Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Adil AKKOYUNLU


Sorumluluk Bilinci

Yazarımız Adil Akkoyunlu'nun, Özgün İrade Dergisi 2020 Aralık (200.) Sayısında yayımlanan yazısı..


Müslümanı Müslüman yapan; sorumluluk bilincidir.

Dahası; insanı insan yapan da; sorumluluk bilincidir.

Müslüman; sorumluluğunun bilincinde olan insandır.

Şöyle de diyebiliriz: Sorumluluğunun bilincinde olan insan; Müslümandır.[1]

Sorumludur insan.

Bütün fiillerinden…[2]

“Başıboş bırakılacağını mı sanıyor insanoğlu?”[3]

Hayır. Başıboş değil.

Allah, yarattı ve sorumluluk yükledi. Hayvanlar sorumlu tutulmayacak yaptıklarından ve yapmadıklarından.

Örneğin; neden namaz kılmadığı, ahlaki kurallara uymadığı, haksızlık yaptığı, zulmettiği sorulmayacak. Hayvan onlar.

İnsan sorumlu.

Kulak, göz, gönül sorumlu yaptıklarından.[4]

El sorumlu, ayak sorumlu, dil sorumlu…

Gücünün yettiği her şeyden sorumlu insan.[5]

Kutlu Nebi (as): “Allah Teâlâ, ümmetimden hata, unutma ve zorlanma(nın sorumluğunu ve günahını) affetmiştir.” buyuruyor.[6] Onlar sorumlu değil yaptıklarından.

Bir de; “Kalem, çocuktan, deliden ve uyuyandan kaldırılmıştır.”[7] Onlar da sorumlu değil. Muaftırlar yapıp ettiklerinden.

Rüşte ermiş, aklını kullanacak durumda olan her insan sorumludur.Aklını kullanacak[l1]  durumda olup da, kullanmayanlar da sorumludur. Kulları aklını kullansınlar diye Kur’an’da sürekli uyarıyor Yaratıcımız.

            İnandıklarından ve düşündüklerinden de sorumlu Âdemoğlu.

Kime kulluk ettiğinden, ömründen, emanetlerinden, ahitlerinden sorumlu.[8]

Sevdiklerinden, sevmediklerinden; tercihlerinden sorumlu.Kime dost, kime düşman olduğundan sorulacak.

Bir de gözetimi altındakilerden sorumlu Âdemoğlu:“Hepiniz gözetleyicisiniz ve gözetiminiz altındakilerden sorumlusunuz.” buyuruyor kutlu Önderimiz (as).[9]

            “Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi yakacağı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz.”[10] ayeti inince, Hz. Ömer (ra), Resulullah’a sordu: “Kendimizi korumaya çalışıyoruz fakat aile halkını nasıl koruyalım?” Peygamber (as) şöyle buyurdu:“Allah'ın size yasakladığı şeyleri, siz de onlara yasaklayın. (Helali haramı öğretin, anlatın.) Allah'ın size emrettiği şeyleri (siz de) onlara emredin.”

Sadece duyurmakla, bildirmekle, yani tebliğ etmekle sorumlu.[11] Zor ve zorbalık yasak İslam’da.[12] Bildirince, kalkar sorumluluğu. Kimse kimsenin günahını üstlenmeyecek.

Bazen söylerler: “Babasının yaptığını, çocuğu çekiyor.” diye. Suç ortağı değilse; çocuk, babanın günahının cezasını çekmez. Ne dünyada ne de ahirette.

Peygamberimiz (as): “Babanın suçundan evladı sorumlu değildir. Baba da, oğlunun suçundan sorumlu tutulmaz.” buyuruyor.[13]

Sorumluğunun bilincinde olmayanlardan, sorumlu tutulmayacak hiç kimse. Herkes kendinden sorumlu. “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.”[14] “Doğrusu biz seni Hak (Kur'an) ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen,cehennemliklerden sorumlu değilsin.”[15]

“Her insan kendi kazandığından sorumludur.”[16], “Herkese kazandığının karşılığı verilir.”[17]

“Kim, zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür, kim de zerre ağırlığınca bir şer (kötülük) işlerse, o da onu görür.”[18] Yani herkesin yapıp ettiği kendine. Herkes, ektiğini biçer.

“O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğratılmaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız.”[19]

“Her insanın boynuna kendi yapıp işlediklerini dolarız.” buyuruyor Rabbimiz. [20]

Zaman, ateş gibi; sürekli yiyip bitiriyor ömrü. Günah işleyerek ateşe odun taşımak şurada kalsın; boş işlerle de uğraşmaz; yangında ilk kurtarılması gerekene vakit harcar Müslüman.Hesabını veremeyeceği,pişman olacağı işi yapmaz. Kârı - zararı hesaplayarak, bilerek, düşünerek bilinçli olarak yapar her yaptığını. 

İbadetlerde niyet de budur. Ne yaptığının şuurunda olmaktır niyet. Niyetsiz / şuursuz ibadet olmaz. Kulun yüzüne çarpıyor Rabbimiz, bilinçsizce (Ne yaptığını bilmeden) gaflet içinde, görünüşten / gösterişten ibaret olan ibadetleri.[21]

Müslüman, yaptığı bütün işlerde Allah’ın rızasını gözetir. Yapacağı ve yapmayacağı işleri ona göre belirler. Vahyin ışığında araştırır, düşünür. Yetkin olan kimselere danışır. Bilerek, bilinçli olarak karar verirne yapacağına. Kararında da sebat eder. Yılmadan, usanmadan, azimle ceht ve gayret gösterir.

Esasen Müslüman olmaktan da öte; insan olmamız, bu bilinçle hareket etmeyi gerektiriyor.İnsanın en önemli özelliği; bilinçli olmak.Hayvan sorumluluk taşımaz. Bilinçli olmak da gerekli değil onlara. Ne yaptıklarını da, sonucunu da düşünmezler.

İnsan farklı olmalı. Yaratan, yarattığı her şeyi insanın hizmetine vermiş ve insanı eşref-i mahlûkat kılmıştır.

Ve günü gelende soracak verdiği bütün nimetlerin hesabını.[22]

Sorgusu Kur’an’dan olacak insanın. Kur’an’a ne kadar uyup uymadığından sorulacak herkes:

“Doğrusu bu Kur’an, sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorguya çekileceksiniz ve ondan sorumlu tutulacaksınız.[23]

Kimse muaf tutulmayacak sorgulanmaktan:

“Rabbin hakkı için biz onların hepsine mutlaka soracağız. Yaptıkları şeylerden.”[24]

“Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız ve elbette gönderilen elçilere de soracağız.”[25]

“Ey Rabbimiz, (herkesin) hesaba çekileceği gün; beni, ana, babamı ve (bütün) müminleri bağışla.”[26]

 

[1] En önemli sorumluluk: Allah’a inanmak ve yalnız O’na kulluk etmektir. Kur’an’ı rehber, Hz. Muhammed’i örnek bilmektir.

[2] Bkz. Nahl: 16/93

[3] Kıyamet: 75/36

[4]  Bkz. İsra: 17/36

[5] Bkz. Bakara: 2/286, 233; Mu’minun: 23/62; Enam: 6/152

[6]Mansur Ali Nasif, Et- Tac (1381- 1961- İstanbul) Kitabu’l İslam ve’l İman: 1/41; İbrahim Canan, Hadis ansiklopedisi (Aksa yay.): 17/230, 231

[7] İbrahim Canan, (age): 17/230

[8] Bkz. Mu’minun: 23/1 - 9; Ahzab: 33/72

[9] Buhari, Ahkâm 1, Cum'a 11, İstikrâz 20, Itk 17,19, Vesâya 9, Nikâh 81, 90; Müslim, İmâret 20, (1829); Tirmizi, Cihâd 27,1705; Ebu Davud, İmâret 1, (2928); Muhyiddin-i Nevevi, Riyazu’s Salihin (DİB Yay.): 1/324, 337 h. 281, 298  

[10] Tahrim: 66/6

[11] Bkz. Nur: 24/54

[12] Bkz. Nisa: 4/80;

[13] Sünen- i İbni Mace, Kitabu’l Hac

[14] Fatır: 35/18

[15]Bakara: 2/119

[16] Bkz. Tur: 52/21

[17] Mümin: 40/17

[18] Zilzal: 99/7, 8

[19] Yasin: 36/54

[20] İsra: 17/13

[21] Bkz. Maun: 107/4 - 6

[22] Tekasür: 102/8

[23] Zuhruf: 43/44

[24] Hicr: 15/92, 93

[25] Araf: 7 /6

[26] İbrahim: 14/41


 [l1]



YAZARLAR