Menü Haber Duruş Sizin De Bir Duruşunuz Olsun
Tarih: 07.08.2026 18:45
"Modern kapitalist sistem tarafından uyuşturuluyoruz"

"Modern kapitalist sistem tarafından uyuşturuluyoruz"

Facebook Twitter Linked-in

Blogging Theology platformunda Paul Williams'ın konuğu olan Münih Üniversitesi Sistemik Sinirbilim Doktoralı İslami Psikoloji Uzmanı Dr. Francesca Bocca, Batı'nın modern psikoterapi paradigmasını ve kapitalist tüketim kültürünü temelden eleştiren açıklamalarda bulundu. Dr. Bocca'nın analizleri, modernitenin insanı nesneleştiren yapısını ifşa ederken, psikoloji endüstrisinin kitleleri nasıl pasifize ettiğini gözler önüne serdi.

"Psikologlar, Kapitalist Toplumun Rahipleridir"

Batı psikolojisinin temel sorununu "insanı bozuk bir makine olarak görmesi" şeklinde tanımlayan Dr. Bocca, bu sistemin asıl amacının insanı iyileştirmek değil, onu yeniden üretim çarkına döndürmek olduğunu belirtti. Batı'nın teşhis ve tedavi yöntemlerinin baştan aşağı kapitalist bir kelime dağarcığına sahip olduğunu vurgulayan akademisyen, şu tespiti yaptı:

"Batı psikolojisi 'Sende yanlış olan ne? Bunu nasıl düzeltiriz?' diye sorar. Senin bir makine olduğunu, bu makinenin bozulduğunu ve temel işlevsel, üretken haline geri döndürülmen gerektiğini varsayar. Psikolog artık sadece meşru bir durumla ilgilenen kişi değil; psikolog, içinde yaşadığımız ölümcül kapitalist toplumun rahibidir."

Ünlü psikiyatrist Carl Jung'un yüz yıl önce hastalarındaki temel sorunun "dini açlık" olduğunu itiraf ettiğini hatırlatan Bocca, koca bir psikoterapi endüstrisinin bu ruhsal açlığı dindirmek yerine kendi mitolojisini yaratarak kitleleri oyaladığını ifade etti.

Uyuşturulmuş Kitleler ve "Gaflet" Hastalığı

İslami psikolojideki "Gaflet" kavramının modern çağın tanımlayıcı koşulu olduğunu belirten Bocca, bunun basit bir dikkat dağınıklığı değil, "varoluşsal bir unutkanlık" olduğunun altını çizdi. Gafletin en tehlikeli yanının insanın işlevselliğini bozmaması olduğunu söyleyen uzman, şu örneği verdi:

"Gaflet, insan olarak ne olduğunuzun, nereden gelip nereye gittiğinizin ipini kaybettiğiniz bir durumdur. Ancak mükemmel bir şekilde işlevsel kalırsınız. Bir işte çalışabilir, çocuk yetiştirebilir, hatta bu durumdayken namaz bile kılabilirsiniz. İşte bu yüzden çok korkutucudur."

Günümüzde şikayet edilen anksiyete, depresyon ve tükenmişlik gibi durumların aslında birer hastalık değil, Gafletin birer semptomu ve "acı vermeye başladığı andaki hissiyatı" olduğu ifade edildi.

Unuttuğunu Bile Unutan Bir Medeniyet

Dr. Bocca, yirminci yüzyılın en önemli Batılı filozoflarından biri olan Martin Heidegger'in kendi medeniyetine yönelik yaptığı ölümcül teşhisi hatırlattı. Heidegger'in Batı medeniyetinin durumunu "Seinsvergessenheit" (varlığın unutulması) olarak adlandırdığını belirten Bocca, Batı'nın düştüğü bu amansız "Gaflet" halini filozofun şu sözleriyle aktardı:

"Batı sadece teknik veya siyasi hatalar yapmadı. Hayır, her şeyin temelinde yatan o asıl soruyu unuttu ve sonra unuttuğunu da unuttu."

Bocca, bu itirafın muazzam bir felsefi başyapıt olduğuna dikkat çekerek, günümüz modern insanının durumunu şu şekilde özetledi: 

"İnsanların hayatlarının anlamının o 'yaz vücuduna' sahip olmak falan olduğunu sanmaları ne kadar grotesk olsa da, tam olarak olan biten budur. Gafletin semptomu, onu fark etmemektir."

 

Devamı >>>




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —