ABD ve müttefikleri savaş ve yaptırımlarla İran'ı boğmaya çalışırken, Tahran ülkesine yönelik ABD-İsrail saldırganlığını stratejik bir avantaja dönüştürüyor. Tahran'a yönelik saldırganlık beşinci haftasına girerken, Hürmüz Boğazı fiilen kapatılarak küresel petrol arzının %15'i kesilmiş durumda. Fakat İran'ın kasası dolup taşıyor.
Anonimlik şartıyla The Economist ile konuşan İran'ın petrol muhasebesi hakkında bilgi sahibi bir kaynağa göre İran, şu anda petrol ihracatından 28 Şubat öncesine kıyasla günlük olarak neredeyse iki kat daha fazla gelir elde ediyor. İran'ın ticaretini perdeleme girişimlerine rağmen kaynaklar, Tahran'ın 1,5–1,8 milyon varili ham petrol olmak üzere günde 2,4–2,8 milyon varil ihracat yaptığını doğruluyor. Küresel arz daraldıkça fiyatlar da hızla yükselişe geçti.
İran'ın petrol çarkları savaş nedeniyle operasyonlarını durdurmadığı gibi, gelirlerini de derin Asya rezervlerinde güvence altına almak üzere sürece hızla adapte oldu.
Rapora göre Çin, İran'ın ihracatının %90'ından fazlasını tek başına çekerken, daha küçük ölçekli bağımsız ("teapot") rafineriler petrolü Brent fiyatlarına yakın seviyelerden satın alıyor. Daha önce indirimli olarak piyasaya sürülen İran petrolü artık yüksek bedellerle satılarak, ABD-İsrail saldırganlığıyla karşı karşıya olduğu bu dönemde ülke için büyük bir finansal güç ortaya çıkarıyor.