Akevler ve Siyaset

Süleyman KARAGÜLLE

Akevler ve Siyaset

AK Parti Akevler´den ve Adil Düzen´den hoşlanmıyor.

Akevler ortakların siyasetlerine karışmaz, onlara telkinde bile bulunmaz, herkes kendi bildiğini okur ve yapar.

Eski Çorum Belediye Başkanı Arif Ersoy Millî Görüşçü iken, Çorumlu AK Partililerin ısrarı üzerine Millî Görüşten ayrıldı ve Çorum´da milletvekili adayı olmak istedi, aday adayı oldu, listeye bile almadılar! Harun Özdemir İzmir´de belediye başkanlığına ve milletvekilliğe talip oldu, sonunda AK Parti ile mahkemelik oldu! Kazım Erten´i AK Parti İzmir Karabağlar İlçe Başkanlığı´ndan uzaklaştırmak için istifa ettirdiler ve sonra listenin sonuna bile koymadılar! Buna rağmen Harun Özdemir dışındakiler yine orada siyaset yapıyorlar!

Ben ve diğer arkadaşlarım AK Parti´den uzak durmayı yeğliyoruz. AK Parti´de bazı arkadaşlarımız var, onlarla görüşmek istedik; görüşmediler!

Biz Recep Tayyip Erdoğan´a karşı değiliz, mevcut şartlarda onu destekliyoruz, çünkü ülkenin bu anda ona ihtiyacı var. AK Parti´nin de şimdilik iktidarda kalmasını istiyoruz. Ülke ekonomisini düzeltmesini istiyoruz. Ama bize göre AK Parti intihar ediyor. Düzelme yoktur.

Türkiye son derece güçlü ekonomiye sahiptir. Bu sayededir ki dünyada var olan krizler Türkiye´de çok hafif geçer. Suni krizler ise Türkiye´ye etki etmez.

Bu durum neden böyledir?

Batı ekonomi bilgileri ile bunu açıklamak mümkün değildir.

Ancak Akevler ekolünün elli senelik bilgileri ve birikimleri ile açıklanabilir.

Türkiye kayıt dışı ekonomiye sahiptir. Sermaye´nin çıkarttığı Türkiye´yi batıran kanunlar kayıt dışı ekonomide uygulanamadığından bir işe yaramıyor. Türkiye´de gerçek muhasebe ile resmi muhasebe arasında bir ilişki yoktur. Bunu devlet de biliyor. Ancak Batı´nın (AB´nin) dayatmasına karşı onların istediği kanunları çıkarıyor ama sonra uygulayamıyor. Bu durumda Batı´nın Türkiye´ye uyguladığı oyunlar sonuç vermiyor.
Türkiye kendisine özgü para çıkarıyor; halk çıkarıyor. Bakkal defteri bir para basma mekanizmasıdır. Taksitli satışlar böyledir. Bankadan geçmeyen çek ve senetler paradır. Tanzim edilen bono senetleri paradır. Türkiye Merkez Bankası piyasaya hâkim değildir. Bu uygulamalar da Türkiye´nin batmasını önlüyor; ayakta kalmasını sağlıyor.
Türkiye´de o kadar ağır kanunlar vardır ki bunlardan bir ikisi tam uygulansa Türkiye ancak dört beş sene yaşayabilir. Bu sebeple kanunlar yazılıdır ama çok kimse uygulamıyor; uygulayamıyor. Halk kanunlara karşı işler yapıyor. Görevliler kanunları uygulasalar Türkiye batar, hepten serbest bıraksalar yine batar. Uygun rüşvet alarak hem kendilerini güvenceye alıyorlar hem de ülkeyi batmaktan koruyorlar.
Türkiye henüz tam sanayileşmiş değildir. Köyde oturmayanlar bile yazın köylere giderler ekim yaparlar. Halkımız küçük işletmelerle varlıklarını korur. Devlet dışarıya borçlanarak halka yardım ediyor ki pamuk ekmesinler, şeker pancarı ekmesinler de ülke batsın ama halk bu yardımları çarçur etmiyor, yardımlaşma içinde bu yardımları yatırıma çeviriyor. Dolayısıyla Türkiye yaşamaya devam ediyor.
Bu hukuksuzluk durumu, bu rüşvet, bu yolsuzluk elbette ülkeye zarar veriyor. Bir an evvel bu durumdan kurtulmamız gerekiyor. Akevler kendi içinde ürettiği çözümlerle elli senedir yaşıyor. Sağlıklı banka parası çıkarılmadıkça halkımızın bakkal defteri imdada yetişiyor ve hayat sürüyor. Memur göz yumuyor, bu arada kendisi de payını alıyor.

Büyük şehirlerde bazı yatırımlar yapılıyor. Türkiye borçlanıyor, bazı tesisler yükseliyor. Taşradan gelen işsiz aç kimseler buralarda karın tokluğuna çalışıyor. Kerpiçten yaptığı rutubetli evlerde de oturuyor. Bu şartlarda barınıp çalıştıkları için onlara her altı ayda bir teşekkür name göndermesi gereken devlet onların evlerini yıkıyor; evet, yıkıyor ki fabrikalar çalışmasın. Tesisler yapılsın, makineler alınsın ama işletmeler çalışmasın.

Muhterem okuyucularımız; bu sorunlara iktidarda olanlar çare bulamazlar. Çünkü çare bulmaya kalışsalar ya Adnan Menderes ve Turgut Özal gibi ölürler ya da Necmettin Erbakan gibi iktidardan giderler.

Akevler bu şartlara rağmen direnmiştir, direniyor. Halk direnmiştir, direniyor. Her şeye ve olumsuzluklara rağmen 50 senede büyük devrimlerin gerçekleştiği görülmüştür, görülüyor.

Ülkeyi ve yeryüzünü sizlerin kurduğu ve geliştirmeye çalıştığı Semt Kooperatifleri kurtarabilir. Gelecek dünya ortaklık ekonomisine dayanan kooperatiflerin olacaktır.