Tarih: 02.02.2026 12:50

Suriye’de yeni bir tarih: Kürt bölgeleri ilk kez tanınıyor

Facebook Twitter Linked-in

 Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam hükümeti arasında varılan anlaşma geniş yankı uyandırdı.

Rûdaw'da yayınlanan "Li Gel Renc" (Renc ile) programına katılan konuklar, Suriye tarihinde ilk kez Kürtlerin varlığının ve coğrafyasının resmen tanınmasını "tarihi bir kazanım" olarak nitelendirdi.

Konuklar, bu kazanımların kalıcı olabilmesi için üzerinde uzlaşılan maddelerin Suriye anayasasına dahil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Rûdaw Medya Ağı'nda 1 Şubat 2026 gecesi yayınlanan "Li Gel Renc" programında, 30 Ocak 2026'da Şam ile DSG arasında kamuoyuna duyurulan anlaşmanın detayları ve Rojava'nın geleceği tartışıldı.

"Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en tarihi adım"

Siyasetçi Dr. Fayeq Gulpî, programda anlaşmayı "olumlu bir adım" olarak tanımlayarak şunları söyledi:

"Suriye devletinin kuruluşundan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan bu yana; Suriye'de ilk kez Kürt varlığı, Kürt dili ve Kürt bölgeleri resmen tanınıyor."

Kürtlerin artık bir güce sahip olduğunu ve anlaşmanın değerli olduğunu belirten Gulpî, "Ancak bu maddelerin uygulanabilmesi için tamamen Suriye anayasasına girmesi hayati önem taşıyor" dedi. Uygulama garantisi konusunda ABD ve Fransa'nın rollerine dikkat çeken Gulpî, uluslararası toplumun konuya ilgiyle yaklaştığını, ayrıca genel olarak Kürtlerin Rojava'yı koruma konusundaki ortak tutumunun "büyük bir baskı kartı" olduğunu ifade etti.

Katliam planlarının önüne geçildi

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Kürdistan Bölgesi Temsilcisi Hoşeng Derwêş ise anlaşmanın ateşkesin sürekliliği açısından kritik olduğunu belirtti. Derwêş, "Özellikle Kürtlere yönelik katliam ve demografik değişim planlarının gündemde olduğu bir dönemde, bu anlaşma söz konusu planların önünde bir engel oluşturdu" dedi.

Kürdistan Mülteciler Konseyi Başkanı Hozan Efrînî, Özerk Yönetim modelinin Rojava için mevcut şartlarda en iyi seçenek olduğunu savunarak, "Gönlüm Kürdistan'ın tamamen özgür ve bağımsız olmasını ister ancak mevcut konjonktürde ABD federalizm gibi sistemlere sıcak bakmıyor. Bu nedenle bölgelerimizi özgürce yönetebileceğimiz bir Özerk Yönetim modelini en makul çözüm olarak görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Anayasal güvence vurgusu

Üniversite öğrencisi Êva Hesen de Kürtlerin birliğinin önemine vurgu yaparken, bir diğer öğrenci Rodî Ehmed ise anlaşmaya temkinli yaklaştı. Ehmed, tüm maddelerin anayasal güvence altına alınmaması durumunda uygulanmama riski taşıdığını belirtti.

Akademisyen Dr. Kurdistan Amêdi ise vatandaşlık ve kimlik haklarına dikkat çekerek şunları söyledi:

"Eğer kimliğiniz ve vatandaşlığınız yoksa siyaset yapma hakkınız da olmaz. En basitinden, kendi paranızla bile ev sahibi olamazsınız. Suriye'de Kürtler tüm bu haklardan mahrum bırakılmıştı; şimdi bu hakların anayasada tescil edilmesi gerekiyor."

Kürdistan Bayrağı ve stratejik derinlik

Programa katılan Berlin Eyalet Parlamentosu Milletvekili Jiyan Omer, ofisinde koruduğu Kürdistan Bayrağı'nı Rûdaw Medya Ağı'na hediye etti. Omer, başka bir televizyon kanalında yanında Kürdistan bayrağı olduğu için sesinin kesilerek konuşmasının engellenmeye çalışıldığını anlattı.

Yazar ve siyasetçi Ebûbekir Karwanî ise DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi'nin "Rojava'da bir Kürt bölgesi inşası için çalışıyoruz" açıklamasını hatırlatarak, "20. yüzyıl boyunca Kürtler bir varlık mücadelesi verdi. Artık düşmanlar da Kürtlerin yaşadığını görüyor. Kürdistan Bölgesi'nin (Irak) Kürt meselesi için stratejik bir derinlik olduğu bir kez daha kanıtlandı" dedi.

"Kürt coğrafyasının tanınması"

Rûdaw Araştırma Merkezi Direktörü Ziryan Rojhelatî de anlaşmanın tarihi boyutuna vurgu yaparak şunları kaydetti:

"1946'dan bu yana ilk kez Suriye devleti bir Kürt tarafıyla anlaşıyor ve imzalanan kağıda 'Kürt bölgeleri' tabiri giriyor."

Rojhelatî'ye göre anlaşmanın önemi sadece Kürtçe eğitim veya askeri tugaylarla sınırlı değil; asıl önemli nokta, daha önce "mülteci" muamelesi gören bir halkın coğrafyasının Şam tarafından tanınmış olması. Rojhelatî, zayıf noktalara dair ise "Elimizde henüz resmi bir metin yok; 14 veya 34 maddeden bahsediliyor ancak imzalı resmi bir belge henüz yayımlanmadı" notunu düştü.

 

Kaynak: rudaw.net




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —