Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Necip CENGİL


Söz Bitmez

Yazarımız Necip Cengil'in, Özgün İrade Dergisi 2020 Aralık (200.) Sayısında yayımlanan yazısı..


Hayat devam ettikçe söz bitmez; bu hayata veda edenin de, eğer güzel sözler miras bırakmışsa sözü devam eder. Önemli olan güzel sözler, hayata her daim katkısı olan işler miras bırakmaktır. Bizler tüm söylediklerimizi Allah'ın yarattığı kelimelerle söyleriz ve “denizler mürekkep olsa denizler tükenir Allah’ın kelimeleri tükenmez” zenginliğiyle sözlerimiz hayata değer. Ya da böyle olmalı; Allah’ın öğrettiği kelimeleri israf etmeden, kıymetini bilerek, insanlığa fayda ikliminde değerlendirerek hüsnü amelimize şahit eylemeliyiz. İşlerimiz ve sözlerimiz birbirinin aleyhine şahitlik etmemeli!

“Bilmiyordun öğrettik” der bizi yaratan. Şaşkındın sana yolu dosdoğru kıldık, der. Sana verdiğimiz her ne zenginlik varsa, onu temaşa ederken “maşallah” “bu Allah’ın dilemesiyledir, ben onun divanına durdum, yalvardım, O bana ikram etti” demelisin diye öğretir. Allah bize kalemi ikram etti, hitabeti ikram etti, bunları değerlendirecek aklı ikram etti. Biz hidayeti, imanı talep ettik onu bize kolaylaştırdı. Söyleyeceğimizi ilim, akıl ve teslimiyet süzgecinden geçirerek söylemeyi öğrendik. O’nun resulü “sizin hayırlınız insanlığa faydalı olandır” dedi ve bu faydaya şahit olmaya gayret ettik. İrademizi yaratılış özgünlüğünde faydaya hizmet ettirmek için çaba sarf ettik.

Yanıldığımız oldu, eksik izahlarımız oldu lakin güzel şeyler için çıktığımız yolda bilerek ve isteyerek yanlışı beslememeye çalıştık zira böyle öğrenmiştik. Bizden, söylediklerimizden dolayı kimse sapmasın aksine düşünsün, analiz etsin, körü körüne kimsenin peşine düşmesin istedik. Söylediklerimizi düşünmeye vesile eyleyenler oldu, kelimelerimizden kendileri adına öfke büyütenler oldu, her şeye rağmen büyüklerimizin bize öğrettiği “iyi yapan kendine, kötü yapan kendine” diyerek yola devam ettik. Düşünmenin, tefekkürün mahsulü olan söz ve yazı ile cehennemi değil cenneti besleyecek ürünler için çabaladık. Allah bize "Yerleştikleri yerlerden (evlerden, iş yerlerinden, makamlarından) çalım satarak, gösterişle, insanlara üstten bakarak çıkıp, insanları Allah'tan uzaklaştıranlar gibi yapmayın! Allah yaptıklarınızın neye yol açtığını, yol açacağını bilir!" diyordu, söz ve kelimeleri Allah’a yaklaştıran vesileler kılmaya çalıştık.

Yazdıklarımıza üstten bakarak yaklaşanlar oldu belki fakat arayıp özellikle teşekkür edenler, dua edenlerin varlığı bizi motive etti. Söz söylemenin, yazıya dökmenin zor zamanlarında, bize ikram edileni ikram etmek için elimizden geleni amel eyledik. Düşünerek yazdık, yazdıkça düşündük, tefekkür her yazıda yeni kapılar açtı, “kapılardan tevazu ile girerek” mümbit bir iklim oluşturmanın yollarını aradık. “Her şeyi bilenler, ne söylerseniz söyleyin, ne yazarsanız yazın dönüp dudak bükerler” bunu biliyorduk, fakat bir şeyi okurken “acaba bana ne diyor” diye okumayı öğrendiğimiz için yazdıklarımıza da böyle bakanlar olur, düşünce; hayata ortak bir akılla güzellikler ikram etmiş olur diye devam ettik.

Geldiğimiz noktada, her bir basamağın tecrübesi var. Tecrübe kolay elde edilmez diye öğrendiğimiz için tecrübelerimizi de ikram etmenin çabasında olduk. Her nesil kendi tecrübesini oluşturur denir lakin bizden sonraki nesil kendi tecrübesini oluştururken bizim tecrübelerimizden istifade eder diye umuyor ve bekliyoruz.

Belki her sayısına olmasa da, çok az sayısı hariç Özgün İrade dergisine yazılarımızı yetiştirmeye çalıştık. Umarım faydası ziyade olmuştur ve daha da olur. İkramımız itibar görmüştür ve görür. Dergiler yayın hayatına başlar, kapanır fakat söz hep vardır, bitmez.

Karanlığı gördük çıra olmaya çalıştık.

Dilerim aydınlığa katkımız olmuştur.

 



YAZARLAR