Dünya Katoliklerinin lideri unvanı da bulunan, dünyanın en küçük devleti Vatikan'ın Cumhurbaşkanı Papa 14. Leo'nun ülkemizi ziyaretinin medyamızda değerlenişi gerçekten ilginçti.
Ülkemiz daha önce de Papa'lar tarafından ziyaret edilmişti: Daha önce 6. Paul (25 Temmuz 1967), 2. Jean Paul (28 Kasım 1979), 16. Benedikt (28 Kasım 2016) tam üç Papa'nın ayak bastığı ülkemizin son ağırladığı Vatikan lideri Papa 14. Leo…
[Yukarıdaki paragraftaki ziyaretlerin tarihlerine bakarsanız, diğer iki ziyaretçinin de, ülkemize geliş tarihleri aynı: 28 Kasım. Bunun sebebi de, o tarihin İznik Konsili'nin yıldönümü günü oluşu.]
Bu kadar da değil. 28 Ekim 1958-3 Haziran 1963 arasında XXIII. Ioannes adıyla papalık makamını işgal etmiş, asıl adıyla Angelo Giuseppe Roncalli, 1935'ten 1944'e kadar Papalık Temsilcisi olarak İstanbul'da görev yapmıştı.
Papa 14. Leo'nun ülkemize gelişi vesilesiyle üzerinde durulan en önemli konunun Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden öğrenime açılma ihtimali oluşu da dikkat çekici.
Ülkemizin hemen her dışa dönük konusunda başını çıkartmasına alıştığımız ABD büyükelçisi Tom Barrack bu defa da bekleneni yaptı. Papa'nın Fener Rum Patrikhanesi'ne gitmesinden bir gün önce oraya uğrayıp Patrik Bartholomeos'la görüşen Barrack sonrasında şu açıklamayı yaptı:
"Hedefimiz, Eylül 2026'da Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmak. Bu konu hem Başkan Trump hem de Başkan Erdoğan için son derece önemli."
Barrack'ın yaptığı rol çalmaktan ibaret…
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump'ı Beyaz Saray'da ziyareti sırasında -25 Eylül 2025- konu kendiliğinden gündeme gelmişti çünkü.
Heyetler arası görüşme öncesinde iki lider basın karşısına çıktıklarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Heybeliada Okulu ile ilgili üzerimize ne düşerse biz onu zaten yapmaya hazırız" dedikten sonra, Türkiye'ye dönünce Patrik Bartholomeos ile bu konuyu görüşeceğini de söylemişti.
Öncesi de var. Fener Rum Patriği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington'a gitmesinden çok kısa süre önce, Beyaz Saray'da, Trump ile görüşüp özellikle Heybeliada Ruhban Okulu konusu üzerinde fikir alış-verişinde bulunduklarını duyurmuştu.
[Erdoğan-Bartholomeos görüşmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Beyaz Saray ve Papa 14. Leo'nun Ankara ziyaretleri arasında fazla bir süre geçmediği için gerçekleşmemiş olabilir.]
Yani?
Ortodoks Kilisesine seviyeli din adamları yetiştirme amacına hizmet eden Ruhban Okulu, 1977 yılında özel yüksek okulları kapatan yasal düzenlemeye kadar, 1844 yılından beri faaliyetteydi zaten. Yeniden açılması her gündeme gelişinde siyasiler söz veriyor, ancak sözlerini yerine getirmede çekimserlik gösteriyorlar. Barrack'ın rol çalmasına gerek yok, belli ki, o konu artık geride kalmış…
Papa 14. Leo o konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde açmış mıdır?
Sanmıyorum.
Bir de Fener Rum Patriği'ne ekümeniklik -evrensel çapta tanınma- sağlanması konusu var… Türkiye'de devlet bu yolda bir kolaylık göstermese bile, Bartholomeos, hem yazışmalarında o sıfatı kullanıyor hem de uluslararası temaslarında arzuladığı muameleyi görüyor…
Papa 14. Leo'yu ilgilendiren bir durum değil bu konu da…
Peki öyleyse ne?
14. Leo'nun, Papa olarak seçildikten sadece altı ay sonra, Vatikan dışına ilk çıkışını Türkiye'ye yapmasının bir sebebi vardır herhalde; o sebep ne olabilir?
Sebep gizli değil aslında, apaçık: Vatikan, 1700 yıl önce 28 Kasım günü ilk adımı İznik'te atılmış, fakat aradan geçen uzun yıllar boyunca bir türlü nihai amacına ulaşamamış 'kiliseler birliği' idealini günümüzde hayata geçirmek istiyor.
Papa 6. Paul ile 1964 buluşmasında yeniden girişilen ortak zeminde birleşme arayışını yeni Papa hayata geçirmek istiyor.
Ortodoks Kilisesi ile aralarındaki karşılıklı afarozlaşmaya kadar varmış hasımlığı ortadan kaldırmak istiyor, 1962-1965 arasında topladığı 'II. Vatikan' adı verilmiş Konsil kararı sonrasında Katolik Kilisesi…
Bu sağlanabilirse, Batılı olduğu için daha kolay olacağına inanılan Protestan ve Anglikan kiliseleri ile yakınlaşma arayışına girişileceği muhakkak.
Demek ki neymiş?
Hürriyet'in ileri sürdüğü türden 'sıradan bir ziyaret' değilmiş…
Kendisinden 'Amerikalı Papa' olarak da söz edilen Papa 14. Leo'nun ülkemizi ziyareti, kiliseler arası yakınlaşarak müşterek bir cephe oluşturma amaçlı.
Üzerinde durmamız gereken soru şu: Böyle bir birleşme, dünya, yakın coğrafyamız ve ülkemiz için ne anlama geliyor?
Esas bu konunun üzerinde durmak gerekiyor.