Afrin, Kürtlerin kaderini yaşıyor

Doğru Haber Gazetesi Yazarı Said Şahin, dün ve bugün açısından Afrin'in içerisinde bulunduğu 'acı' duruma işaret ediyor.

Afrin, Kürtlerin kaderini yaşıyor

Suriye Savaşı’nın başlamasından sonra, 2012’de PYD ile anlaşmalı olarak rejim güçleri Afrin’i boşaltmıştı. Şehrin idaresi PYD’nin eline geçtikte sonra, PYD’nin Ocak 2014’te ilan ettiği üç kanton bölgeden biri idi Afrin.

PYD bu bölgelerde hakimiyeti ele geçirince, PKK’nin zihinsel kodlarını ve hakim olduğu alanlardaki alışılmış pratiklerini en üst seviyeden uygulamaya başladı. Kendisi dışında hiçbir Kürt oluşumuna hayat hakkı tanımadı. Kürtleri baskıladı. Haksız tutuklamalara gitti, cinayetler işledi.  

PYD’ye destek veren halkın büyük bir kısmı bu dönemde PYD’nin idaresinden ve icraatlarından rahatsız oldu. Bu sebeptendir ki, Türkiye’nin Ocak 2018’de Afrin’e yönelik yaptığı Zeytin Dalı Operasyonuna, “PYD’nin zulmünden kurtuluyoruz” diye sevinçlerini dile getiren Afrinli Kürtler oldu..

Afrin’in Türkiye’nin eline geçmesi ile Afrinli Kürtler gerçekten zulümden kurtuldular mı?

Maalesef!

Son dönemde Afrin’de artan fail-i meçhul cinayetler, adam kaçırma, kadınlara ve kızlara yönelik tecavüzler, kaçakçılık ve yolsuzluklar, Afrinlilerin yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Bir de buna YPG’nin sivil alanlarda gerçekleştirdiği bombalı eylemler ve işlediği katliamları ve cinayetleri eklerseniz, ne dediğim anlaşılır.

Özellikle 90’lı yılları yaşamış olanlar, bu tablonun ne manaya geldiğini çok iyi biliyorlar. Bir tarafta JİTEM’li derin devlet, diğer tarafta PKK. Kürtler, iki zulüm arasında akla hayale gelmeyecek acılar yaşamış ve halk, büyük travmalar geçirmişti. Ki, hala bu travmaların psikolojik, sosyolojik, siyasi ve ekonomik etkilerini atlatabilmiş değiliz.

Şimdi aynı kaderi Afrin yaşıyor. 

Afrin iki zulüm arasında: Bir tarafta YPG (Yani PKK), diğer tarafta Türkiye’nin desteklediği gruplar arasında yapılanan çeteler...

Türkiye Afrin’deki vahameti, vahşeti ve tehlikeyi görmeli. İş daha fazla çığırından çıkmadan durumu kontrol altına almalı.

Afrin’de yaşanan fail-i meçhuller, adam kaçırma ve tecavüzlerin önüne geçilmez ve JİTEMvari çetelerin üzerine gidilmezse, bu çetelerin işlediği cürümler Türkiye’nin kabarık hanesine yazılacaktır.