Prof. Dr. Bilal SAMBUR


UMUTSUZ GENÇLİK, KOZMETİK GENÇLİK

Yazarımız Bilal SAMBUR'UN "KONUYA DAİR" ANALİZİ...


En çok üzerine yazılan konuların başında gençlik gelmektedir. Gençlik üzerine  çok yazılmasına rağmen, en az  anlaşılan kesimin gençler olduğunu söyleyebiliriz. Anlaşılamamaktan en çok şikayet edenlerin çoğunlukla gençler olduğunu söyleyebiliriz. Gençleri ve gençliği anlamak zor bir çabadır. Bütün zorluğuna rağmen, gençleri ve gençliği anlamaya çalışmaktan vazgeçmemek lazımdır. Gençlik anlaşılmadan, insanlığın en dinamik ve verimli boyutu anlaşılamaz.Gençlik olgusunu anlamak için  bilgiye, okumaya, araştırmaya ve düşünmeye çok ihtiyaç vardır. Basma kalıp  ifadelerin gençliği anlamaya yeteceğini düşünmek, büyük bir yanılsamadır. Gençlik, canlı, dinamik, değişken ve çok kompleks bir olgu ve tecrübedir. Gençler, kendilerini anlmaya çalışan insanlara çok ihtiyaç duymaktadırlar.

Gençlik ve  dinamizm kelimeleri  içiçe olarak kullanılmaktadır. Gençliğin dinamizm ve yenilikçilik demek olduğunun sürekli olarak tekrar edildiği günümüzde gençliğin edilgenleştirilmesi için her türlü çaba  sarf edilmektedir. Günümüzde gençliğin  sadece adı vardır, kendisi yoktur. Gençliğin durağanlaştırldığı ve nesneleştirildiği bir dönemden geçmekteyiz. Her türlü teknolojik imkanın kullanılarak gençliğin durağanlaştırılması ve nesneleştirilmesi gençliğin sonu olarak ifade edebileceğimiz bir durumla bizi karşı karşıya  getirebilir. Dünya nüfusunun yaşlanması olgusunu, büyük ölçüde gençliğin nesneleştirilmesinin  önemli sonuçlarından biri olarak değerlendirebiliriz.Gençliği dışarıdan müdahalelerle nesneleştirmeden ve mekanikleştirmeden, onun doğal  hali içinde anlamlandırılması gerekmektedir. Gençlik, insanlığımızın büyüyüp geliştiği dinamik bir arayış dönemi ve tecrübesi olarak anlamlandırılmalıdır.

Gençlik, heveslerin tatmin edildiği yegane dönem olarak kurgulanmaktadır. Güç, şehvet, şöhret, maddiyat, makam ve etkileyicilik gibi arzuların tatmini için gençlik dönemi hoyratça tüketilmektedir. Gençlik döneminin  çılgınca ve akıl dışı  bir şekilde tüketilmesi yerine gençliğin akıl, verimlilik ve ahlak çerçevesinde  inşa edilmesi gerekmektedir. Genç, aklını işlevsel bir şekilde faal hale getirendr. Aklı faal olmayanın genç olması mümkün değildir. Gençin, deli bir kana değil, akıllı bir beyne ihtiyacı vadır. Gençliğin akla yabancılaştırılması, bilimin, sanatın ve felsefenin gelişiminin önünde engel oluşturmaktadır. Felsefe, sanat ve bilim alanlarında gelişme sağlamanın yolu, genç akıllardan ve hayallerden geçmektedir. Gençlerini akılla donatmayan toplumlarda zengin insani tecrübeler ortaya çıkmadığı gibi, bu toplumların kültür, edebiyat, sanat, siyaset, felsefe, tarih ve antroploji gibi alanlarda sahici anlamda gelişim göstermesi imkansız gözükmektedir.

Gençliğin dinamzmi, genellikle geçliğin şiddete kanalizasyonu şeklinde gençlik istismarı diyebileceğimiz bir durumla bizi karşı karşıya bırakmaktadır. Gençlik, şiddetle kendisini besleyen değildir. Şiddet, genç olmanın olmazsa olmazı  değildir. Genç, şiddete doğuştan değil, şiddeti kültürden ve toplumdan daha sonra öğrenmektedir. Gençlik şiddeti öğrendiği gibi, barışı da öğrenebilir. Genç, barışı öğrendikçe insanlara yaklaşabilir,  insanlarla gerçek ilişkiler kurabilir.

Modern  dünyada gençler, bilginin, çalışmanın, emeğin, tevazunun  ve sorumlu olmanın  değerini unutmuş gözükmektedirler. Ellerindeki cep telefonlarının veya bilgisayarların tuşlarına basarak gençler, çok kısa sürede  istedikleri her şeyi elde edebilecekleri gerçekten kopuk bir dünyaya hapsedilmişlerdir Pahalı cep telefonları, marka elbiseler ve ayakkabılar,  dolgun maaşa sahip bir işte çalışmak,  güzel ve hızlı bir arabaya binmek, gençlerin sahip olmak için hayallerini ve enerjilerini  harcadıkları şeylerdir.Ahlak ve aklın önemsizleşip bu nesnelere ulaşmanın en yüksek değer haline geldiği günümüzde gençler, şiddet, cinayet, kirli işler dahil her şeye yönlendirilebilmektedirler.

Gençler, olabildiğince  kendilerini görünür kılmaya, hiçbir şey yapmadan kendilerini  görünür kılmanın yeterli olacağı yanılsamasına sürüklenmektedirler. Gençler, CV’lerine  çok sayıda sertifika ve belge sokmanın kendi yeterliliklerini ispat etmeye yeteceğini düşünmektedirler. Gençler arasında sertifika ve diploma yarışı vardır.Umutlarını ve hedeflerini yitirmiş olmanın sonucu olarak suni konularla ve faaliyetlerle kendisini tüketen buharlaşan kozmetik bir gençlğin ortaya çıkışı sorunu,  sahici anlamda ciddi bir insani krizle karşı karşıya olduğumuz anlamına gelmektedir.

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR