Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nezir ERGENÇ


Solda sıfır dostlarla huzur bulmak lazım

Nezir Ergenç'in yeni yazısı;


 

 

Dostlara, dostluklara ihtiyacımız var, dedi üstadım.

Dost kime denir, diye sordum. 

Dostlarının nazarında kırka eklenen sıfır 400; ancak kendince kırkın önünde sıfırdır: 040 yani solda sıfır olandır dost.

Yük olmazlar; yüklenirler. Dert olmazlar; dertlenirler. Eksiltmezler; arttırırlar.

Bunları nerede bulurum, onları nasıl tanırım?

Sen onları değil; onlar seni bulur. Sen yolu gözetleyeceksin sadece. Onları simalarındaki secde izinden tanırsın. 

Az konuşurlar; fakat çok şey söylerler. Övmeden, abartmadan ve dahi eleştirmeden, yermeden sadece doğrulara kulak verirler. Göz-leri hep güzelliklerde; dilleri sadece doğrulara gebe! Bu yüzden kördürler, sağırdırlar, dilsizdirler…

 Bak sana suskun kırklar meclisi hikâyesini anlatayım da iyice anla ne demek istediğimi.

Bir zamanlar bilginler ve şairler, ‘suskunlar meclisi’ adıyla bir topluluk oluşturmuşlardı. Üye sayısı kırk kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, fakat çok az konuşmaktı. O zamanlar meşhur şair ve bilgin Molla Câmî, bu meclisin üyeleri arasında olmayı arzuluyordu. Günün birinde suskunlar meclisinin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için bilginlerin bulunduğu köşke geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kâğıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan suskunlar meclisine gönderdi. Meclis üyeleri bu teklifi görünce biraz üzüldüler. Molla Câmî oraya lâyık bir bilgindi, ama ölen üyenin yerine başka birini almışlardı. Yeni bir üye için yer yoktu. Meclisin başkanı, bir bardağı tamamen suyla doldurduktan sonra Molla Câmî’ye gönderdi. Zeki bilgin, durumu kavramıştı. Bir damla daha olsa bardak taşacaktı. Bunun üzerine o da; hemen oracıktaki bir gülden küçük bir yaprak koparıp, nazikçe suyun üstüne koyuverdi. Bardak taşmamıştı. Bunu içeri gönderdi. Meclistekiler bu kibar cevabın mânasını anlamışlardı. Zarif insanların yeri başkaydı. Üyeler, bu değerli bilgini de aralarına almaya karar verdiler. Başkan listeye Molla Câmî‘nin adını ekledi. Kırk sayısının sonuna bir sıfır koyarak, 400 yazdı. Bununla Molla Câmî sayesinde, meclisin değerinin on misli arttığını belirtiyordu. Listenin son şekli Molla Câmî‘ye gelince, meseleyi anladı. Ancak sayının büyük gösterilmesinden hoşlanmadı. Sağdaki bir sıfırı silerek, kırk sayısının soluna koydu. Yani 040 yazdı. Alçak gönüllü Molla Câmî, böylece kendisini solda sıfır sayıyor, bardağı taşırmadığı gibi, o meclisin yapısını da etkilemeyeceğini söylemek istiyordu. Hizmet zamanında en ileride, ücret zamanı en geride olacaktı.

Sayı kırk olmasa da solda sıfır olabilecek dostlar meclisi kurmak lazım, azizim.

 



YAZARLAR