357 MİLYON ÇOCUK ÇATIŞMA BÖLGELERİNDE YAŞIYOR

Çocukları Kurtarın Vakfı´nın raporuna göre dünya üzerinde 357 milyon çocuk çatışma bölgelerinde yaşamlarını sürdürmeye çalışırken bunların yüzde 40´ını İslam coğrafyasındaki çocuklar oluşturuyor.

357 MİLYON ÇOCUK ÇATIŞMA BÖLGELERİNDE YAŞIYOR

Çocukları Kurtarın Vakfı´nın raporuna göre dünya üzerinde 357 milyon çocuk çatışma bölgelerinde yaşamlarını sürdürürken, çocuklar için en kötü koşullara sahip ülkeler Suriye, Afganistan ve Somali.

Uluslararası yardım kuruluşu Çocukları Kurtarın Vakfı´nın (Save The Children) açıkladığı verilere göre 357 milyon çocuk, yani dünyadaki her altı çocuktan biri, ölüm ve şiddet tehdidi altında çatışma bölgelerinde yaşarken, bu sayı, çatışma bölgelerinde yaşayan çocuk nüfusu açısından bugüne kadar kayıtlara geçmiş en büyük rakam özelliğini taşıyor. Veriler, çatışma bölgelerinde yaşayan çocukların 1990´lı yılların başından bu yana yüzde 75 oranında arttığını gösteriyor. Suriye, Afganistan ve Somali çocuklar için en kötü koşullara sahip ülkeler.

Raporda yer alan tespite göre şehirleşmenin artması, daha uzun süren çatışmalar ve okul ile hastanelerin geçmişe göre daha fazla hedef olması çocukların bulunduğu şartları daha da tehlikeli hale getirdi. Ölüm riskinin dışında çatışma bölgelerinde çocukları bekleyen diğer tehlikeler kaçırılma ve cinsel şiddet olarak sıralanıyor.

İslam coğrafyasındaki çocuklar, yüzde 40´lık bir oranla çatışmalardan en çok etkilenen çocuklar olurken bunu yüzde 20 ile Afrika takip ediyor.

Çocukların Kurtarın Vakfı Başkanı Helle Thorning-Sschmidt yaptığı açıklamada, "Çatışma bölgelerinde büyüyen ve akla gelebilecek en ciddi şiddet türlerine maruz kalan çocukların sayısında sarsıcı bir artış görüyoruz" ifadesini kullandı.

Danimarka´nın eski başbakanı olan Thorning-Sschmidt, hiçbir çocuğun yaşamaması gereken şeyler yaşadığını belirtti, "Evleri, okulları ve oyun parkları savaş alanı haline geldi" dedi.

Birleşmiş Millerler´in (BM) verilerine göre 2005 yılından bu yana 73 binden fazla çocuk 25 farklı savaş ya da iç savaş sonucunda hayatını kaybetti veya sakat kaldı. Bu veriler 2010 yılından bu yana yüzde 300 oranında arttı. Yardım kuruluşlarına göre gerçek veriler, çatışma bölgelerinde bilgi toplamanın zorluğu göz önüne alındığında, çok daha yüksek.