Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Mehmet BEYHAN


Tarihi bir süreçten geçiyoruz

Yazarımız Mehmet BEYHAN'IN 'YENİ' YAZISI...


Corona Virüsünün neden olduğu dünya çapında yaşanan hastalıkla ilgili olarak birçok komplo teorileri yazılıp çiziliyor. Bu komplolar doğru mu değil mi, tutar mı tutmaz mı, bilinmez ama bilinen bir gerçek var ki, insanlığın büyük bir felaketle karşı karşıya olduğu tarihi bir süreçten geçiyoruz.

Rahmetli babam derdi ki: ‘’haddini bilen kendini bilir’’ Françis Fukuyama 1992 yılında yazdığı kitabına şu ismi vermişti: ‘’Tarihin sonu ve son insan’’ Kitap özetle şunu diyordu bize; liberalizm insanlığın uzun soluklu gelişme sürecinde ulaştığı son aşamadır. Ekonomik, siyasi, sosyolojik, kültürel olarak karşı konulmaz gücü üretmeye ve örgütlemeye muktedirdir.

Sovyetlerin çökmesinin vermiş olduğu zafer sarhoşluğuyla büyük bir yanılgı ve kibre kapılan Fukuyama, jeopolitik dengelerin değişmesinin yanı sıra küçücük bir virüs karşısında nasıl çaresiz kalındığına tüm dünya ile birlikte şahit olmuş oldu.

Tarihin öznesi insandır, konusu ise, insan davranışları ve tabiat olaylarıdır. Ancak insan ve tabiatın üstünde de Allah’ın iradesi vardır. Karl Jaspers Felsefeye Giriş kitabında: ‘’Tarih, insanlığın en geniş ufkunu gösterir’’ ifadesiyle geçmişten devam edip gelen değerlerle hayatımızı temellendirdiğimizi söylemektedir. Tarih, sadece geçmişte olup biten olayların aktarımı değil, aynı zamanda sonuçları itibariyle hâlâ devam etmektedir.

Gelin olaylara tarihin geniş aynasından bakarak mevcut durumun bizi esir almasına izin vermeyelim. Dün yaşadıklarımız bugüne intikal etti, bugün yaşadıklarımız da yarına intikal edip ilerleyecektir.

Herkesin gücü nispetinde alacağı sorumluluk bu zor tarihsel süreci kolaylaştıracaktır. Özellikle bu ülkenin kaynaklarından en çok istifade eden TÜSİAD gibi en büyük kuruluşlardan orta ve küçük boy işletmelere kadar herkesin yapacağı fedakârlıklar önemli olacaktır.

Sağlık çalışanlarının ortaya koyduğu performans, tedarik zinciriyle desteklenmelidir. Gerekli koruma tedbirleri alınarak ekonominin çarklarının dönmesi mutlaka sağlanmalıdır.

Böyle olağanüstü dönemlerde ortaya koyacağımız dayanışma ve paylaşma örnekleri, hem toplumsal yapımızın güçlenmesine neden olacak, hem de insanlığın unuttuğu erdem ve fazilet gibi değerleri yeniden hatırlatmış olacağız.

İlk insanla başlayıp devam eden tarihsel çizgide iyi ile kötünün mücadelesi hep devam etmiştir. Kötülüğün safında yer alanların en zayıf olduğu dönem, zor dönemlerdir.

Almanya’nın satın aldığı maskelerin Kenya’da çalınması, Yunanistan’ın satın aldığı tanı kitlerin, başka bir ülke tarafından gasp edilmiş olması, bize kötülerin ne kadar zayıf olduğu gerçeğini net gösteren somut örneklerdir. Akıl ve vicdana uygun hareket eden iyiler ise, şartlar ne olursa olsun iyilikten asla ayrılmazlar.

Ancak Mustafa Kutlu ‘’Kalbin sesi’’ kitabında iyileri şöyle uyarır: ‘’Yine de gün gelir hakikate giden yola barikatlar kurulur. Bu defa sorulan şudur: ‘’Ne yapmalı?’’

Önce niyet edeceğiz, ardından kalbin sesine uyarak sonsuzluğa yöneleceğiz. Üç hâkimin hükmünde hata aranmaz: Kalbin, kaderin, ölümün’’ Tarihi bir süreçten geçerken, kötüler kötülüğünü gösterdiler. Şimdi sıra iyilerin bütün bir insanlık ailesi için, hatta bütün bir âlem için iyiliği kuşanıp sonsuzluğa yöneldiğini gösterme zamanıdır.

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR