52. Bayramını Cezaevinde Geçiren Dedemiz Var..

Recai YURDAN: Cafer Tayyar Soykök´ün oğlundan mektup var.

52. Bayramını Cezaevinde Geçiren Dedemiz Var..

Bir mübarek Ramazan bayramı daha geliyor. Düşünebiliyor musunuz, seksen sekiz yaşında pir-i fani, sağlığı bozulmuş yardıma ve bakıma muhtaç olup 26 yıldır cezaevinde olan bir dedemiz var. Bu dedemizin maalesef çoğumuz adı dahi anımsayamıyoruz. Ahmet Turan Kılıç Sivas davası mağdurlarından en yaşlı olanı. Senede bir  sosyal medyada ölüm haberi yayılır, başsağlığı dilenir ve serzenişlerde bulunulur. Sonradan öğrenilir ki dedemiz ölmemiş yaşıyor ve ardında unutulup gider?

Sevgili erdemli insanlar haktan hukuktan yana olanlar, Ahmet Turan Kılıç, cezaevinde ölmeden önce özgürlüğe kavuşması için gayret edelim. Ölmeden ölümünü paylaştığımız gibi başına gelenleri sosyal medyalarımızda paylaşalım, mektuplarla ulaşalım kendisine. Sayın Cumhurbaşkanımızdan kanunun verdiği yetkiyi kullanarak serbest bırakılmasını talep edelim.

Ahmet Turan Kılıç´ın oğlu Necdet Kılıç, babasının televizyon tamircisi olarak çalışırken Sivas Emniyet müdürlüğüne  televizyon tamir etmeye gittiğini, televizyonda çıkan Aziz Nesin´i eleştirdiğini gören polis memurları tarafından iftira atılarak tutuklandığını ifade ediyor. Nerenin yandığını, kimin ne zaman ne yaptığını bilmiyordu babası?  Babasının Aydınlık gazetesinde isminin yayınlanmasının ardından olaydan 5 gün sonra tutuklandığını yangın esnasında polis barikatını yarmaya çalıştığını iddia ettiklerini ifade ediyor.
 
Cafer Tayyar Soykök´ün oğlundan mektup var.

? Yarın 2 Temmuz?
Hayatımızın mahvedilişinin, çocukluğumuzun gasp edilişinin ömrümüzde tedavisi mümkün olmayan yaraların açılışının yıl dönümü. Laik sistemin siyasi teminatı olan Türk Sosyalist partilerinin, mecliste her daim iktidar olmasa da muhalefet olarak bulunmaları için kemik bir oya ihtiyaç olduğu yıllardı. Bunun için de etnik veya mezhepsel bir yapıya ihtiyaç duyulduğu çok iyi analiz edilmişti. O dönem Dersim olayları nedeni ile devlete küskün olan alevi vatandaşlar bu tarife çok uyduğu için seçildi. Amaç alevi sünni çatışması çıkarmak, sonrasında alevi vatandaşlardan yana tavır alıp devlet sizin hakkınızı sonuna kadar savunup intikamınızı alacak algısı oluşturmaktı. Maalesef bunu profesyonel bir biçimde gerçekleştirdiler. Sünnilerin arasında Allah düşmanı birini yerleştirerek provakasyon yapamayacaklarını anladıkları içinde dini ırkı dahi belli olmayan Aziz Nesin denen alçağı seçtiler. Amaç SHP, CHP, DSP gibi sistemin teminatı olarak görülen partilerin uzun yıllar mecliste bulunmasını sağlayacak kemik oy oranına ulaşmaktı başardılar. Bu tezgahı kuran alçaklar, 25 senedir her yıl dönümünde olayların iç yüzü hiç bilinmesin, attığı iftiralar kurdukları tezgahlar bozulmasın diye büyük organizasyonlarla bir sürü insanı gerek Sivas´a gerekse diğer ülkelerde şehirlerde bir arada toplayarak intikamın kin ve öfkenin ahdini yeniliyorlar. Bu vesile ile de içeride suçsuz günahsız tutsak edilen insanların zindanda geçirdiği süreleri uzatıp, olayın gerçek faillerinin peşine düşülmesini engellemek bunu da çok iyi başarıyorlar. Sivas olaylarında tutsak edilen Müslümanların masum olduğuna inananlar sorumluluğu sürekli muhafazakar olduğunu iddia ettikleri siyasilere atmaktan başka hiçbir adım atmadı. Hiçbir zaman kamuoyu oluşturulmadı, 2 Temmuz da küfür için 22 yıl sonra on binler bir araya toplanırken, Müslümanlar farklı bir tarihte bir araya gelemediler. Gelenlerin sayısı da onları geçmedi. Müslümanların acilen toparlanıp, siyasilerden bir şey beklemeden tutsakların mağduriyetlerini diri tutmak maksadı ile farklı günlerde bir araya gelmeleri gerekir. Ne zaman Müslümanlar kardeşlerinin arkasında durmaya başlarsa, siyasilere sayılarının onlarla sınırlı olmadığını binlerin milyonların bir araya gelebileceği gösterilirse, o gün tutsaklığın özgürlüğe dönüşmesine, sonun başlangıcına adım atmış olacaklar. Saygı ve selam dua ile Allah´a emanetsiniz.?

Feyzullah Soykök

Sivas mağdurlardan olaylar sırasında  İstanbul da olduğu ispatlananlar var.  Kınayıcının kınamasından gelecek tepkilerden çekinmeden bu haksızlığın son vermesi için bir şeyler yapmalıyız. Sivas´ta Peygambere ve ailesine hakaret edildiği için Cuma çıkışında tepkilerini dile getirip bildirilerini okuyup işlerine dönen insanlar cezaevlerinde?

Selam  mazlumların yanında çekinmeden yer alanlara olsun

EkranGazetesi