Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Beşir İSLAMOĞLU


TOPLUMSAL HELAKİN SEBEBİ İNANÇSIZLIK DEĞİL, İFSATTIR 

Beşir İSLAMOĞLU'nun Yazısı;


İfsat; ıslahın zıddıdır; meşru düzeni bozmak, karışıklık çıkarmak ve zarara uğratmak demektir. 

Tabiattaki düzeni bozmak bir ifsat eylemi olduğu gibi, toplumun meşru düzenini ve hatta insan fıtratını bozan her türlü eylem de ifsattır. İslam fıkhında buna ahlaksızlık denilir. 

Yani topluma yönelik bozucu eylemler olan kital, zina, fuhuş, uyuşturucu, sarhoşluk, azgınlık, yaralama, gasb, çalma, yalan, iftira, gıybet, kin, öfke, hırs, israf, asabiyet gibi haksızlıklar, ahlaksızlık diye isimlendirilir ve bunların her biri ifsat sebebidir.

 

Bilindiği gibi insanların, hem kendilerini yaratan Allah’a karşı, hem de yaratılanlara karşı görev ve sorumlulukları vardır. Allah’a karşı sorumlulukları inançlı olmak ve inanca bağlı olarak namaz ve niyazda bulunmaktır. 

 

Allah’a karşı olan görev ve sorumlulukların cezai karşılığı ahirette olacaktır. Yani inkar edenler, şirk koşanlar, namaz ve niyazdan uzak duranlar ahirette Allah’a hesabını vereceklerdir. 

Yartılanlara karşı görev ve sorumluluklarımız da her varlığın hakkını adaletle korumaktır. Başta insan olmak üzere hiçbir varlığa zulüm etmemek, özgürce yaşamalarına imkan sağlamak temel görevimizdir. Bu görevini yerine getirmeyip zulmeden kişiler, hem bu dünyada hem de ahirette yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.

 

 Allah’ın kitabı Kur’an’a başvurduğumuzda helak edilmiş toplumların tümünün ifsat/zulüm etmekten helak edildiğini görürüz. Nuh, Hud, Salih, İbrahim, Lut, Musa gibi resullerin mücadeleleri hep ifsat eden zalimlere karşı olmuştur. Resuller ifsat eden zalimlerle baş edemeyince Allah’tan yardım istediler; Allah da müfsitleri/bozguncuları helak ettti.

 

Allah, kendi hukuku olan inanma, şirk koşmama ve ibadet etme konusunda insanları uyarır; ancak uyarıları dikkate almayanları helak etmez. Dünyadaki rızıklarını kesmez. “Dileyen inansın, dileyen inkar etsin” buyurarak inanma özgürlüğü tanır. Hesaplarını ahirete görür; ancak başkalarının hak ve hukukunu çiğneyenleri, birbirlerine karşı haksızlık edenleri bu dünyada helak edebilir. 

 

Toplumsal helakin sebebi, Allah’ın hukukunu çiğnemek (inançsızlık) değil, başta insan olmak üzere yaratılanların hukukunu çiğnemektir. Başkalarının hukukunu çiğnemedikçe, meşru düzeni bozmadıkça, bozgunculuk yapmadıkça Allah toplumsal helaki gerçekleştirmez.

 

Mesela, Allah’ın evi olan Kabeyi müşrikler putlarla doldurdukları halde, onları toplu olarak helak etmedi; ancak Kabe’yi yıkmaya kalkışan Ebrehe ve ordusunu helak etti; zira Kabenin yıkılması inanç özgürlüğü kapsamına girmekteydi ve bozgunculuktu. Bu yüzden Allah, şirk koşanları değil, onu yıkmaya gelen Ebrehe’yi helak etti.

 

“Allah, bozgunculuk yapmadıkları sürece bir toplumu sırf çarpık inançları yüzünden helak etmez.” (Hud 117)

 

Evet Allah, insanların tabiatı korumalarını, yaratılanlara zarar vermemeyi, onları sahiplenmeyi, sulhtan yana olmayı, salihat (yararlı olanı) işlemeyi, tayyibatı tercih etmeyi istemektedir. Bu mesajlara kulak verenleri “Muhsin” ad ederek ödüllendirecektir. Kulak vermeyip isyan edenleri de “müfsit” kabul ederek cezalandıracaktır.

 

Muhsin olmak için çaba gösterenlere ne mutlu!

 

Selam ve muhabbetlerimle….

Beşir İSLAMOĞLU/29.05.20



YAZARLAR