Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Necip CENGİL


Ve Allah İnsanı Yarattı

Necip CENGİL'in yeni yazısı;


 

Necip CENGİL

Ve Allah insanı yarattı…

İnsan cenneti yaşayabileceği öğretilerek yaratıldı; yaratıldığı ve durduğu yer güzeldi; bundan sonra yaşayacağı yerin imarını ve inşasını, iletişim ve ilişkilerini düşünürken örnek alacağı bir yerdi orası… Cennet örnekliği ve cehennem olumsuzluğunu öğrenerek dünya hayatına başlayacaktı. Yaşadığı serüvenle birlikte o hatasızlık yolculuğuna değil, hata yapabileceğinin öğretildiği bir yolculuğa alındı. Hata yapma, düzeltme, özür dileme, teşekkür etme özgürlüğü olan bir varlık olacaktı. Varlığında kötülük ve iyilik birlikte arkadaşlık edecekti. Kendisini tanrılaştırmaya yüz tuttuğunda, yakasına yapışan bir hata, yanlış, eğrilme, kötülük “sen insansın, unutma!” diyecekti. Bu eğitim unutmaması gereken bir süreçti.

Ve Allah insanı yarattı…

Siyah ve beyaz aynı hücreye düştü. Renkler buluştu tek bir hücrede. Diller gelişti aynı hücrede. Allah “diller ve renkler Allah’ın ayetlerindendir” diye öğretti. Hiçbir renk ve dil diğerine üstün değil diye peygamberinin diliyle hakikati insanlığa sundu. Hayata başlarken, kimse ötekine üstünlük taslamasın diye tembihledi insanlığı… Üstünler dünyası değil iyiler dünyasını inşa etmesi gerektiği öğretildi. Çok yalındı öğretilen; iyiler iyidir, kötüler kötü ve sen iyilerden ol, iyilerin çoğalması için çalış!

Oku dendi ona ve “ne okuyacağını sorup durma, yaratılışını oku, hayatı oku, kendini oku” dendi. Üstünlük kibri oluşmasın sende, yaratıldığın maddeye bak da ona gör davran… Öyle ki; sen adı anılmayacak kadar önemsizdin, Allah seni önemsedi. Sen seninle birlikte yaratılanı önemse… Sen sana eş olarak yatılanı önemse; onunla cenneti yaşa! Dışarıdan açılınca kapı, cehenneme değil, cennete açılsın. Birbirinizi önemseyin, değer verin. Yaratılışta size verilen güzelliği, olgunluğu, insanlığı yaşayın. Allah size değer verdi ve yarattı, o halde birbirinizi değersizleştirmeyin.

Sen yanlışa saplanmazsın, ta ki kendini yeterli görüp, ilmin peşini, hayata araştırma gözüyle bakmayı bırakana kadar… Kendini yeterli, başkasına ihtiyacı olmayan, gördüğünde sapmaların başlar. O halde kendini yeterli, müstağni görme! Öğrenmen gereken, hayatta ihtiyaç duyacağın o kadar şey var ki… Asla unutmaman gereken şey; sen tanrı değil insansın ve ne kadar bilirsen bil, ne kadar mal sahibi olursan ol, ne kadar yetkiyle donatılırsan donatıl, sen hep “muhtaç olma” makamındasın! İhtiyaçlarını ise “helal” yoldan temin etmelisin. Haram; öncelikle seni yaratan Allah’ın yapma dediği, biraz daha açarsan; hayata zarar verecek, insana zarar verecek, diğer insanların helal olan haklarını ihlal edecek her şeydir.

Hayatını ibadetle disipline edeceksin. Temizlik bu ibadetin başlangıcıdır. Allah’ı anman ve ona yönelmen, muhtaçlığını dile getirmen bu ibadetlerin eğitimi içindedir. Kötülük içinde olmamayı, kötülüğe karşı mücadeleyi, iyilik yarışını bu ibadetlerle geliştirecek ve disipline edeceksin. Çalmayacak, ticaret yapacaksın. Aldatmayacak ölçüsü belli bir hayat yaşayacaksın. İnsanlığa zararlı değil faydalı faaliyetlerin içinde olacaksın. Haksızlık yapmayacak, haksızlığa fırsat vermeyeceksin. Adil olacaksın.

Bilenlerden olmak için çabalayacaksın zira bilmelisin ki; bilenlerle bilmeyenler bir değildir, bilenler öndedir. Ve yine bileceksin ki; insan ya kötülerdendir, ya iyilerden veya iyilerin öncülerindendir. İyiler iyidir ama sen iyilerin öncülerinden olmanın daha iyi olduğunu da bileceksin. Ve aslında, hayatı insanlığın huzur sahası haline ancak iyiler getirebilir.

İyiler bir araya gelmeli, birbirini ötekileştirmemeli, farklı düşünceler taşısalar bile, farklılıklarıyla birlikte, kendilerini yaratan Allah’ın istediği iyiler cemiyetini oluşturmalı. Böyle bir cemiyet oluşturmaları yetmez; bu cemiyeti diri tutacak, yanlış yapma oranını en aza indirecek ve iyilerden oluşan bir araştırmacı, iyilikle uyarıcı, düzeltici bir ekipleri olmalı. Bu ekip uyarıcı makamda olmalı, gidişi iyi okumalı, yanlışları fark edip, tedbirleri söylemeli.

İyiler cemiyetini oluştururken dikkat etmelisiniz! Yalancılığı bir hayat tarzı haline getirenler iyiler topluluğunda olmamalı… Yağcılar bu toplulukta bulunmamalı. Kaba ve haşin, kırıcı, teşekkür etmesini ve özür dilemesini bilmeyenler, bu toplulukta yer almamalı. Hesap verme duygusu zayıf, kaba kuvvetine saplanmış, insanlarla alay edip duran, aşağılayan kimselerle yürümemelisiniz.

Sözlerinize dikkat etmelisiniz. Birbirinizi iyiler olarak taşıyacak bir üslubunuz olmalı. Kırıp dökmemelisiniz. Üslubunuzla birbirinizi kırıp döken, uzaklaştıran, arabozucu bir iblise dönüşmemelisiniz.

Ve Allah insanı yarattı!

İyiler olarak, hayatı yaşamak, dünyayı imar ve inşa etmek için! Yaratılışı, fıtratı bozmadan, fıtratı bozacak işlere bulaşmadan yaşaması için. Fıtratı bozan işlere girdiğinde hayatın yaşanılamaz hale geleceği kendisine hatırlatılarak!

Şimdi insan, kendisi karar vermeli; yaratılışa uygun mu yoksa aykırı mı yaşıyor?

Fıtri olan, yaratılışa aykırı olmayan hayatı yaşamanın adı İslâm’dır. Merhum Aliya İzzet Begoviç’in özetlediği gibi; İslâm tüm güzel şeylerin ortak adıdır! Çirkinlik ve çirkeften uzaktır. Allah insandan yaratılışta kendisine verdiği hikmeti yaşamasını istiyor. Hesap günü geldiğinde, bunun hesabını soracak.

Ve insan; ya cennetini veya cehennemini inşa etmiş olarak hesap gününe gidecek!

Ve Allah insanı yarattı; O insan insanı tüketsin diye yaratmadı, birlikte hayata katkı sunsunlar istedi.

Bugün insan yaratılışa uygun mu hareket ediyor, hayır! İnsanlar içinde, birbirini tüketmek için değil yaşatmak için uğraşan var mı, evet var! O halde hala umut var!



YAZARLAR