Tarih: 23.02.2026 13:37

Kayıp Meâlin İzinde: Âkif’in Mısır Yılları

Facebook Twitter Linked-in

"Mehmet Âkif'in Mısır yılları ve uzun süredir tartışılan "kayıp meal" meselesi, arşiv belgeleri ve gün yüzüne çıkan metinlerle yeniden gündemde. "Kayıp Meâlin İzinde: Âkif'in Mısır Hayatı", hem sürgün yıllarına hem de yarım kalan meal çalışmasına ışık tutuyor."

Mehmet Âkif'in yazdığı ancak bugün elimizde bulunmayan Kur'an Meali gerçekten "kayıp" mı? Mısır yıllarında kaleme alınan bu çalışma neden tamamlanamadı ve geride hangi izleri bıraktı? "Kayıp Meâlin İzinde: Âkif'in Mısır Hayatı", bu soruların peşine düşen, belge ve arşiv malzemesiyle desteklenmiş kapsamlı bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Cumhuriyet'in ilanından sonra Kur'an-ı Kerim'in Türkçe tercümesi meselesi hem dinî hem de siyasî yönleriyle önemli tartışmalara sahne olur. Bu süreçte dikkat çeken girişimlerden biri, Suriye kökenli Süryani Hristiyan Zeki Megamiz'in 1914 yılında Kur'an tercümesinin ilk beş formasını yayımlamasıyla başlar; ancak basım hükümet tarafından durdurulur. Megamiz'in 1924'teki ikinci teşebbüsü de Diyanet İşleri Reisliği'nin müdahalesiyle engellenir. Bunun üzerine Diyanet, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne başvurarak Kur'an'ın tercüme ve tefsiri için resmî bir çalışma başlatılmasını teklif eder ve ödenek tahsis edilir.

1 Şubat 1925'te başlayan süreç, 26 Ekim 1925'te yapılan anlaşmayla neticelenir; Kur'an-ı Kerim'in mealinin Mehmet Âkif Ersoy'a, tefsirinin ise Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'a yazdırılması kararlaştırılır. İşte bu eser, söz konusu tarihî arka plan çerçevesinde Âkif'in Mısır yıllarını ve "kayıp meal" meselesini ele alıyor.

Mısır'a Gidişinin 100. Yılında Âkif

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bünyesindeki Mehmet Akif Ersoy Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteğiyle hazırlanan eser, Âkif'in Mısır'a gidişinin 100. yılı dolayısıyla yayımlandı. Mahya Yayıncılık etiketiyle Aralık 2025'te okurla buluşan kitap, yalnızca Âkif'in Mısır'daki hayatını değil; kayıp meal tartışmalarını ve dönemin basınındaki yansımalarını da belge ve görseller eşliğinde inceliyor.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Hüseyin Dalgar'ın önsözüyle başlayan eserde ilk yazı Ömer Hakan Özalp'e ait. Özalp, Zeki Megamiz'in tercüme girişimlerini ve bu girişimlerin nasıl engellendiğini ayrıntılı biçimde ele alıyor. Ayrıca 1923 ve 1924 yıllarında Sebilürreşad Dergisi'nde yayımlanan iki önemli yazıya yer verilerek dönemin tartışma zemini ortaya konuyor.

Belgelerle Âkif'in Mısır Hayatı

d77684a0-3ab4-469e-be51-4c1eaaf7766d

Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, zengin arşiv ve görsel malzemeye dayanmasıdır. Belgelerin bir kısmı Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi'nden, bir kısmı ise araştırmacı M. Ruyan Soydan'ın özel arşivinden temin edilmiş. Kitapta, Âkif'in Mısır yıllarını somutlaştıran pek çok belge ve görsel yer alıyor. Bunlar arasında yakın dostu Abbas Halim Paşa ile ilgili fotoğraflar; Hilvan'daki uzletgâhı ve Kur'an mealini kaleme aldığı eve dair görüntüler; oğulları Tahir ve Emin'le Kahire'de çekilmiş fotoğraflar; kızı Suat Hanım'a gönderdiği imzalı fotoğraf bulunuyor.

Ayrıca "Ferda Kadın" şiirinin orijinal metni ve tercümesi, Mısır'da basılan Gölgeler'in nüshası, vatan ve evlat hasretiyle kaleme aldığı mektuplar ile kendi el yazısıyla yazdığı "Arîza" ve "Kasr-ı Gülşen" şiirlerinin orijinalleri ve günümüz Türkçesine aktarılmış hâlleri de eserde yer alıyor. Yozgatlı İhsan Efendi'ye ait fotoğraf ve bilgiler ile Tahir Ersoy'un ablasına gönderdiği kartpostallar ve bu kartların arka yüzlerindeki yazılar da dönemin atmosferini yansıtan önemli belgeler arasındadır.

Bu arşiv malzemesi, Âkif'in yalnızca fikir dünyasını değil; sürgün yıllarındaki iç dünyasını, yalnızlığını ve memleket hasretini de görünür kılıyor böylece.

Sürgünün Sonu ve Yorgun Bir Dönüş

Kitapta yer alan fotoğraflar ve tanıklıklar, Âkif'in 11 yıllık Mısır hayatının ardından yurda dönüşünü çarpıcı biçimde gösteriyor. Dostlarının ifadesiyle bir zamanların "pehlivan yapılı" şairi, dönüşünde oldukça zayıflamıştır. Ancak gözlerindeki canlılık ve umut dikkat çekicidir.

Feridun Kandemir'le yaptığı röportajdan alıntılar, gençlerin omuzlarında taşınan cenaze fotoğrafı, Edirnekapı'daki ilk kabri ve bugünkü mezarına dair görseller de eserin duygusal yoğunluğunu artıran unsurlar arasında.

Kayıp Meal Meselesi

Eserin en önemli katkılarından biri, "Nazm-ı Celil" başlığıyla anılan ve Necmi Atik tarafından gün yüzüne çıkarılan meal metninin bu kitapta yer almış olması.

Toplam 40 sayfalık defter, Bakara Suresi'nin 252. ayetine kadar olan kısmı içeriyor. Sayfaların bir yanında orijinal metin, karşısında ise transkripsiyon yer alıyor. Bu yönüyle eser, kayıp meal tartışmalarına somut bir belge kazandırıyor ve literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Değerlendirme

"Kayıp Meâlin İzinde: Âkif'in Mısır Hayatı", biyografik anlatımı arşiv belgeleriyle destekleyen ciddi bir çalışma. Âkif'in Mısır yıllarını romantik bir çerçevede sunmak yerine, tarihî verilerle temellendirmesi kitabın en güçlü yanı. Özellikle meal meselesine dair ortaya konan belgeler, eserin değerini artırıyor.

Belge yoğunluğu yer yer akademik bir hava oluşturuyor; ancak bu durum kitabın kaynak niteliğini güçlendiriyor. Âkif'in Mısır yıllarını, kayıp meal tartışmalarını ve Cumhuriyet'in ilk dönem dinî atmosferini anlamak isteyenler için eser önemli bir başvuru kaynağı.

Sonuç olarak bu kitap, yalnızca bir sürgün hikâyesini değil; yarım kalmış bir emeğin, tartışmalı bir dönemin ve derin bir yalnızlığın izini sürüyor. Âkif'in Mısır'daki sessizliği, bu çalışmada belgelerle yeniden konuşuyor.

Kayıp Meâlin İzinde: Âkif'in Mısır Hayatı
Editör ve Hazırlayan: İbrahim Öztürkçü
Meal Transkripsiyon: Necmi Atik
Mahya Yayıncılık, Aralık 2025, 192 sayfa

 

Kaynak: kitap haber




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —