Bugün yine evdeki değişmezlerimden olan ve neredeyse sabahtan akşama kadar süren, artık oturmayı alışkanlık haline getirdiğim o sabit yerdeyken ve pencerenin arkasından akıp giden zamanın içinde olup bitenlerin gönüllü ya da gönülsüz bir parçası olarak uyum sağlama çabasındayken, güneş her zamanki çizgisinde nazlı nazlı yol almayı sürdürüyor; öğlen vaktini geride bıraktı bile, güvenli bir edayla zamanı ikindi sularına doğru taşıyor. Hareketlerinin ne zaman için ne gibi şaşkınlık uyandıracağı belli olmuyor, duruşuyla kimi zaman kımıldamadığını düşündürtüyor hareket etmesi beklenirken, bazen de yerinde durmak bilmiyor, biz daha akşam olduğunun farkına varmamışken ufukta kayboluyor...