Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Aziz DARICI


UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİ

Aziz Darıcı'nın yeni yazısı;


 

"Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur" sözü, bir gerçeğin ifadesidir. Gözün görmediğine, gönül sıcak bakmamaktadır. Araya mesafe girdikçe selam da muhabbette azalmaktadır. Her ne kadar Yılmaz Erdoğan’ın “Vizyontele” filminde belediye başkanının ağzından televizyon için kullanılan “Uzakları yakın edecek” sözü bir gerçeği ifade etse de; dokunmadığın bir elin, sıcaklığını hissedemediğin bir nefesin, özlemini doyasıya koklayarak çıkarmadığın bir hasretin yerini hiçbir araç alamamaktadır.

Dünya covid-19 virüsün yayılmasıyla birlikte ciddi bir ekonomik ve sosyal krize girdi. Ülkeler hem insan sağlığı için çaba sarf ederken; hem de gelecekte yaşanılacak sıkıntılar için hamle yapmaktadırlar. İktidarlar ekonomi kaygının ön planda olduğu bu süreci sağlıklı atlatmak için çeşitli önlemlerini almaktadırlar. Ülkelerin sağlık sistemleri bu pandemi dönemiyle birlikte ciddi bir sınav vermektedir. Tabiri caizse onlarda yaşam savaşının içinde hayat mücadelesi vermektedirler. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmaları, fedakârlıkları takdire değerdir. Ciddi risklerin olduğu bir ortamda görev yapmak, kolay bir psikolojik süreç değildir. Hele ki bulaştırma riskine karşı ailesinden uzak olma durumu, yaraya tuz-biber basmak misalidir. Çoluk-çocuğuna sarılmadan dinlenmenin keyfi kaçıyor. Hasretin demi daha da çoğalmaktadır. İnsanın yüreğine taş konmaktadır. Birbirinden ırakken, sevgi sözcükleri anlamsız kalmaktadır.

Bu durum yeni başlayan eğitim sistemimiz içinde geçerlidir. Eğitim sistemimiz de pandemi dönemiyle beraber uzaktan eğitime geçildi. 2020 Mart ayında başlayan ve 21 Eylül itibariyle  (1.Sınıf ve Anasınıfı kısmi hariç) yeni dönem itibariyle uzaktan eğitim sistemiyle devam edilmektedir. Teknolojik gelişmelerin sağladığı avantajlar, gelecekteki süreçlerin çıkaracağı durumlara karşı hazırlık, yeni eğitim sistemi anlayışı gibi konuların gündeme taşındığı bu süreçte, eğitimin asli unsurları olan “öğretmen ve öğrenciler” için ciddi manada sıkıntılara yol açmaktadır. Bu süreçte öğretmen ve öğrenciler için üretilen kısmi çözümler hiçbir anlam ifade etmemektedir. Zorunluluktan doğan bu durumun süreci uzadıkça, öğretmen ve öğrenciler okuldan ırak oldukça sorunsallığın daha da arttığı görülmektedir.

Uzaktan eğitime erişim, uzaktan eğitimin internet üzerinden verildiği Eba’ya erişimdeki alt yapı eksikliği, velilerin sosyoekonomik durumu, internete erişimi sağlayacak teknolojik araçlardan yoksunluk, velilerle sağlıklı iletişim, pandemi sürecinin yarattığı psikolojik durum vb. konular, uzaktan eğitiminden istenilen verimin alınmasındaki engeller olarak durmaktadır. Canlı derslerdeki katılım oranları, Eba’ya girişte yaşanılan sıkıntılar, canlı dersteki öğretmen ve öğrenci motivasyonu, canlı ders süreleri, ders sırasındaki öğrenciden alınan dönütler vb. konular, öğretmen ve öğrenciler için ciddi bir baskıya evrilmektedir. Eğitim kalitesi üzerinden öğretmen performansının sürekli tartışıldığı ülkemizde, uzaktan eğimde yapılan fedakârlıklar maalesef görülmemektedir. Sürecin verimsizliğini idareci ve öğretmenlere kesilme durumu, ciddi manada eğitim camiasını rahatsız etmektedir.

Yani, uzaktan olmuyor… Yakınlaşmak, yüz yüze canlı derse geçmek gerekmektedir. Sağlığın öncelikli bir konu olduğu aşikârdır. Fakat sağlıklı ve güvenli sınıf ortamında işlenecek bir ders saati, uzaktan eğitimle işlenen bir ders saatinden kat be kat daha verimli ve faydalıdır.  Öğrenci öğretmenin gözüne bakmadan, öğretmen öğrencinin gönlüne dokunmadan, öğretmen ve öğrenci okuluna-sınıfına gelmeden yapılan eğitimden bir verim alınamamaktadır. Şartları müsait olan yerlerde bir günde olsa tüm sınıfların gruplar halinde, okulda öğretmenlerin öğrencilerle belli saatlerde yüz yüze eğitime geçmeleri gerekir.  Hükümete-tüm kesimlere-topluma düşen görev biran önce sağlıklı ortamlar oluşturarak; öğretmen ve öğrencileri yüz yüze eğitim için okulda buluşturmaktır. Yoksa uzaktan eğitim sırasında yaşanılan sorunlar, yaşanılan stres, oluşan belirsizlik var olan ruh sağlığımızı da bozacaktır.

Süreç sancılı… Lakin eğitimde oluşan durum eğitimciler açısından daha da sancılı geçmektedir. Canlı dersi oluşturan öğretmenlerin, canlı ders saati gelince derse giriş yapamamanın yarattığı ruh haline şahit olmaktayız. Öğretmenin canlı derse bağlanmasını bekleyen ve zamanı bilgisayar başında geçen bir öğrencinin halini görmekteyiz. Yarım saat geçtiğinde canlı dersi sistemsel hatadan dolayı kaçıran öğretmen ve öğrenciler için uzaktan eğitimin bir anlamı da kalmamaktadır. Elbette “Hiç, yoktan iyidir”. Lakin hiçlikte yokluğa en yakın olandır. Vesselam.



YAZARLAR