Coğrafya sadece bir yer adı değil, bir kader birliği ve bitmek bilmeyen bir hikâyedir. Adıyaman’ın kadim ilçesi Besni, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında masalların, destanların ve ne yazık ki son yıllarda büyük acıların merkezi oldu.
Bu toprakların bağrından çıkan eğitimci-yazar Faik Öcal, sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda yaşadığı toplumun belleğini diri tutmaya ant içmiş bir "hafıza işçisi" olarak karşımıza çıkıyor.
1978 yılında Besni’de başlayan yolculuğunu bugün 16 kitaba sığdıran Öcal, eserlerinde yerelin samimiyetini evrenselin estetiğiyle buluşturuyor.
Ancak onun yazarlık serüveninde 6 Şubat 2023 tarihi, sadece bir zaman dilimi değil, kaleminin mürekkebine kan ve tozun karıştığı bir kırılma noktasıdır. Depremi bizzat Besni’de yaşayan, yıkıma, yok oluşa ve "silinişe" tanıklık eden yazar, bu büyük trajediyi son romanı "Silinmek" ile edebiyatın ölümsüzlüğüne emanet ediyor.
Daha önce yayınlanan Manuşag ve Deprem Günlüğü gibi eserleriyle bölge edebiyatında kendine özgü bir yer edinen Faik Öcal, sadece yıkımı değil; insanı, empatiyi ve dünyayı farklı pencerelerden görmenin hayati önemini savunuyor.
Besni’nin tozlu yollarından edebiyata pencereler açan; acıyı edebiyatla sağaltmaya çalışan Faik Öcal ile bir söyleşi gerçekleştirdik.
İşte, sarsılan bir şehirden sağ çıkan bir kalemin tanıklıkları...
Rûdaw: Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Faik Öcal’ın kimlik ve edebiyat yolculuğu nasıl başladı?
Faik Öcal: 1978 yılında Adıyaman’ın Besni ilçesinde, toprağın her şeye rağmen bereketini koruduğu İznik Köyü’nde doğdum. Çocukluğum o dağlarda, bayırlarda; masalların ve öykülerin içine doğarak geçti. Ancak benim için dönüm noktası 17. yaşımdı; Besni’de orta ve lise eğitimimi tamamlarken bu toprakların acısı, umudu ve hayalleri benliğimi şekillendirdi. Heybemde hem o tozlu köy yollarının kokusunu hem de şehrin yoğun havasını biriktirerek yola çıktım. Dünyanın pek çok yerini gezsem de doğduğum toprakların o kadim türküsünü hiç unutmadım; sadece sözlerini ve dillerini değiştirerek her yerde aynı insani hakikati anlatmaya çalıştım.
Rûdaw: Yazmak sizin için bir dışavurum mu, yoksa bir tanıklık biçimi mi? Sizi kalemle bu denli kopmaz bir bağ kurmaya iten temel motivasyon nedir?
Faik Öcal: Ben bu toprakların sesi ve soluğu olmak için yazıyorum. Besni’den yola çıkıp dünyaya bakarken, aslında o yerel hikayenin evrensel bir karşılığı olduğunu gördüm. Yazmak, bir unutuşa karşı direnme biçimidir. İçimde biriktirdiğim o tozlu yolları, hayalleri ve yaşanmışlıkları kâğıda dökerek, aslında buralı olan ama her yerdeki insana dokunan bir köprü kurmayı amaçlıyorum.
Rûdaw: Son dönemde eserlerinizin ardı ardına yayınlandığını görüyoruz. Kısa sürede 16 kitaba ulaşmak büyük bir verimlilik. Bunun sırrı nedir?
Faik Öcal: Aslında bu bir hızdan ziyade, yılların sabırlı bekleyişinin gün yüzüne çıkışıdır. Daha önce kaleme aldığım ama olgunlaşması için beklettiğim dosyalarım vardı. Özellikle roman türünde eserin demlenmesi, karakterlerin oturması gerektiğine inanırım. Aralık ayında Manuşag okurla buluştu, hemen ardından ise Silinmek yayınlandı. Yani aslında bu, bekletilen ve zamanı gelen bir olgunluk döneminin meyveleridir.
Rûdaw: "Silinmek" romanınızın kapağında "Gerçek bir olaydan esinlenmiştir" notu göze çarpıyor. 6 Şubat depremini bizzat Besni’de yaşamış bir yazar olarak, bu eser kurgu ile gerçeğin neresinde duruyor?
Faik Öcal: Silinmek romanı, bizzat şahit olduğum bir trajedinin vücut bulmuş halidir. 6 Şubat depreminde o büyük yıkımın içinde, Besni’deydim. Roman, depremle birlikte bir ailenin tamamen yok oluşunu, yani "silinişini" anlatıyor. Evet, kitaptaki olaylar ve kişiler gerçektir; acısı da en az o gün kadar tazedir. Bu roman, kurguyla süslenmiş bir edebiyat metni olmaktan öte, tarihe düşülmüş kanlı bir nottur.
Rûdaw: Önceki romanınız "Manuşag" ile son eseriniz "Silinmek" arasında bir mekan ve tema birliği var. İkisini de Besni’de ve deprem ekseninde buluşturan temel fark nedir?
Faik Öcal: Her iki romanın da kalbi Besni’de atıyor. Ortak temaları kuşkusuz deprem. Ancak Manuşag’ta deprem, hayatın akışındaki olaylardan sadece biriyken; Silinmek romanında deprem, anlatının tam merkezindedir. Silinmek, yıkımın kendisini ve o büyük yok oluşu odak noktasına alır. Daha önce yayınladığım Deprem Günlüğü ve ileride yayınlamayı düşündüğüm Dışarıdakiler ile birlikte Besni’yi ve depremi, edebiyatın diliyle bir hafızaya dönüştürmeye çalışıyorum.
Rûdaw: Edebiyata ve okuma kültürüne dair bir felsefeniz var: "Pencereleri değiştirmek." Bu kavramı biraz açar mısınız? İnsan neden farklı pencerelerden bakmalı?
Faik Öcal: Hayat felsefemi şu cümle üzerine kurdum: Pencereleri değiştirerek insanı tanımak, dünyayı yorumlamak ve hayatı anlamlandırmak. En kötü okur, tek bir pencereden hep aynı tür kitapları okuyandır; bu insanı köreltir. Eğer pencerelerimizi değiştirmezsek, dünyayı sadece kendi dar açımızdan görür ve başkalarından anlayış bekleyemeyiz. "Kimse beni anlamıyor" diyenlerin çoğu, aslında dışarıya doğru yeni bir pencere açmayanlardır. Biz farklı pencereler açmalıyız ki, biz başkalarına bakarken başkaları da bizi görebilsin. Kendi farkında olmayan, başkasının benzerliğinde kaybolur gider. Edebiyat, işte o yeni pencereleri açan en güçlü anahtardır.
Rûdaw: Son olarak Rûdaw okuyucularına ve edebiyatseverlere Besni’den göndermek istediğiniz mesaj nedir?
Faik Öcal: Kitaplarla aramızı her daim iyi tutmalıyız. Kitapla barışık olan insan, kendisiyle de barışıktır ve çevresiyle sağlıklı bir iletişim kurar. Farkında olun, farkındalık yaratın; çünkü farkında olmayanlar, başkalarının kopyası olmaktan kurtulamazlar. Herkese bol pencereli, aydınlık bir okuma yolculuğu dilerim.
Aynı zamanda Rûdaw Türkçe bölümü için de yazan yazar Faik Öcal’ın yayınlanmış eserleri:
Silinmek - Tamara Yayınları (2026)
Manuşag - Tamara Yayınevi (2025)
Kafka’nın Eserlerinde Devlet ve Birey İlişkisi - Zilan Akademi Yayınları (2025)
Asmin (Kürtçe Çocuk Hikâyeleri) - Sîtav Yayınları (2025)
Hizran - Az Kitap (2025)
101 Kürtçe Roman 2. Cilt - Sitav Yayınevi (2024)
101 Kürtçe Öykü - Sitav Yayınevi (2024)
Alacakaranlık Filozofu Nietzsche (2024)
Deprem Günlüğü - KDY (2023)
Yeni Bir Aydınlanma Felsefesi - Zilan Akademi (2023)
Beyaz Hüzün - Az Kitap (2022)
101 Kürtçe Roman 1. Cilt - Sitav Yayınları (2022)
Dört Mevsim Beş Vakit Hüzün - Roza Yayınları (2012)
Yitik Anılar Şehri - Erguvan Yayınları (2008)
Aziz ve Aciz Emanetçi - Erguvan Yayınları (2008)
Hizran (İlk Baskı)
Kaynak: rudaw.net

