Tarih: 24.01.2022 12:58

Seçmeli Yaşayan Diller ve Lehçeler Dersini Engellemek, Zulmü Seçmektir!

Facebook Twitter Linked-in

MEB’e bağlı ortaokullarda okutulacak seçmeli dersleri tercih süresi 3 Ocak’ta başladı. 21 Ocak’ta bitmesi planlan süreç hava koşulları nedeniyle 7 Şubata kadar uzatıldı. 2012’de müfredata eklendiğinden beri “Yaşayan Diller ve Lehçeler” adı altında verilen özellikle Kurmancî ve Zazakî dersleri için şu aralar yoğun bir kampanya sürdürülüyor. Sivil toplum örgütleri, sanatçılar ve kimi inisiyatifler hiç olmadığı kadar “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersinin seçilmesi için çağrıda bulunuyor.

Böyle bir ilginin büyümesi güzel ancak geçen on yılda ana dilde eğitim gibi daha geniş bir talebin görmezden gelindiği süreçte Kürtçe dersinin önündeki engeller bir türlü kaldırılmıyor. Sahadan edindiğimiz verilere göre “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersi, okul yönetimlerinde verilen seçmeli ders formundan ya çıkarılıyor, ya seçmeli ders satırında yer almıyor ya da öğrencilere farklı dersler seçtiriliyor. Böyle bir ‘ders talep toplama’ şekli baştan yanlıştır. Sunulan dersler üzerinden öğrenciler bir tercihe zorlanamaz. Birkaç dersin sıralandığı bir form, adına ne derseniz deyin seçmeli ders formu olamaz.

Öte yandan Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı illerde “Yaşayan Diller ve Lehçeler” adı altında verilen Kurmancî ve Zazakî derslerine girecek öğretmen sayısının yetersizliği bir hayli düşündürücü. Bugüne kadar Kürt Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak atanan sayısı 70 iken, mezun sayısı 500’dür. Kürtçe ve lehçelerine duyulan bunca ilgi ortadayken son on yılda gelinen süreçte derslere girecek öğretmen bulunamaması tam fiyaskodur ve asla iyi niyetle açıklanamaz! Maalesef ki bu konuda kasıtlı bir görmezden gelme politikasının sonuçlarıyla karşı karşıyayız.

Seçmeli derslerle ilgili MEB’in nasıl bir önlem alacağı, soruna yaklaşımını ortaya koyacaktır. Seçmeli ders seçimi sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğünden kamuoyu emin olmalıdır ve bu konudaki yetersizlikler ve sorunlar derhal giderilmelidir. 

Dillerin, toplumsal hayatın her bir noktasında özgürce kullanılamayıp yasaklara maruz kalması ve insanların ana dillerini ancak seçmeli şartına bağlı olarak okuyabilmeleri açık bir utançken bu küçücük imkân dahi türlü engellemelerle ortadan kaldırılmaya çalışılıyor.

Dillerin farklı olması Allah’ın ayetlerindendir. Bu hakikate cephe almak açık zulümdür.

Bu vesileyle bütün duyarlı çevreleri zorunlu eğitim dayatmasına, farklı dilleri başta eğitim olmak üzere bütün toplumsal alanlardan dışlayan baskıcı, yok sayıcı politikalara karşı mücadeleye davet ediyoruz. 

EĞİTİM İLKE-SEN YÖNETİM KURULU




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —