Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


VALİLER, SİYASİLER NEDEN YAPMAZLAR

Ahmet Taş'ın yeni yazısı;


 

Valiler, kaymakamlar devletin atadığı kanun, kural ve maharetlerine göre il ve ilçelerde devlet adına millete hizmet ve idare ulaştıran mülki amirlerdir. Siyasi partiler de başta iktidar ve ona yakın partiler olmak üzere millete hizmet için kurulmuş, onunla yakın diyalog içinde idare ve hizmetlerin kusursuz yürümesi için çalışması gereken kurumlardır.

Valilerde kaymakamlarda halka hizmet etmek için onunla ve yakın mesai arkadaşları ile (Bürokratları, memurları) diyalog, danışma ve dayanışma içinde oldukları müddetçe başarılı olurlar. Devlet ile millet arasında köprü olurlar. Siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatları ile milletvekilleri de halkla halkın temsilcisi sivil toplum kuruluşları ile tanıştıkları, görüştükleri, tüm önyargı ve şahsi ihtirasları kenara bırakarak dayanışma içinde oldukları müddetçe devlet hizmetlerinin zamanında ve adaletle yürümesine katkıda bulunmuş ve halkın teveccühünü ve desteğini kazanmış olurlar.

Son zamanlarda birçok il ve ilçede valilerimizin, kaymakamlarımızın bürokratları ile belli zamanlarda dost meclisi ortamında bir araya gelip onları dinleme, anlama sıkıntı ve taleplerini alıp zaman içinde onları ikna ederek mutlaka liyakat ve kanunları da dikkate alarak çözüm bulma konusunda sıkıntılar yaşandığı kamuoyuna yansımaya başladı. Her şeyi ben bilirim, ben ne dersem o olur, ben devleti temsil ediyorum bürokrat ne anlar, sivil toplum ne anlar anlayışlı idare anlayışı valilerimize de kaymakamlarımıza da asla bir şey kazandırmadığı gibi memlekete zarar verir. Bürokratı, sivil toplumu küstürüp ülkenin ve devletin sahibi olan milletin idareye güvenini sarsar. Bu hale gelmesine hiçbir idarecinin hakkı ve sorumluluğu da olamaz olmamalıdır.

Anayasanın ilgili maddesinde siyasi partiler ister iktidarda ister muhalefette olsun demokratik parlamenter rejimin vazgeçilmez ilkeleridir der. Her siyasi partide milletten destek alarak iktidara gelme ve iktidarını devam ettirerek ülkeye hizmet etmek ister.

Durum bu olması gerekirken ne yazık ki son zamanlarda ister iktidar partisi ister ona destek veren ve uzak duran partiler olsun, il ve ilçe yöneticileri halkın içinden çıkan sivil toplum kurumlarının gündeminden uzak kalmaya sanki partisinin memuru (Halktan ve sivil toplumun değil halkın oy desteğine de ihtiyacı kalmamış) halkla ve sivil toplumla onların dertleri ve kaygıları ile ilgilenmeyen, onlarla tanışmaya, görüşmeye ihtiyacı kalmamış bir hale gelmiş bulunuyorlar.

Olması gereken idare anlayışında valiler, kaymakamlar, bürokratları ve yardımcıları ile bazen de halkın temsilcisi sivil toplum temsilcileri ile idareci refleksini bir kenara bırakarak danışma toplantıları yapsalar idari olaylara onların cephesinden bakmayı bir deneseler taleplerini, fikirlerini alıp kanunlar ve kurallar çerçevesinde değerlendirmeye tutup icraata dökebilseler yanlış mı yapmış olurlar, asla yanlış yapmazlar.

Başta iktidar partisinin il ve ilçe yöneticileri ile milletvekilleri de sadece açılıştan açılışa katılma dışında da sivil toplum temsilcileri ile tüm ön yargılarını bir kenara bırakarak istişari toplantılarda bir araya gelip ülke  ve şehrin meselelerine onların gözü ile bakıp değerlendirmeyi ve bunu idarecilere ulaştırmayı bir deneseler yanlış mı yaparlar., asla yapmazlar. Eğer bunlar yapılabilirse kazanan ülkemiz ve milletimiz olur.  

Halk arasında güzel atasözleri var “Ne ekersen onu biçersin, mahkeme kadıya mülk değil, kubbede hoş bir seda bırakmak gibi” Halkla, sivil toplumla, bürokratı ile dayanışma içinde olamayan vali ve kaymakamlarımız, halkla sivil toplumla tanışmayan, onunla bir araya gelip halleşmeyen siyasi partilerin il ve ilçe yöneticileri, yukarıdaki atasözleri yaşanmışlığın özeti olan sözlerdir. Kubbede bir hoş sada bırakmak sizlere yakışmaz mı, neden kendinize layık görmüyorsunuz.

Selam ve dua ile



YAZARLAR