Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nilüfer Zontul Aktaş


UZAKTAN EĞİTİMDE İMKÂNI OLMAYAN ÇOCUKLARA TABLET İNTERNET HEDİYESİ

Nilüfer Aktaş'ın yeni yazısı;


 

Martın ortasında baharları kalbimize çekip evlerimize kapandık. Neyin ne olacağını bilmeden virüsle mücadele sürecini evlerimizden izledik.

Nice can kaybına üzüntüyle şahit olurken, tedbirlerle kendimizi de korumaya çalıştık, çalışıyoruz. Sokağa çıkma yasakları, ziyaret yasakları, sevinç ve üzüntüleri paylaşamama, evlerde hapis kalmaktan bunalan çocuklara ortam ve gündem oluşturma ve daha önceleri asla tahmin bile edemeyeceğimiz mağduriyetler yaşadık. Sürecin ne zaman biteceğini de bilmeden yaşam içinde yol alıyoruz.

Öğretmen olarak da ilklerle yüz yüze geldik de yüz yüze yapamayacağımız dersleri bir buruklukla kenara koyup, aileleri uzaktan eğitimle tanıştırma, kabullendirme, bilgisayar, tablet internet, akıllı telefon vs. üzerinden etkili olabilecek eğitim yöntemleriyle buluşturduk.

Pandemi sürecinde eğitim-öğretim eksikliğine meydan vermeme gayretiyle ekranlar karşısında yerini aldı öğretmen tatil dönemine kadar. Aslı gibi olması mümkün olmasa da bu boşluğu dolduracak bu yöntemle öğrencileriyle bağını koparmadı.

Beraberinde dijital ortamı, yepyeni bir alanı sınıf olarak kullanma sürecine direkt atandılar öğretmenler.

Hiç kimsenin bunlar ile ilgili daha önceden kafa yormuşluğu yoktu o yüzden direkt diyorum. Kendini bu eğitim alanı içinde bulan öğretmen, çabuk uyum sağladı. Başka bir yol yöntem de yoktu zaten eğitim vereceği. Bakanlığın yönergelerini takip etti. Kendi hayatında oturttu.

Lakin veli penceresinde durum biraz farklı gelişti. Birdenbire oluşan bu hali çok da eğitimden saymadı birçok veli. Birkaç ay bu şekilde idare edilebilir kabulü görse de yaz tatili gelir eylül itibari ile de yeni dönem normal şekilde başlar denildi.

Eylül mü, geldi işte…

Adına şiirler yazılan, çocuklarımıza ad olan ne yakan ne üşüten, sonbaharın da bizim de gözde ayımız. Edebiyat sayfalarında hüzne eş, sevinçler yaşadığımız ay.

 

Eylül içindeki sevinci kenara bırakıp, hüznüyle yola devam ediyoruz şimdi. Okullar kademe kademe açılacak.

İşte bize dokunan nokta ise; korona virüs sebebiyle pandemi süreci devam ederken yeni bir eğitim ihtiyacı kaçınılmaz oldu. Kimi aileye farklı bir külfetti bu.

Canlı derslere bağlanmak istese de tablet, bilgisayar, internet imkânı olmayan yavrularımız vardı. Verilen internetle bağlansa araç gereç yok. Diğer arkadaşları sürekli öğretmen okul iletişiminde yönlendirmelerle imkânları kullanıp gereken bilgiye davranış ve hedefe evinden ulaşacaktı da, bu yavrularımız içinde dört koldan çözümler bulmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Artık defter, kitap, kalem gibi şart duruma gelen internet bilgisayar, tablet eğitimde fırsat eşitliği çabamıza ket vurmadan, imkânı olmayan çocuklara bu desteği sağlamalıyız. Ya her şehrin hayırseveri iş adamı bu işe bir el atmalı veya geçmişte yapıldığı gibi tablet dağıtılmalı. Şu zaman da bu çaba, en anlamlı şekliyle işe yarayacaktır.

Hiçbir öğrenci sadece bu nedenlerle uzaktan eğitim derslerinde yok yazılmamalıdır.

Ahh korona virüs ahh biz Eylül’de şiirler yazıp kurutmalıklar yapıp kışa hazırlanacaktık. Annelerin elinde çocuklara örülen hırkalar, bereler, yelekler okula giderken giymeleri içindi.

Yıldan bir Eylül’ü de feda ediyoruz etmesine de kalan aylar bizim olması temennisiyle okullarımıza kavuşmayı diliyorum.

 



YAZARLAR