TBMM Genel Kurulu, Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararlarıyla görevlerine başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yemin töreni sırasında son yılların en gergin oturumlarından birine sahne oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevinden Adalet Bakanlığı'na atanan Akın Gürlek'in yemin etmesine engel olmak isteyen CHP grubu ile AK Parti milletvekilleri arasında çıkan arbede, yumruklu kavgaya dönüştü. Yaşananların ardından sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yapan eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, meclis çatısı altında gerçekleşen fiili saldırıları ve kürsü işgalini sert bir dille eleştirdi.
GENEL KURUL'DA YUMRUKLU KAVGA
Atama kararlarının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla tam kadro Genel Kurul'da hazır bulunan CHP milletvekilleri, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "anayasaya uymadığı" gerekçesiyle yemin etmesine itiraz etti. Tören sırasında CHP'li vekillerin kürsüyü işgal etme girişimi, AK Partili milletvekillerinin müdahalesiyle karşılaştı.
Bu sırada AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek ile CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal arasında fiziksel temas yaşandı. Gökçek'in Tanal'a yumruk attığı iddia edilen arbede sonucunda Tanal'ın burnunda kanama meydana geldiği görüldü. Yaşanan kaosa rağmen Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti milletvekillerinin oluşturduğu güvenlik çemberi eşliğinde kürsüye çıkarak yeminini tamamladı. Gürlek'in ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de benzer koşullar altında yemin ederek görevine resmen başladı.
"EMİR'İN KONUŞMASIYLA BİTMELİYDİ"
Yaşanan olayları "büyük bir üzüntüyle" takip ettiğini belirten Bülent Arınç, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada parlamentonun onuruna vurgu yaptı. Arınç, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik bir yıl önce başlatılan soruşturmalar döneminde de Gürlek'i savunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"CHP, Adalet Bakanı ile alakalı çekincelerini veya eleştirilerini her ortamda yapabilir ancak Cumhurbaşkanımızın iradesi ile bakan olarak atanmış bir insanın ant içmesine fiilen engel olması düşünülemez. Sayın Murat Emir'in konuşması ve itirazlarını dile getirmesiyle bu işin bitmesi gerekirdi."
Meclis Başkanlığı ve 5 dönem milletvekilliği görevlerini hatırlatan Arınç, kürsü işgalinin ve milletvekillerinin yaralanmasıyla sonuçlanan kavganın demokratik teamüllere aykırı olduğunu belirterek, "Fiili saldırı ve kürsü işgali hiçbir zaman onaylanacak bir davranış değildir. CHP böyle bir tabloya sebep olmamalıydı" dedi.
Arınç'ın açıklaması şu şekilde:
"Yaklaşık bir yıl önce yürütülen bazı soruşturmalar ile alâkalı olarak bugün göreve başlayan Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek açıkça hedef gösterilmişti. O dönem konu hakkında görüşlerimi ifade etmiş ve görevi başındaki bir hukuk adamına karşı takınılan tavrın yanlış olduğunu beyan etmiştim.
Bugün TBMM Genel Kurulu'nda yaşananlar bize gösteriyor ki maalesef CHP bu tavrından vazgeçmiş değildir. Kavgaya yol açabilecek düzeyde olan kürsü işgalini ve akabinde gelişen olayları üzüntüyle takip ettim. CHP, Adalet Bakanı ile alâkalı çekincelerini veya eleştirilerini her ortamda yapabilir ancak Cumhurbaşkanımızın iradesi ile bakan olarak atanmış bir insanın ant içmesine fiilen engel olması düşünülemez.
Sayın Murat Emir'in konuşması ve itirazlarını dile getirmesiyle bu işin bitmesi gerekirdi ya da en fazla protesto etmek amacıyla genel kurulu terk edebilirlerdi. Genel kurulu terk etmeden kürsü işgaline kalkışmaları ve sürecin kavga ile neticelenmesi sonucu pek çok milletvekilinin bundan zarar görecek şekilde yaralanmış olmasını meclisimiz adına büyük bir talihsizlik olarak nitelendiriyorum.
TBMM Başkanlığı ve 5 dönem milletvekilliği görevlerinde bulunmuş ve meclisin itibarını yükseltmeyi kendine görev edinmiş biri olarak yaşananları büyük bir üzüntüyle izledim. CHP grubunun bu davranışlarını asla tasvip etmiyorum. Fiili saldırı ve kürsü işgali hiçbir zaman onaylanacak bir davranış değildir. CHP böyle bir tabloya sebep olmamalıydı."