanetten  ihbar edilerek yargının ve linç kalabalıklarının önüne atılmanın ne olduğunu öğrendi bu arada gerçi. Bizzat ´dava´ arkadaşları bile yargıyı harekete geçmeye çağırdı. Ve savcılık, tehdit suçundan soruşturma açtı hakkında.

Bir kurban vermek, bir militanı feda etmek, buraya nasıl geldiğimiz sorusundan kurtulmaya yeter sanki. Ne uğursuz gaflet ve aymazlık...

Doğru soruyu sormayan, o arkadaşın bu ilhamı nereden aldığıyla yüzleşmeyen, içine düştüğü gerçekliğe uyanabilir mi?

Bu arkadaşın kabahati, taktik icabı söylenenleri ciddiye almaktan ibaret olmasın?

Öyle ya, demokratik muhalefetle yarış değil de azılı bir terör çetesine  karşı vatanı savunduğunuza inanıyorsanız, hızınızı alamayıp ´ne güne duruyoruz, asalım gitsin´ noktasına zıplamaz mısınız?

"Türk kamuoyu, PKK ve FETÖ terör örgütüne de yandaşlık yapan, kol kanat geren, bağrında besleyen örneğin Kemal Kılıçdaroğlu gibi bazı hainlerin de işte bu darağacında asılmasını, idam edilmesini bekliyor diye düşünüyorum" demekten sizi ne alıkoyabilir ki?

Seçmen kızıştırma cazgırlığını infaz çığırtkanlığıyla karıştıranlar, hain avına çıkabiliyor sonuçta böyle.

Dileyelim de ateşle dans bu zıpçıktı gayretkeşliğiyle kalsın.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —