Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ömer Naci YILMAZ


SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Yazarımız Ömer Naci Yılmaz'ın "Yeni" Yazısı...


Her mesleğin kendine özgü değer yargıları vardır. İcra edilirken alın terinin akıtıldığı, yüreğin ortaya konulduğu, helal kazancın gözetildiği her meslek kutsaldır. Ancak nesil yetiştirme işinin mimarı olan öğretmenlik mesleği pek kıymetlidir. Ülkeni, milletini, geleceğini teslim edeceğin insanı yetiştirmek idealinde olan öğretmenlik mesleği diğer mesleklere göre farklı bir öneme sahiptir. Bu önem, diğerlerinin geride, öğretmenlik mesleğinin ileride olmasından değil, icrasında ortaya konulan adanmışlık duygusundan kaynaklanmaktadır. Birçok meslek, alınan ücret ile değerlendirilirken öğretmenlik mesleği, dokunulan kalpler üzerinden değerlendirilir. Her mesleğin erbabı işe giderken öğretmenler ya okula gidiyorum ya da derse gidiyorum der.

Öğretmen öğrencisinin ırkıyla ilgilenmez, diniyle ilgilenmez, mezhep meşrebiyle ilgilenmez, siyasi tercihiyle ilgilenmez, tuttuğu takım ile ilgilenmez, sevdiği renklerle ilgilenmez. Öğretmen bilir ki karşısındaki öğrenci yüce Allah’ın anne ve babaya ikramıdır. Öğretmen bilir ki öğrenci, devletin kendisine emanetidir. Al bu yavruyu öncelikle annesine, babasına, içinde yaşadığı topluma, vatanına, milletine ve insanlığa hayırlı bir birey olarak yetiştir. Bu yüce emaneti, erdemli değerlerle donatırsan öncelikle kendisi kazanacak. Sonrasında ailesi, toplumu, ülkesi ve milleti kazanacak, sonuçta insanlık kazanacak. İşte öğretmen insanlık kazansın diye taşın altına elini koyan, insanlığın yükünü omuzlayan ve yüreğini ortaya koyan kutlu bir hamaldır. Özellikle Covid 19’lu günlerde öncelikle anne- babalar ve toplum öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin ne kadar da yüce bir meslek olduğunu çok daha iyi anladılar. Takdir edebilenler takdir edilir. Takdir edebilenlere selam olsun.

İnsanın hayatı boyunca aldığı eğitim sürecinden nice insanlar, nice öğretmenler geldi geçti. Kalplerimize dokunanların isimleri kalplerimizde, utandıranların isimleri zihinlerimizde yazılıdır, kazılıdır. Öyle ya da böyle bizde iz bırakan, emek veren tüm öğretmenlerimiz kıymetlidir, hürmete layıktır. Rahmeti rahmana kavuşan tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyoruz. Dualarımız ve Fatihalarımız onlaradır. Hayatta olan, halen bizleri eğitmeye devam eden öğretmenlerimizi saygı ve şükran duygularımızla anıyoruz. İyi ki varlar. Öğretmenliğin emeklisi de olunmuyor. Hem öğrenme hem de eğitme faaliyetleri devam ediyor.

Öğretmenlik mesleği, kalplere dokunabilmeyi becerebilenlerin mesleğidir. Birey ve toplum olarak bizde iz bırakanlar işte bu öğretmenlerimizdir. Okumayı hedef olarak önümüze koyan, ülkeyi ve milleti yükseltmek için buna mecbursunuz diyen, sizi okutan bu devlete ve millete borcunu ödemeniz için çok çalışmalısınız diyen merhum Tuğrul Çetin öğretmenim, biz senden razıydık, Rabbim de razı olsun, rahmeti ve merhameti üzerinizden eksik olmasın. Yaşadığı kasabanın okuyan, okumayan her insanında emeği vardı, selamı vardı, sohbeti vardı. Camide cemaatin içindeydi, düğün dernekte halkının içindeydi, çay ocaklarında yaşlılarla ve gençlerle iç içe diz dizeydi. Siyasi görüşü vardı, ancak siyasetle işi olmazdı. Herkesin çocuğunu kendi kızı, kendi oğlu yerine koyar, onları her türlü olumsuzluktan sakındırırdı.“Kötülüklere adam kazandırmak kolaydır, asıl olan topluma faydalı insan kazandırmaktır.” anlayışını hayatının ve öğretmenliğinin felsefesi yapmıştı. Cenazesinde sosyolojik olarak tüm renkleri bir araya toplamıştı. Her anlayıştan insanın hayır duasını almıştı. Rabbim rahmetini ikram eylesin. Kalbimize dokunan güzel insan, güzel öğretmenim Rabbimin rahmeti ikramı üzerinizde olsun.

Yaramazlık yapıldığında, dersine çalışılmadığında bize çok kızıp “Allah sizi ıslah etsin.” diye dua eden, kalemiyle bize şiddet uygulayan, hem de öyle bir şiddet ki üzerimize konan sineği bile kaçırmayacak derecede şiddet uygulayan Naciye Çetin öğretmenim,öğretmenler gününüz kutlu olsun. Hürmetle ellerinizden öpüyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bizim öğretmenimiz oldunuz. İnsanı, insanlığı, erdemi sizden öğrendik. İhtiyaç sahibinin halinden anlamayı, onları incitmeden, utandırmadan bir ihtiyaçlının ihtiyacını gidermenin verdiği mutluluğu sizde gördük, sizden öğrendik. Yetime, öksüze anne olmanın, baba olmanın ne demek olduğunu içinde yaşadığı topluma öğreten güzel öğretmenim iyi ki varsınız. Sağlık ve afiyetler diliyorum.

Disiplini hayatının felsefesi yapan, ülkesini ve milletini sevmeyi en büyük erdem olarak gören, talebelerinin milletine hizmet etme noktasında olmasından son derece mutluluk duyan Ahmet Çelik öğretmenim sizin de öğretmenler gününüz kutlu olsun. Sizlere de sağlık ve afiyetler diliyorum.

Öğretmenlik sadece üniversitede okurken öğrenilmiyor. Öğretmenlik, öğretmen olunduğunda öğreniliyor. Müdüründen öğrenirsin, müdür yardımcılarından öğrenirsin, öğretmenlerden öğrenirsin, talebelerinden öğrenirsin, okulda çalışan görevlilerden öğrenirsin. Ama her halükarda öğrenirsin. Zaten öğretmenlik bitimsiz bir eğitim sürecidir. Bu sürecin profesyonel tarafını önceleyenler olduğu gibi amatör ruhunu önceleyenler her daim var olmuştur. 30 yıllık öğretmenlik hayatının her gününe ilk günkü aşkla başlayan kız talebelerin annemizden sonra annemiz dediği, erkek talebelerin Nuran ablası, birlikte çalıştığımız yıllarda bizlere de ablalık yapan, hem talebelerin hem de öğretmenlerin dert ortağı, bilge ablası Nuran Şenel öğretmenim sizin de öğretmenler gününüz kutlu olsun. İdare etmenin ve idareciliğin ne olduğunu bizlere öğreten Metin Güner ve Seydiahmet Karanfil müdürüm sizlerin de öğretmenler gününüz kutlu olsun. İdareciliğin bürokrasi içinde kaybolmak olmadığını, aynı zamanda idareciliğin gönülleri de imar ve idare etmek olduğunu bizlere öğreten Abbas Birinci, Süleyman Yıldırım, Seydiahmet Kılıç, Muhammet Göker ve Yusuf Süren hocam, sizlerin de öğretmenler gününüz kutlu olsun. Kalplere dokunmak sadece ilkokul, ortaokul ve lise ile sınırlı değildir. Üniversite talebesinin de kalbine dokunulabileceğine şahit oldum. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi’nde Formasyon dersimize gelen gönlü yüzü gibi güzel insan, Çoruh Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nuri Yavuz hocam, öğretmenler gününüz kutlu olsun. Zümrelerin en muhteşemi olan tarih zümremizin güzide ablaları Sevinç Reis ve Mehtap Aysal, ağabeyi Bülent Sipahi hocam, öğretmenler gününüz kutlu olsun. Göz göze gelmişliğinin hak olduğuna inan biri olarak meslekteki 24 yıl boyunca çalıştığımız tüm okullardaki öğretmen kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın öğretmenler gününü kutluyor, sağlık ve afiyetler diliyorum. Adını anmadan geçemeyeceğim, yüreğimize yüreğinin izini bırakan, üzerimizde çok hakkı olan gönül insanı Arif Şimşek hocam, sizi de rahmet ve minnetle anıyorum. Dualarım sizlerledir. Rabbimizin rahmeti ve ikramı sizinle olsun.

Bizleri yetiştirip büyüten, gerekli eğitimi almamızı sağlayan annemiz, babamız ilk öğretmenlerimizdir. Rabbimizin her türlü rahmet ve merhamet ikramı onların üzerine olsun. Bizlere emek veren tüm öğretmenlerimizin, birlikte çalışma onuruna sahip olduğumuz öğretmen arkadaşlarımızın öğretmenler günü kutlu olsun. Öğretmen olmamızda katkısı olan her renkten sevgili öğrencilerimiz, inanın ki biz öğretmenliği sizden öğrendik. Her biriniz farklı mizaç ve karakterdeydiniz,sizleri ve farklılıklarınızı anlamaya çalışırken aslında nasıl öğretmen olmamız gerektiğini öğrenmişiz. Sizler de iyi ki varsınız. Her gününüz kutlu ve umutlu olsun.

Şehit ve gazi olan öğretmenlerimizi elbette unutamayız. Sembolleşen isimlerden şehit öğretmenler Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın kardeşlerimiz, sizleri rahmet ve minnetle anıyoruz. Gazi öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar, sağlık ve afiyetler dilerim.



YAZARLAR