Tarih: 28.02.2026 14:00

MAZLUMDER'DEN 28 ŞUBAT İÇİN ADALET VE YÜZLEŞME ÇAĞRISI

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye siyasi tarihine "bin yıl süreceği" iddiasıyla geçen 28 Şubat darbesinin yıldönümünde MAZLUMDER, yazılı bir açıklama yayınlayarak darbenin ürettiği mağduriyetlerin toplum vicdanında kanayan bir yara olmaya devam ettiğini vurguladı.

Yapılan açıklamada, ordu, yargı, medya, akademi ve sermaye işbirliğiyle kurgulanan sürecin yalnızca bir hükümeti devirmekle kalmadığı; inançlı insanların hayatlarını, özgürlüklerini ve temel insan haklarını doğrudan hedef aldığı belirtildi.


"Brifingli Yargının Kararları Halen Yürürlükte" 

Darbenin en ağır bilançolarından birinin yargı eliyle yaşatıldığına dikkat çekilen açıklamada, Genelkurmay brifinglerine alkış tutan yargı mensuplarının işkence altında alınan ifadeler ve sahte delillerle binlerce genci cezaevlerine gönderdiği hatırlatıldı. Kamuoyunun desteğiyle yürütülen kampanyalar neticesinde çeşitli tahliyeler yaşanmış olsa da darbe hukukunun ürünü olan kararların günümüzde de geçerliliğini koruduğu ve cezaevlerinde halen çok sayıda mahpusun tutulduğu ifade edildi.


"Fişlemeler ve İstihbari Kayıtlar Temizlenmedi" 

28 Şubat döneminde görevinden uzaklaştırılan, başörtüsü yasağı nedeniyle eğitim hakkı gasp edilen ve ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kalan binlerce mağdur için yapılan yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı belirtildi. Özlük haklarının eksik iade edilmesinin "hak iadesi" kavramının içini boşalttığı vurgulanırken, o dönemde oluşturulan istihbari kayıtların ve fişlemelerin bugün dahi devletin hafızasında tutulduğu ve vatandaşların karşısına bir engel olarak çıkarıldığına dikkat çekildi.


Adalet İçin Somut Talepler Sıralandı 

Yüzleşilmeyen ve hakkıyla hesap sorulmayan her darbenin bir sonrakini tetikleyeceği uyarısında bulunan dernek, çözüm için şu talepleri sıraladı:

-Mağduriyetlerin tespiti ve çözümü için icrai yetkilere sahip özel bir yüzleşme ve hesaplaşma komisyonu kurulması.

- Mağdur kamu görevlileri ve öğrencilerin maddi-manevi tüm zararlarının tazmin edilerek haklarının tam anlamıyla iade edilmesi.

- 28 Şubat'ın brifingli yargılamalarının yok sayılması ve bu dosyaların yeniden yargılamaya açılması.

- On yıllardır cezaevinde tutulan 28 Şubat mahpuslarının serbest bırakılması.

- İnsanların hayatını karartan darbe dönemi fişlemelerinin ve istihbari kayıtların imha edilerek devletin bu kirli hafızadan arındırılması.

- Darbenin sadece askeri değil; medya, sermaye, bürokrasi, akademi ve yargı ayaklarındaki tüm aktörlerinin ifşa edilerek sivil bir yüzleşme mekanizmasının hayata geçirilmesi.

 

Açıklamanın tamamı: 

28 ŞUBAT İÇİN GERÇEK BİR YÜZLEŞME VE ADALET ÇAĞRISI

Türkiye'nin siyasi tarihine "bin yıl süreceği" iddiasıyla kazınan 28 Şubat darbesinin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen, bu karanlık dönemin ürettiği birtakım mağduriyetler toplumun vicdanında kanayan bir yara olmaya devam etmektedir. Ordu, yargı, medya, akademi ve sermaye çevrelerinin iş birliğiyle kurgulanan bu süreç, sadece bir hükümeti devirmekle kalmamış, inançlı insanların hayatlarını, özgürlüklerini, hayallerini ve temel insan haklarını hedef almıştır.

28 Şubat, askeri tankların yürütülmesi yanında, brifinglenmiş yargının bir silah gibi kullanılmasıyla hafızalara kazınmıştır. Genelkurmay brifinglerine ayakta alkış tutan yargı eliyle işkence altında ifadeler alınmış, sahte deliller ve hukuki dayanaktan yoksun suçlamalarla binlerce genç zindanlara atılmıştır. Kamuoyunun da desteği ile yürüttüğümüz kampanya süreçleri ve duyarlılıklar neticesinde çeşitli tahliyeler gerçekleşmişse de cezaevlerinde halen çok sayıda mahpus tutulmaktadır.

Bugün, "kocama hali" gibi gerekçelerle tahliye edilmiş olsa da darbenin askeri kanadı yargılanıp mahkûm edilmiştir ama darbe hukukunun ürünü olan kararlar halen caridir. Dönemin baskıcı atmosferiyle görevinden uzaklaştırılan, başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimi yarım kalan veya ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kalan binlerce mağdur için yapılan yasal düzenlemeler maalesef yetersiz kalmıştır. Özlük haklarının eksik iadesi, kaybedilen yılların telafi edilmemesi ve mağdurların yeni mezunlarla aynı şartlarda sınavlara zorlanması, "hak iadesi" kavramının içini boşaltmaktadır. Ayrıca, devletin hafızasında halen yer alan ve insanların önüne yer yer bir engel olarak çıkarılan istihbari kayıtlar/fişlemeler, darbe dönemlerinde inşa edilen "kirli hafızanın" halen temizlenmediğini göstermektedir.

MAZLUMDER olarak, yüzleşilmeyen ve hakkıyla hesap sorulmayan her darbenin bir sonrakini tetiklediği gerçeğini tekrar tekrar hatırlatarak bir kez daha ifade etmek isteriz ki:

- Kıyıda köşede kalmış, bugüne kadar sesini duyuramamış insanların mağduriyetlerinin ortaya çıkarılıp çözülmesini sağlayacak bir yüzleşme ve hesaplaşma mekanizması ya da bu konularda icra-i yetkilere sahip özel bir komisyonu kurulmalıdır.

- Mağdur edilen kamu görevlilerinin ve öğrencilerin maddi-manevi tüm zararları tazmin edilmeli, hakları parça parça değil, tam anlamıyla iade edilmelidir.

- 28 Şubat'ın brifingli ve siyasi yargılamaları yok sayılmalı, bu dosyalar hiçbir bahane üretilmeksizin yeniden yargılamaya açılmalıdır. On yıllardır cezaevinde ömür tüketen 28 Şubat mahpusları serbest bırakılmalıdır.

- Darbe süreçlerinde oluşturulan istihbari kayıtların bugün dahi insanların önüne engel olarak çıktığı gerçeğinden hareketle devletin kirli ve manipüle edilmiş hafızası temizlenmelidir. İnsanların hayatını karartan darbe dönemi fişlemeleri ve istihbari kayıtlar imha edilmelidir.

- Darbenin sadece askeri değil; medya, sermaye, bürokrasi, akademi ve yargı ayağındaki tüm aktörleri ifşa edilmeli ve sivil bir yüzleşme mekanizması kurulmalıdır.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —