Geçtiğimiz ay sonunda (30 Mayıs) yürürlüğe giren Afrika Kıtasal Serbest Ticaret (Alanı) Anlaşması (AfCFTA) Türkiye basınında genel itibariyle kıtayı etkileyecek harikulade bir gelişme olarak nitelenmekte. Bu anlaşmanın Afrika ülkelerinin ekonomisi ve kıtanın entegrasyonu açısından önemi yadsınamayacak olmakla birlikte, uygulamaya nasıl ve ne ölçüde geçirilebileceği beklenmeksizin çizilen bu aşırı iyimser tablonun Türkiye´deki karar alıcılar ve firmalar açısından sıhhatli olmayabileceğinin göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu bağlamda öncelikle şu gerçeği kayda geçirmekte fayda var; Dünya Ticaret Örgütü´nün ardından en fazla ülkenin taraf olduğu uluslararası ticaret anlaşması niteliğini haiz AfCFTA (African Continental Free Trade Area), Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarından bu yana hayalini kurdukları siyasi ve ekonomik bütünleşme gayretlerinin en önemli semerelerinden birisi. Temel hedefi kıta içi ticareti artırmak olan bu anlaşma ayrıca, kıta ülkelerinin Çin, AB, ABD ve Türkiye gibi üçüncü taraflarla olan ticari ve ekonomik ilişkilerini önemli ölçüde etkileme potansiyeline sahip.
Arka plan
Anlaşmanın üzerine oturduğu tarihi zemin, Haile Selassie, Nkrumah, Nyerere ve Sékou Touré gibi Pan-Afrikanist liderlerin öncülüğünde başlatılan ve ilk meyvesi 1963 yılında kurulan Afrika Birliği Örgütü´ne kadar uzanmakta. Takip eden dönemde ileri ekonomik ve siyasi bütünleşme hedefine giden yolda ticaret, her zaman itici güç olageldi ve Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarının hemen akabinde ortaya çıkmaya başlayan Bölgesel Ekonomik Toplulukların (Regional Economic Communities - RECs) kıta çapında bir ekonomik topluluğun temelini oluşturması öngörüldü.
RECs´lerin temelinde bölgesel uyumlaştırma ve akabinde yine RECs´ler arasında derinleşecek koordinasyon yoluyla Afrika Ortak Pazarı ve Afrika Ekonomik Topluluğu kurulması hedefleri sırasıyla Lagos Eylem Planı (1980) ve Abuja Anlaşma´sıyla (1991) kabul edildi. 2002 yılında Afrika Birliği´nin (AfB) kurulması bu amaca yönelik gayretlere ivme kazandırdı.
2012 yılındaki 18. AfB Zirvesi´nde, biraz da hedef küçültülerek beş yıl içerisinde Afrika kıtasal serbest ticaret alanı (AfCFTA) oluşturulması hedefi belirlendi. Hedef küçültüldü zira ortak pazar STA´ya göre çok daha derin ve kapsamlı bir birliktelik.
2015 Haziran ayındaki 25. Zirve´de müzakereleri başlatılan AfCFTA, 2018 Mart ayında Ruanda´da düzenlenen olağanüstü zirvede imzaya açıldı. Anlaşmayı bugüne kadar Nijerya, Eritre ve Benin haricindeki tüm AfB üyesi ülkeler imzalamış durumda. 23. maddesinde öngörüldüğü üzere anlaşma, 22 ülkenin onay sürecini tamamlamasıyla 30 Mayıs 2019 tarihinde yürürlüğe girdi.
Anlaşmanın amacı
Anlaşmanın temel hedefi, AfB üyesi 55 ülke arasında ticareti geliştirmek. Zira sömürge döneminin ortaya çıkardığı yapısal bozukluklar (sömürgeci güce aşırı bağımlı ekonomik ve ticari ilişkiler), ülke içi ve ülkeler arası ulaşım altyapısı eksikleri, etkin olmayan gümrük politika ve yönetimleri, Afrika ülkeleri ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı yönlerinin zayıf olması ve güvenlik sorunları nedeniyle Afrika içi ticaret, kıtanın toplam ticaretinin %15´i gibi çok düşük bir düzeyde gerçekleşmekte. Amerika, Avrupa ve Asya kıtalarıyla karşılaştırıldığında anormal derecede düşük olan ülkeler arası ticaret hacminin, gümrük tarifelerinin kademeli olarak %90 oranında sıfıra indirilmesiyle 10 yıl içerisinde iki katına çıkarılması amaçlanıyor. Anlaşmanın sağlayacağı ahdi çerçeveyle birlikte ayrıca, bahsi geçen yapısal sorunların zamanla bertaraf edilmesi hedefleniyor.
Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz
Afrika Serbest Ticaret Anlaşması; nedir, ne değildir?
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı eski personeli Yusuf Kenan Küçük yorumladı.
Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir
Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz
HABERLER
-
Laricani suikastı İran’da neyi değiştirecek? -
SİNEKLERİN DE TANRISI ADLI ESER ÇIKTI! -
Türkiye-AB Göç Mutabakatı'nın 10. yılı: Mali destek sürecek mi? -
SİLİK HAYATLAR ADLI ROMAN ÇIKTI! -
Yılgın Bir Türk Olarak Bülent Akyürek -
18 Mart Çanakkale Zaferimiz kutlu olsun! Mehmet Doğan’dan anlamlı bir yazı -
İran, üst düzey güvenlik yetkililerinin öldürülmesinden sonra misilleme saldırılarını yoğunlaştırdı: İsrail'de 2 kişi öldü; Körfez'e saldırılar devam etti -
Akın Gürlek tapu kayıtlarını paylaştı: “4 taşınmazım var; bu, Özgür Özel’in son dakika çırpınışları” -
Suriyeli Kürtlerden İran'dakilere 'ABD' uyarısı: 'Hatamızı tekrarlamayın' -
İran duyurdu: Ali Laricani İsrail saldırısında şehid oldu -
Körfez uzmanı Betül Doğan Akkaş, Körfez ülkelerinin öfkesini anlattı: “ABD bizi koruyacaktı, biz ABD’yi koruyoruz” -
İsrail Laricani’nin öldürüldüğünü iddia etti; İran yalanlamadan el yazısını paylaştı -
YAPAY MI ZEKA MI ADLI ESER ÇIKTI! -
YÂR İLE HASBİHAL ADLI ESER ÇIKTI! -
Fatma Akdokur: Filistin direnişi küresel bir kimlik kazandı -
Ali Şeriati: Modern İslam Düşüncesinde Ezber Bozucu Bir Sosyolog -
Prof. Mearsheimer'dan ABD ve İsrail'e uyarı: İran'a karşı kazanmıyoruz, dünyaya aptal olduğumuzu gösteriyoruz -
Bahçeli'den İran açıklamalı Kadir Gecesi mesajı: Ankara ile Tahran'ın ufku da kaderi de ortak paydada birleşmektedir -
Suriye hükümeti Şam’da alkol satışını yasakladı -
Trump İran’ın Körfez’e saldırmasına şaşırmış: “Hiçbir uzman bunu beklemiyordu, şok olduk” -
ABD, İslamofobiyle Mücadele Günü toplantısına katılmadı


