Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


SÖYLEMİMİZ EYLEMİMİZE UYUYOR MU?

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


İnsan hayatında erdemli olmak, özü sözü bir olmak, söylemi ile eylemi uyum içinde olmak aklıselim insanlarda kabul gören, takdir edilen davranışlardır.

Söylediğini yapmamak, sözünü yerine getirmemek, iddiasının arkasında durmamak, özde değil sözde vaat ve iddialarda bulunmak ve buna benzer davranışlar ise dinen yanlış, örfen hoş karşılanmayan, insani olarak da etik olmayan davranışlardır.

Ülkemizde 2 yılı aşkın bir süredir devam eden korona salgını döneminde devlet vatandaşını korumak amaçlı birçok tedbirler aldı, yürürlüğe koydu. Bunları yaparken Sağlık Bakanı kontrolünde oluşturulan bilim kurulunun tavsiyelerini esas aldı. Bu süreçte tıp otoritelerince alınan tedbirlerin hastalığın ortadan kaldırılmasında etkili olmadığını iddia eden kesimlerde ortaya çıktı.

Korona’dan kurtulmak için uygulamaya konan tedbirlerden biri de aşı uygulamasıdır. Önce Çin daha sonra Alman, son olarak da yerli aşılar devriye konarak hastalığın bulaşmasını ve yaygınlaşmasını önleme çalışması başlatıldı. Önce 65 yaş üzeri insanımıza uygulanan aşıilerleyen zaman içinde yaşı daha genç olanlara ve birkaç doz uygulanmaya başlandı. Resmi haber kanalları ve bağımsız haber kaynaklarında aşı olmayanların daha çabuk hasta oldukları ve bulaştırma riski taşıdıkları duyurulmaya başlandı.

Cumhurbaşkanının da katıldığı bir tv programında duyurduğu gibi aşı olmak mecburi değildi ve aşı olmayanlara hukuki bir yaptırım yapılamaz ve onlar kanuni haklarından mahrum bırakılamazdı. Onlar ikna edilmeye çalışılabilir ama zorlama yapılamaz ve hak mahrumiyetine maruz bırakılamazdı.

Tüm bunlara rağmen son haftalarda bazı vali ve kaymakamların aşı olmayan kamu görevlileri hakkında soruşturma açacağını söylemesi, şehirlerarası toplu taşıma araçları ve uçak ile yolculuk yapacaklardan test sonuç belgesi istenmesi, öğretmenlerden haftada 2 defa korona test sonucu istenmesi ne yazık ki devletin kanunlardan doğan hakları kısıtlamayacağız diye söz vermesine rağmen kısıtladığını gösteriyor.

Yani sözle eylemin uyuşmadığını ortaya koymuş oluyor. Bu konuda çekilen sıkıntılar ve yaşananlar her gün kamuoyunda duyulmaya devam ediyor.

Umarım yetkililer durumun farkındadırlar ve olaya aklıselim ile hiçbir vatandaşı mağdur etmeden temel insan haklarını da yok etmeden bir çözüm bulurlar.

Selam ve dua ile



YAZARLAR