Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Sivil Düşüncenin İnşası

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un, Özgün İrade Dergisi 2020 Aralık (200.) Sayısında yayımlanan yazısı..


Dergi, sivil düşüncenin yeşerdiği bir güzel topraktır. Nice genç tohumların ekilerek zamanla geleceği inşa edecek duyguların boy vereceği bir bahçeye dönüşecek topraktır. Bu açıdan bakıldığında dergiciliğin bir misyonunun olması ve bir davanın, bir inancın mektebine dönüşmesi kaçınılmazdır. Çünkü insan duygularıyla, düşünceleriyle vardır.

Yazmak onurlu bir eylemdir. Başta çalakalem olan yazılar, devam eden dergide zamanla demlenerek olgunlaşır. Derginin mektep oluşunu da bu açıdan ele almak gerekir. Dergiler olmalı insanın ve toplumun hayatında ki İNSAN olgunlaşsın.

Yazmak onurlu bir eylemdir dedik ya işte misyonu olan dergiler bu onuru toplumsal bir boyuta taşıyarak insana yazma serüveninde bir amaç tayin ederek kalemi özgün iradesiyle  kullanmayı öğretecektir. Bunun en önemli yolu misyonu olan bir derginin asla politik yapıların arka bahçesi olarak görülmemesi ile mümkündür. Kendisini politik bir yapıya payanda kılan dergi asla özgünlüğünü koruyamaz. Çünkü kalem özgür düşüncenin aracı olmaktan çıkınca  politik yapının hizmetçisi olacaktır. Bu da yazıyı ve yazmayı onurlu bir eylem olmaktan çıkaracaktır. İşte bu açıdan bakıldığında dergicilik aslında bedeli ağır bir öğrenciliğin yaşandığı bir mekteptir.

Dergiciliğin önemli sorunlarından birisi halka inebilme, onların dünyasına girebilme noktasındaki zayıflıktır. 

Bunu niçin gündeme getiriyorum? Dergileri bir mektep olarak düşünüyorsak bu mektebe en çok halkın ihtiyacı vardır. Yoksa dergiler mürekkep yalamış kişilerin kendi  aralarında  gelin güvey olduğu bir düğünden öteye gitmeyen eğlencesinden başka bir işe yaramaz. Dergide yazanların bile bir başkasının yazısını okumadığı, anlamaya çalışmadığı, eleştirel bir bakış açısıyla iyiye doğruya yönlendirmediği bir çalışma nasıl bir mektep olabilir.

Dergiciliğin bir başka sorunu da var oluş amacından uzaklaşarak sivil düşüncenin inşasında da önemli bir misyonu olması gerekirken, politik yapılara su taşıyan bir kanala dönüşmesidir. Bu da yazının hem onurunu hem de özgünlüğünü bitiren bir unsurdur. Her sayısının yeni düşüncelerin boy verdiği, filizlendiği bir bahçe olması gerekirken birilerini savunma refleksiyle hareket eden beyin kendi gerçekliğine ihanet edecektir. Çünkü özgün ve özgür olduğunda bedeli olabilecek sözlere imza atarak topluma bir ufuk açabilecekken başkalarının yanlışında kaybolma tehlikesiyle yüz yüze gelinir.  Bu da korkaklığın bir işaretidir.

Dergiler güzel söz söyleme değil doğru söz söyleme sanatının icra edildiği onur sahnesidir. Bu yapılamayacaksa  kendi kendimize çalıp oynamanın bir anlamı olmaz. Biz birbirimizi biliyoruz zaten değil mi? 

Dergiciliğin bir başka sorunu gazeteler gibi güncel konuları sayfasına taşımadığı için düzenli bir okur kitlesinin olmayışından dolayı ekonomik açmazıdır. Yeterli aboneye ulaşamayan dergiler kendi yağında kavrulmak zorunda kalabilir. İşte bu noktada derginin imtiyazını ele alarak maddi sorunlarını gidermeyi taahhüt edenler olabilir. Bu bir açılımdır. Ancak burada karşımıza çıkan sinsi tehlike yazının onurunu kiralamak şeklinde olabilir. Yazının onurunun kiralandığı bir dergi sivil düşünce inşası amacını kaybetmiş satılık bir beyinler çöplüğüne dönüşür. Bunun için özgürlüğümüzü koruyabildiğimiz oranda, kendi yağımızda kavrularak dergiye devam etmek yazının onurunu koruduğu gibi sivil düşünce inşasına da katkıda bulunabilir. 

Bu misyonu on yedi yıldır üstlenmiş adı gibi Özgün İrade'siyle yayınına devam eden derginin birçok kalemin demlenmesine, olgunlaşmasına zemin hazırladığı gibi toplumsal rolünü de icra etmiştir. Yayınına ara vermesi bizi üzse de bunu ara vermeyi bir nadas dönemi olarak ele alıp daha canlı ve dinamik bir şekilde geleceğine olan inancımla emeği geçen bütün dostlara en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. 

 



YAZARLAR