Mücahit Gültekin, Ortadoğu’da olduğu üzere geçmişten günümüze Türkiyeli birçok siyasetçi ile şuan diasporada yaşayan birçok Kürt aydının Batı’ya yönelik “güzellemeci” tavrına dikkat çekiyor.
Mücahit Gültekin yazdı:
Sosyolog yazar Mücahit Gültekin, Hizbullah hareketinin ABD’nin, Venezüela devlet başkanı Nicolas Maduro’ya karşı düzenlediği operasyona dair yaptığı açıklamayı paylaştı.
Mücahit Bilici'nin Serbestiyet'teki yazısı; Son zamanlarda artan deizm, ateizm, irtidat teşebbüslerinin neden yaygınlaştığı sorusu üzerinde düşünülmesi gereken bir soru...
Sosyolog yazar Mücahit Bilici: "Türkiye ilginç bir yol ayırımında. Veya öyle hissediyor. Atatürk ve Gazi arasındaki çekişme Mustafa Kemal’in statüsünü belirleyecek. Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacak." ifadelerini kullanıyor.
Mücahit Bilici yazdı:
Mücahit Bilici, üniversitenin elinde bulundurduğu bilgi üretme tekelinin sosyal medya ve yapay zekâ ile kesintiye uğradığını, buna rağmen, onun, sosyal çevre oluşturma açısından önemini koruduğunu belirtiyor.
Mücahit Gültekin, kendi X hesabından İsrail ve Hamas arasında varılan ateşkes anlaşmasıyla ilgili bir değerlendirmede bulundu.
Mücahit Bilici. “Erdoğan’ı kendi yalnızlık ve mağduriyetine empati yapacak bir lider olarak gördüğü için sen bu işleri bilirsin anlamında kullandı o ifadeleri. Yoksa Trump’ın Türkiye’deki seçimlere dair hiçbir bilgisi yok."
Mücahit Gültekin, x.com’da “Ehl-i Sünnet’in Gazze Karşısındaki Sessizliği” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Hakkında re'sen başlatılan soruşturma ardından kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen eski AKP MKYK üyesi Avukat Mücahit Birinci, partiden istifa ettiğini duyurmuştu
Mücahit Bilici, ilgili konuda, ya Tanrı’yı yüceltmek için insanın, ya da de insanı sorumlu kılmak için Tanrı’nın elini kolunu bağlama yoluna gidildiğini, daha sonra konunun itikadiaştığını (inanç)belirtiyor.
CHP lideri Özgür Özel'in açıklamaları ardından partiden kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen eski AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) Üyesi, AKP'li avukat Mücahit Birinci'den ilk açıklama geldi.
Mücahit Gültekin, dün Köklü Değişim Dergisi’nin Ankara’da organize ettiği Gazze eylemi üzerinden,Filistin meslesinin, iktidar tarafından din adına siyasi malzeme yapıldığına dair bir paylaşımda bulundu.
Mücahit Bilici, dağın, ovadan öncelikli bir şekilde, politik bir mekân olma durumunun, teknoloji, sosyal ve siyasal alanlarda gözlemlenen değişim sonucunda bir anlamının kalmadığından hareketle bir değerlendirmede bulunuyor.
Mücahit Gültekin, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları ortadayken, ABD’nin ve AB’nin de onu desteklediği bir vasatta, bizlerin kendi aramızda var olan çelişkili durumları aşmamız gerektiğini belirtiyor.
Mücahit Bilici, Zizek’i filozof iken sosyolog yapan, Xezal ismini Geyik diye kayda geçiren Kemalist laik-sol kesim içerisinde bulunup İslam’ı” Sünnicilik” kalıbına mahkûm eden taifenin, gerçek niyetine vurgu yapıyor.
Sosyolog yazar Mücahit Bilici, Öcalan’ın, PKK olarak silahı tamamen bıraktığına dair İmralı’dan, video aracılığıyla yapmış olduğu “tarihi öneme sahip konuşmasında tespit ettiği noktalara değiniyor.
Mücahit Bilici :"İnsanın yolculuğu, insana olan yolculukla aynı şeydir. Başka hiçbir canlıda olmadığı kadar insana özgü birşey var. İnsan, evriminden ibarettir."
Sosyolog yazar Mücahit Bilici, Fatih Altaylı’nın tutuklanması üzerinden, iktidarın otoriterliğinin yanında, muhalif medyanın da giderek otoriterleşme eğilimine büründüğünü belirtiyor.
İslami Analiz yazarı Dr. Mücahit Gültekin, İran-İsrail Savaşı’na dair tespitlerini sosyal medya hesabında paylaştı.
Mücahit Bilici Ruşen Çakır’ın “Said Nursi’yi sevmek suç mu?” başlıklı videoyayınına atfen Türkiye’nin en underrated(önemsenmemiş)düşünürü olan Said-i Nursi’nin, Türkiye solu tarafından yeterince tanınmadığı durumuna işaret ediyor.
Hukukçu yazar M. Ali Başaran,sosyolog yazar Mücahit Gültekin ile Aksa Tufanı üzerine bir röportaj gerçekleştirdi.
Mücahit Bilici, Kürtlük ve Türklük bağlamında, bu tür olguların tek başlarına bir anlam ifade etmeyip nötr olduğunu; kişinin karşısında bulunan kimliklere değer verdiği oranda değer kazanacağını belirtiyor.
Mücahit Bilici, Kürtlerin azınlık değil, devlet kurucu unsur olarak tescillendiği Lozan antlaşmasının, bunca yanlışa rağmen, bugün onları Türklerle birlikte devletin kurucu unsuru olduğunu tescil ettiğini belirtiyor.