Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Mehmet BEYHAN


Suriye’de sömürgeciler sorunu

Yazarımız Mehmet BEYHAN'IN 'YENİ' YAZISI...


Esad rejimi ve destekçilerinin işlediği toplu katliamların, ortadan kaybolmuş anne-babaların ve çocukların korkunç görüntülerini tüm dünya izliyor.

Uluslararası hukuk kavramı kitaplarda yer alsa da, gerçekte sömürgeciliğin yayılmasına devamlı aracılık etmiştir. ABD’nin IŞİD’i bahane edip Suriye’deki petrol kuyularının üstüne oturduğu gibi.

Sömürgeciler Suriye’de IŞİD terör örgütünün işlediği vahşetleri dünyaya servis edip hem kendi cinayetlerinin üstünü örttüler hem de IŞİD üzerinden inançlı insanlara karşı nefreti besleyip büyüttüler. Diğer taraftan da PKK terör örgütünün işlediği cinayetleri, tecavüzleri, küçücük çocukların eline verdikleri silahları görmemezlikten geldiler. Hatta onları birer kahraman gibi göstermeye çalıştılar.

Rejimin ve terör örgütlerinin Suriye’de yaptıkları tek iş ölümdür. Onları ölüme ve öldürmeye sürenler için ölen her bir kişi, sadece onların çıkarları için harcanmıştır. Rejim ve terör örgütlerinin safında yer alanlar bir düşünüp: ‘’Biz ne adına öldürüyor veya ölüyoruz?’’ diye sorsalar belki de Suriye’de esas sorunun kaynağında sömürgecilerin olduğunu göreceklerdir.

Demek ki, sorunun temelinde sömürgecilerin çıkarları olsa da, bir de onların kötü çıkarlarına alet olup harcanan veya harcanmayı bekleyenlerin düşünememe sorunu da vardır. Çünkü içine düştükleri çukurdan kafalarını bir kaldırıp bakabilselerdi, rejimin ipinin Rusya’nın elinde, terör örgütlerinin ipinin de ABD’nin elinde olduğunu göreceklerdi. Bunların ikisi de sömürgeci değil midir? Bunların çıkarlarına hizmet etmek için hayatlarını feda etmeye değer mi?

Yeri gelmişken ‘’Türkiye’nin ne işi var Suriye’de?’’ diyen dış güçlere ve onların içimizdeki uzantılarının etkisinde kalmış iyi niyetli vatandaşlarımıza şu hususu hatırlatmak isterim; ahlâken gerekli olan her mücadele haklı bir mücadeledir.

Türkiye ve İran başta olmak üzere bütün bölge ülkelerin siyasi bağımsızlığı, toplumsal özgürlüğü ve en önemlisi yaşama hakkı tehdit altındadır. Bütün bu değerleri savunan Türkiye’nin mücadelesi haklı bir mücadeledir.

Türkiye; savaşa karşı barışı, zulme karşı adaleti, esarete karşı bağımsızlığı, zorbalara karşı mazlumları, kargaşaya karşı huzuru, düşmanlığa karşı kardeşliği, bölünmeye karşı bütünlüğü, nefrete karşı sevgiyi, kötülüğe karşı iyiliği, acımasızlığa karşı merhameti savunuyor. Her kim bu soylu değerler uğrunda mücadele ederse o şahittir ve bu uğurda ölürse şehsiittir.

Bugün Suriye’de iyilerle kötülerin mücadelesi sürmektedir. Kötülerin temsilcileri; Suriye’de sorunların kaynağı olan sömürgeciler ve onların çıkarları için harcanan veya harcanmaya müsait olanlardır. İyilerin temsilcileri ise; Türkiye’nin şahsında onlara karşı canıyla, malıyla, dualarıyla mücadele eden fazilet ve erdem sahibi bütün insanlık ailesidir.

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR