Menü Haber Duruş Sizin De Bir Duruşunuz Olsun
Tarih: 12.03.2026 14:10
Tarihte Bugün... 12 Mart Çatışma İçinde Oyun

Tarihte Bugün... 12 Mart Çatışma İçinde Oyun

Facebook Twitter Linked-in

12 MART'IN ULUSLARARASI ZEMİNİ

1960'ların sonunda ve 70'lerin başında, Sovyetlerin bazı Arap ülkelerine yaptığı yardım ve Akdeniz'deki varlığı, ayrıca Türkiye ve İran'la yakınlaşması ve Ortadoğu'da artan Çin etkisi, o dönem Orta-Doğu'da ve Türkiye'de yaşananları anlamak için dikkate alınmalıdır. Mısır'da, Cumhurbaşkanı Enver Sedat, kendisini iktidardan devirme planları olduğu gerekçesiyle,  Sovyet yanlısı grubun lideri olarak bilinen, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Sabri'yi, tutuklatır. Bu, muhtemelen Ali Sabri'nin ABD ile yakın ilişki kurulmasına karşı çıkması ve Suriye ile kurulabilecek bir federasyona muhalefeti üzerine yapılır. Mesele Sedat'ı devirme planları değil, fakat darbe gerçekleşecek olursa, SSCB yanlısı bir çizgi izlenecek olmasıdır. Sudan'daki durum da buna paraleldir. 1971 Temmuz'unda Başbakan Numeyri, Albay Hasan El-Ata liderliğindeki bir grup subay tarafından görevinden uzaklaştırılır. Mısır ve Libya ile Numeyri'ye sadık ordu mensuplarının acil müdahalesi, Numeyri'yi tekrar iktidara getirilir. Darbe önderleri idam edilir. Numeyri, Mısır devlet başkanı Enver Sedat'ın İsrail'le barış girişimlerini destekleyen ilk Müslüman devlet başkanı olur. Tüm bu gelişmeler içinde, Hafız Esad, 1965'ten beri sürdürdüğü mücadelesi neticesi, 13 Kasım 1970'te kansız bir darbeyle iktidarı ele geçirir. Hafız Esad'ın, sonraki yıllarda SSCB ile ilişkilerini geliştirmesi, Mısır, Ürdün, Türkiye'de, Sovyet etkisinin geriletilmesi/tasfiye edilmesi ile birlikte düşünüldüğünde, oldukça dikkat çekicidir. Tüm bunlar Suriye'nin pozisyonu ve işlevi itibariyle, özel bir ülke olduğunu akla getirmektedir. Türkiye, Mısır ve Sudan'da 1971'de meydana gelen olaylar, bu sosyopolitik arkaplan çerçevesinde incelenirse daha anlaşılır olur.

Suriye ve Irak'taki Michael Eflâk'ın geliştirdiği Baas hareketinin, -Mısır'da Cemal Abdülnasır'ın, bütün üçüncü dünya ülkelerini etkileyen ulusalcı-sosyalizmin- ideolojik dayanağı Kruşçev önderliğinde toplanan Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) 22. kongresidir. Bu kongrede "kapitalist olmayan yoldan kalkınma tezi ortaya atılır. Bu teze göre, bazı ülkelerin proletarya diktatörlüğünü gerçekleştirmeden kapitalizmin etki alanının dışına çıkabilir. Kapitalist olmayan yoldan kalkınma tezi, ülke içinde, ekonomide devletçi siyaseti olan bir tek-parti diktatörlüğü, uluslararası planda ise Sovyetler Birliği ekseninde hareket edildiğinde, sosyalizm yoluna girilebileceği şeklinde, çok kısa özetlenebilecek bir tezdir. Kapitalist olmayan yoldan kalkınma tezinin Mısır'daki karşılığı Nasır sosyalizmi, Libya'daki karşılığı Kaddafi'nin yeşil sosyalizmi, Irak ve Suriye'deki Baas Partileridir. 12 Mart'ta ortaya çıkan 9 Mart sol cuntası, 28 Şubat hareketi ve son dönemdeki Ulusalcı hareketin de bir ölçüde bu eski Baasçı tezleri anımsattığı söylenebilir.

Türkiye'de de 12 Mart'ı hazırlayan sebeplerin arasında, 12 Mart öncesi Demirel hükümetinin dış politikada Sovyetler Birliği ile olan ilişkileri geliştirmesi ve 1969 senesi ile birlikte ABD'nin Türkiye'ye haşhaş ekimini yasaklaması yönünde yaptığı baskılar vardır. SSCB ile ilişkiler noktasında yaşananları daha sonra Demirel Cüneyt Arcayürek'e şöyle ifade eder: "ABD bu gelişmeleri hep kuşku ile karşıladı Türkiye'nin Sovyetler ile yakınlaşmayı öngören yeni tutumundan rahatsız oldu. O kadar ki, Menderes'in 27 Mayıs öncesi Moskova'ya gitmeyi Planlaması, daha sonradan Suat Hayri Ürgüplü başkanlığında bir senato heyetinin Rusya'ya giderek Kruşçev ile görüşmeleri ve bu görüşmeler sırasında 'Sovyet Lideri'nin heyete 1954'deki Stalin Dönemi istekleri (Kars ve Ardahan'ın Türkiye'den istenmesi, Sovyetlerin Boğazda bir üs kurmak istemesi) olan önerilerinin çok geride kaldığını söylemesi ile ABD'nin geneldeki kuşkuları iyice artıyordu"  Ve en çarpıcı olanı: "1967 yılındaydı. Yönetimlerle içli dışlı olduğu bilinen ünlü Amerikalı gazeteci Sulzberger görüşme yapmak için bana geldi ve kapıdan girdi, oturdu, ilk sözü 'siz aks mı değiştiriyorsunuz" olur. –1-     5 Ocak 1971 tarihli Hürriyet gazetesinde New York kaynaklı bir habere göre de: "Mısır'a gitmekte olan Rus Mig uçakları 'sık sık' Türk hava alanlarına inerek yakıt ikmali yapmaktadır."  Buna karşı Demirel, Türkiye'deki üslerin Lübnan'a asker gönderilmesinde kullanılamayacağını açıklar. Doğu Akdeniz'deki Sovyet filosunun gemileri, hiçbir kontrole uğramaksızın boğazlardan geçmekte, Türkiye SSCB ile geniş kapsamlı yardım anlaşmaları imzalamaktadır. İsrail Başbakanı Abba Eban, BM toplantısında Türkiye'nin tutumunun dostça olmadığını belirtir. Ve o yıllarda, 9 Mart 1971 gününe kadar TSK içinde güçlü bir kanat, 27 Mayıs'ı tamamlamayı düşünmektedir. Ancak 9 Mart akşamı Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan iki saatlik bir toplantıda bu ihtilal teşebbüsü masaya yatırılır ve darbe o toplantıda biter. 9 Mart'ın içte desteği yetersizdir. Ve belki İngiltere arkasında olmakla beraber,  9 Mart cuntasının o dönem Basçılığa ve Nasır'a özenen Sol-Kemalist yorumunu ABD'nin desteklemesi zordur.   Burada bir İngiltere-ABD ayrışması da gündeme gelir. Ve aralarında bir bilek güreşi de yaşanır. Ancak dünya egemenlik sisteminin akıl merkezi Britanya-Londra olmakla birlikte artık ABD özellikle siyasi-askeri açıdan öndedir.2. Dünya Savaşı'ndan beri Dünya'da ve Türkiye'de söz ve nüfuz sahibidir.

 

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —