Tarih: 25.02.2026 13:09

“Uygulama boyutu” deyip geçme!

Facebook Twitter Linked-in

Meclis'in Terörsüz Türkiye Raporu açıklandığında memlekette değildim.

Sanırım ruhumun mazoşist bir yönü de var.

Müdebbir bir Türk turisti, dünyanın huzurlu bir köşesinde birkaç gün geçirme fırsatını yakalamışken Türkiye haberlerini okuyup, sinirlenmemelidir.

 Demek ki ben o kadar tedbirli değilim ki ister istemez gözüm cep telefonumdan T24 uygulamasına kayıyor.

Yeri gelmişken söyleyeyim, T24'ün yeni uygulamasını de çok beğendim. Bunu reklam olsun diye yazmıyorum, maksat okuyucuya hizmet!

Her neyse, raporu o huzurlu ortamda bir metro yolculuğu sırasında okudum.

Şunu anladım: Türkiye'de vatandaşların temel haklarını kullanma haklarına sahip olabilmeleri, bizzat devlet tarafından "terör örgütü" olarak tanımlanmış bir örgütün insafına kalmış durumda.

Bunlar silahlarını bırakıp, eylemlerine son verirlerse, "Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı" herkes temel insan haklarını kullanabilecek.

Yok bunlar silah bırakmazlar ve çatapata devam etmek isterlerse bize de huzur yok, yazamayacağız, konuşamayacağız, toplanıp sesimizi duyuramayacağız.

Allah sizi inandırsın, rapora göre Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanabilmesi bile buna bağlı!

T.C. Mevzuatı denilince karşımıza çıkan ilk metin Anayasa adını taşıyan bir şey.

 "Bir şey" diyorum gerçekten ne oluğunu tam olarak anlamamıza imkân olmayan "bir şey" bu.

Hem var hem yok.

O metinde birtakım şeyler yazılı, teorik olarak bunların tartışılmaması bile lazım ama gelin görün ki o yazılı şeylerin uygulanmasını bu ülkenin Meclis'i bile ancak "tavsiye edebiliyor"!

Tavsiyeyi yerine getirecek olan organları denetleyip, gerekirse görevden alacak olan Meclis'in kendisi değil mi?

Bu millet bu işleri halledebilesiniz diye sizleri seçip oraya göndermedi mi?

Bunlara şaşırmıyorum tabii, ne de olsa bu memlekette yarım yüzyıldır bu mesleği yapıyorum.

Neler gördüm, neler.

Ama beni bile şaşırtan şeyler yine de var.

Mesela Cumhurbaşkanı'nın raporu "yol haritası niteliğinde, önemli bir kazanım" diye değerlendirmesi çok ilginç.

Sürecin sadece bir raporla sınırlı kalmayacağını, "yasama ve uygulama boyutuyla hayata geçirileceğini" söylüyor.

"Uygulama boyutu" dediği için de beni bir endişedir alıyor.

Anayasa'nın ve kanunların "uygulama boyutundan" o sorumlu değil mi?

Anayasa'da zaten yazılı haklarımızın kullanılmasını niye getirip, "terör örgütü" diye tesmiye edilen örgütün ne yapacağına bağlıyor?

Seçilirken ettiği yemin ne oldu?

"Anayasa'ya bağlı kalmak" ve "herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmamak" ile ilgili yemin vardı ya?

Türk olmak gerçekten çok zormuş, bunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —