Tarih: 08.11.2018 07:10

ABD seçim sonuçları Trump´ı yaraladı.. Yaralı politikacıdan -hele Trump ise bu- korkulur?

Facebook Twitter Linked-in

 

 
 
Trump, basın toplantısında, CNN muhabirini paylıyor..
Beni sürekli okuma zahmetine katlananların bunu dert edineceklerini sanmasam da, yine de içlerinden bazılarının bir başka ülkede yapılan seçime bu denli önem vermemi ve iki gün üst üste yazılarımı o konuya ayırmamı yadırgayabileceğini sanıyorum.

ABD seçimleri bizi neden ilgilendiriyor?

Neredeyse hemen her konuda -dış politikadan ulusal güvenliğe ve ekonomiye kadar- ABD´nin tavrı bizi de etkiliyor da ondan. Birlikte devriye hizmeti gördüğümüz Suriye´de YPG/PYD adını alan PKK ile içli dışlı oluşundan rahatsızlık duyuyoruz. Yine de IŞİD´e karşı ortak mücadele verdiğimiz ülke ABD. PKK´nın lider düzeyindeki üç isminin yakalanmasına yarayacak bilgiler vereceklere ödül vaadi de ABD´den geldi. Misyonerlik için ülkemize yerleşmiş bir ABD vatandaşı hapiste tutulduğu sırada başgösteren sıkıntılar yüzünden, milli paramız, Dolar karşısında yarı yarıya değer kaybetti.

Hani her ülkenin ABD ile ilgilenmesi doğal da, bizim durumumuz sanki bu konuda diğer ülkelerden daha da ileride.

Salı günü ABD´de bir seçim yaşandı. Kongre´nin iki bölümünden Temsilciler Meclisi´nin bütün üyelerinin, Senato´nun ise üçte birinin yenilendiği bir seçimdi bu. Tabii, bazı eyaletlerin valileri ile seçimle iş başına gelen savcıların da katıldığı bir seçim olması bakımından da önemliydi.

Tabloya baktığımızda

Ortaya çıkan tablo fazla şaşırtmadı.

Dün, henüz sandık sonuçları belli olmadan burada şunu yazmıştım:

´´Seçim öncesinde yapılan sandık tahminleri, bütün üyeleri yeniden seçilecek Temsilciler Meclisi´nde Demokrat Parti´nin çoğunluğu ele geçireceği, üyelerinin üçte biri yenilenecek Senato´da ise az farkla Cumhuriyetçi hakimiyetinin devam edeceği yolundaydı.´´

Tahminler doğru çıktı ve Donald Trump´ın partisi (Cumhuriyetçi Parti) Senato´daki sayı üstünlüğünü korurken Temsilciler Meclisi´ndeki çoğunluğunu Demokratlara kaybetti.

Amerikan halkı, anayasa gereği başkanları hesap verilebilir tutmada daha önemli bir konumda bulunan Temsilciler Meclisi´nde çoğunluğu muhalif partiye vererek denetlemeyi güçlendirmeyi amaçlarken, politika uygulamalarında daha fazla önem taşıyan Senato´nun iktidarın elinde kalmasını sağlayarak dengeyi de kurmuş oldu.

Trump´a da ciddi bir ders vermeyi hedefleyerek?

 

Seçim sonrası düzenlediği basın toplantısını baştan sona dikkatle izledim. Oradaki performansına bakılırsa, Trump, halkın kendisine verdiği dersi almak niyetinde görünmedi. Seçim sonucunu ?zafer´ havasında sundu. Hiçbir şey olmamış gibi yola devam mesajını verdi. Muhaliflerine tehditler savurdu. Toplantısına katılan basın mensuplarını aşağıladığı yetmezmiş gibi, bazılarıyla ağız dalaşına da girdi.

Ardından da, tepesinde Damokles´in kılıcı gibi asılı duran hukuki soruşturmalarda kendisini yeterince savunmadığına inandığı adalet bakanını istifaya zorlayarak elindeki yetkileri sonuna kadar kullanacağı mesajını vermeyi ihmal etmedi.

Ya Türkiye?

Ülkemizin adı uzun süren basın toplantısında iki kez gündeme geldi.

İlginç olan şu: Bir Lübnanlı gazetecinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan´ın ismini de anarak sorduğu İran´a karşı ilan edilen yaptırımlarla ilgili ve bir başka gazetecinin Cemal Kaşıkçı´yla ilgili sorularını, Trump, yuvarlayarak cevaplamayı tercih etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile veya Türkiye ile ilgili sıcak bir söz söylemekten kaçındı.

Bunu nasıl yorumlamak gerekir, bilemiyorum.

Oysa bu hafta sonunda Birinci Dünya Savaşı´nın sona ermesiyle ilgili olarak Paris´te yapılacak uluslararası etkinlikte Trump-Erdoğan yüz yüze görüşmesi gerçekleşecek.

Trump, önceki gün yapılan seçimden sonra her ne kadar ?zafer´ çığlıkları atıyor olsa da, sandığın mesajından başkanlıkta kalacağı sürenin bir dönemle sınırlı kalabileceğini anlamış olmalı. Bu da, onu, önümüzdeki iki yıl içerisinde, ülkesinin bütün imkanlarını kullanarak, bütün hayallerini gerçekleştirme çılgınlığına itebilir.

Evanjelik ve İsrail yanlısı çılgınlıklara?

ABD ülkemizden neredeyse 10 bin kilometre uzakta bir ülke, ancak kolları uzun ve başka ülkeleri etkileme gücü büyük. Bu açıdan, orada gerçekleşen ve üzerinde hiçbir rolümüz bulunmayan seçimin sonuçları, kendi ülkemizin yöneticilerini seçiyormuşuzcasına bizim için de önem taşıyor.

Önemli olan, bu gelişmeden bizim hangi sonucu çıkarıp bundan sonraki tavırlarımızı nasıl belirleyeceğimiz?

Evet, böyle bir muhasebeyi yapmamız ve bazı kötü alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor.

????




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —