Tarih: 20.01.2026 18:05

Suriye: Tarihin hükmü ne olacak?

Facebook Twitter Linked-in

Jeopolitik, sosyolojiyi yenebilir mi?

Suriye, kırmızı kurdeleli hediye kutusu içine paketlenip Türkiye'ye teslim edildi. 1999'da Öcalan'ın aynı şekilde teslim edilmesini kavrayamayanlar için, uzun süren bir şaşkınlık evresi yaşanabilir. Ancak teslim edenlerin planı tıkır tıkır işlemeye devam ediyor. İsrail işgal altında tuttuğu Suriye topraklarının tapusunu eş zamanlı olarak aldı. Gazze planı için, üyeliğine bir milyar dolar değer biçilen yürütme kurulu eliyle, ABD başkanı yine bu günlerde harekete geçti. Venezuela ve Grönland'ı dışarda bırakarak ufkumuzu kendi bölgemizle sınırlı tutarsak, İsrail-ABD ikilisinin yeni İran saldırısı için hazırlıklar hızla tamamlanıyor.

Suriye, Türkiye için yangından kaçırılan bir hazine mi, yoksa boğazımıza kadar saplanacağımız bir bataklık mı?

Jeopolitiğin sevk ve idaresi, Türkiye'nin göz diktiği hedefleri ele geçirmesini sağladı. Sıra sosyolojiyi yönetmekte. Suriye'nin Türkiye için bir nüfuz alanı mı veya bataklık mı olacağını son derece zor ve girift sosyolojiyi yönetme becerimiz belirleyecek.

Tehdit algısına göre Türkiye, Suriye iç savaşının başından itibaren PKK'nın sınır boyunca bir koridor açarak Akdeniz'e çıkmasını engelleyecek stratejiye öncelik verdi. Bu tehdit algısı mesnetsiz değildi. PKK, 90'ların başından itibaren Amanos dağlarına karargâh kurarak bu hedefi Türkiye içinden yoklamıştı. Aralık 2024'te HTŞ karşı hamleye başlayınca, Büyük Güçlerle birlikte hazırlanan plana uygun olarak SDG, Fırat'ın batısından hızla çekildi, sadece nehrin çeperlerine yerleşti. Suriye iç savaşı devam ederken Türkiye'nin 2016 ve 2019'da büyük ölçekli Barış Pınarı ve Fırat Kalkanı harekatları bu stratejik hedef içindi. Şimdi, Fırat'ın batısı bir kenara Türkiye neredeyse bütünüyle güvenlik endişelerini bertaraf etmiş görünüyor.

 Sıra sosyolojide, yani çok parçalı Suriye'de istikrarlı bir toplum-siyasi düzen dengesi oluşturmada.

Askerî hedefleri ele geçirmekten daha zor bir görev.

Zira bu sefer Büyük Güçlerin jeostratejisi devreye giriyor

Uzun bacaklı İngiliz

Kızılderili atasözü der ki: "Derede balıklar kavga ediyorsa, bilin ki oradan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir."

Bu söz, sadece Birleşik Krallığı küresel güce dönüştüren Güneş Batmayan İmparatorluğun değil, bütün sömürge yönetimlerinin hakimiyet sırrını açıklar. Yönettiğiniz coğrafyaya, mutlaka var olan farklılıkları-düşmanlıkları kaşıyarak, yeni nifak tohumları ekmek ve çatışan bir toplum yaratmak. Sonuçta anlaşmazlıkları çözen otorite olarak hegemonya oluşturmak ve çok az güç kullanarak kalıcı hale gelmek kolaylaşıyor.

Kendimizi kandırmayalım. Suriye'de İsrail'in güvenliğini sağlayacak bir formüle uygun şekilde, ABD-İngiltere himayesinde problemli bir düzen inşa ediliyor. Kendi üniter-ulus- devlet yapısını Suriye'ye empoze eden Türkiye, farkında olmadan bu düzenin kuruluşuna katkıda bulunuyor.

Irak'ta olduğu gibi Suriye'de de vatandaş için bir sığınak gibi kendisini koruyacak, ihtiyaçlarını karşılayacak temel toplumsal yapı aşiret mensubiyeti, mezhep bağları veya etnik örgütlenmelerdir. Kamu otoritesi dediğimiz idari birimler o yapılara üstünlük sağlayacak rekabet alanından ibarettir. Türkiye'de aşiret bağları çok arızi ve zayıf, güçlü bir cemaat aidiyeti yaratan tarikat yapıları dışında din-mezhep örgütlenmesi pek yaygın değil. Suriye'de sınır aşan kalabalık Aneze ve Şemmer Arap aşiret konfederasyonlarını, Dürzilerin ikiye bölünse de örgütlü yapılarını, Araplar arasında mezhep örgütlenmelerini dikkate alırsanız Suriye'de birey olarak bir anayasa düzeninin hak süjesi olan nüfusun miktarını gözünüzde canlandırabilirsiniz. Baksanıza, SDG'nin neredeyse % 60'ını oluşturan Arap aşiretleri toplu halde nasıl da saf değiştirdi. Şimdi bu aşiret mensupları, Kürtlerle birlikte yaşadıkları şehirlerde doğal toplumsal barikatlar oluşturacaklar ve avantaj kazanmaya çalışacaklar.

Bireyin olmadığı bu kadar parçalı yapıyı hangi anayasa ve devlet düzeni içinde barış içinde bir arada yaşatabilirsiniz? Kimliklerin bu kadar katı aidiyetler halinde yaşadığı coğrafyada insanların güvenliğini nasıl sağlayacaksınız?

Uzun bacaklı İngiliz, yani ABD-İngiliz aklı nerede duracak?

 

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —