Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Engin GÜLTEKİN


SENİN KURBANIN KİM? VEYA SEN KİMİN KURBANISIN?

Yazarımız Engin Gültekin'in "yeni" yazısı...


Kurban ibadeti ve hac ibadeti Müslümanlar için diriliş, uyanış ve Allah`a kul olma noktasında âdete ölmüş bedenlere ruh, yolunu kaybetme tehlikesine karşı ışık ve donuk fikirlere yeni bir manifestodur.

Kur'an-ı Kerim Kevser suresinde Kurban`ın kesilmesi gerektiği üzerinde duruyor." (Ey Muhammed) Rabbin için namaz kıl ve kurban kes! "(108/2)

Hac suresinde ise Kurban'ın kesilmesinin hikmeti anlatılmaktadır. "Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır. (Ona olan saygınızdır.)"(22/37)

Allah'ın emrettiği her ibadette mutlaka bir veya birden çok hikmetler vardır. Biz bu ibadetlerin bazılarının Hikmetine vakıf olurken, bazılarının hikmetini kavramakta zorlanıyoruz. Bu ibadetlerden kurban ve hac ibadeti tabir caizse, adeta semboller arenası ve hikmet deryasıdır.

Bu sembollerin hikmetini ve amacını kavradıkça ve davranış haline getirdikçe, Kuran'ı anlayacak, hayata taşıyacak ve İslam toplumunu o zaman oluşturacağız.

Hikmetine vakıf olduğumuz ibadetlerden müteşekkil semboller, hareketler ve davranışlar, toplumun ahlak-i melekesi haline gelmelidir. Kurban bayramı bunun başlangıcı veya öze dönüş günü olmalıdır.

Ahlak’ı Kur'an olan toplumlar ancak kurtuluş öncüsü olabilirler. Ahlak’ı Kur'an olmayan bireyler huzurlu, müreffeh bir toplum oluşturamazlar. Hz. Peygamber`in ibadetleri Onun davranışlarında ahlak, Onun ahlakı ise Kur`an`ın hayata akseden ve ahlak toplumunu oluşturan temel esaslarıydı.

Hz. Aişe annemize Peygamber`in ahlakı sorulduğunda, onlara yine soruyla cevap vererek: "Siz hiç Kur`an okumuyor musunuz? Onun ahlakı Kur`an idi " diyerek şunu demek istiyor, diye anlıyorum.

’Peygamberle Kur'an'ın arasını açmayın.’’

Kur'an'ı iyi anlarsanız O sizi peygambere, peygamberi de  iyi anlarsınız O sizi Kur’an’a götürür. O zaman peygamber önderimiz, Kur`an rehberimiz olmuş olur.

Hikmetini anladığımız,kavradığımız ve içselleştirdiğimiz İbadetler ancak hayata yön verir.

İşte Kurban ibadeti ve hac ibadeti bize yeniden Müslüman bir toplum inşa etmenin yapı taşlarını vermektedir. Müslümanlar ancak bu yapı taşlarıyla seküler toplumların ve kapitalist toplumların yerine yeniden Yesrib`i Medine`ye, medeniyete çevirebilirler. İspanya’yı ancak o zaman Endülüs’e yeniden çevirebilirler. Konstantiniye`yi İslam`ı bol bir metropol şehir yapa bilirler.

Allah(c.c) İbrahim'den İsmail'ini kurban etmeyi istediyse aslında bizden de her hac mevsiminde İbrahim’i role bürünmemizi Kurban bayramında İsmaillerimizi kurban etmemizi istiyor demektir. Ancak; bundan sonra İsmail artık bizim için bir sembol…

Teslimiyetin sembolü…

Kendini Allah`a adamanın sembolü…

İbrahim; Put kılan İbrahim, zamanının şirk düzenini kendi çelişkileri içinde bırakan İbrahim…

Tek başına ümmet olan İbrahim…

Tevhit inancını şahsında kıyama dönüştüren İbrahim…

Şimdi gelin Kurban'ı; İsmail ve İbrahim'i zamanımıza taşıyarak bu zamanda seküler ve kapitalist bir toplumda kurban ne ifade ediyor. Hac ne ifade ediyor onu anlamaya çalışalım.  

Müslümanlar hac ibadetiyle âdete sembollere kuşanıyor. Yaşadığı yere döndüğünde ise İbrahim`in, İsmail`in ve Hacer`in rolünü oynamış olarak dönüyor. Artık o yaşadığı dönemin İbrahim’i,İsmail’i ve hacer’i olacaktır. Olmalıdır. İbrahim’in olmadığı toplumlar putperestler türetir. İsmaillerin olmadığı toplumlarda teslimiyetten söz edemeyiz. Hacersiz toplumda aşk teslimiyet, say, hareket ve bereket olmaz.

İbrahim İsmaillini Allah`a kurban etti… Peki, Bizim İsmail`imiz kim? Tam karar vere bildik mi?

Bizim İsmail`imiz, malımız mı? Makamımız mı? Canımız mı? Aşımız mı? İşimiz mi? Yoksa eşimiz mi? Bunları çoğaltabiliriz.

 

Biz İsmail`imizi Kurban edebildik mi? Edebiliyor muyuz? Yoksa et bayramına dönen, kesilen sadece mal olan, eti, kanı Allaha ulaşmayan, takvamızın yerinde kaldığı Allah’a ulaştığı belli olmayan kurbanlara, siz İsmail mi diyorsunuz.

İsmail en çok sevdiğin, yokluğu, acısı, yüreğine bir kor ateş gibi düşecek olandır. Yokluğu, ağlatacak olandır.

Ama değil mi ki! Allah İsmail’i istedi, istiyor...

Vur bıçağı İbrahim...

Malda O’nun, Canda O’nun... İsmail’de O’nun...

Sevdiklerinden O’nun için geçmedikçe...

Ne kurbanın kurban...

Ne bayramın bayram...

İbrahim Hacer`ini çölde bırakarak rabbine giderken…

Biz Hacer`imizi Çöllerde değil de Evlerimizde bırakarak Allah yoluna gidebiliyor muyuz?

Yoksa Hacerlerimiz kocalarını Allah yolundan alıkoymak için her türlü yolumu deniyor?

İsmail`ini kurban edemeyen İbrahim olamaz. İbrahim olamayan İsmail`ini kurban edemez.

Hacer`in teslimiyeti ve adanmışlığını yapamayan bilsin ki! Kurban ettikleri İsmail değildir.

İsmail olamayan kurban değil, kurban olamayan kul değildir.

İbrahim, çağının putlarına tek başına meydan okuyor…

İbrahim, şirk düzenini kendi mantığı içerisinde çelişkide bırakıyor…

İbrahim, inancı uğruna ateşlere atılıyor…

İbrahim, tefekkürle Rabbini buluyor.

İbrahim bütün zorlardan daha zor,  çok daha zor…

İsmail`iyle, yıllar sonra Rabbinin ona olan hediyesi, canında can, bedeninde ruh olan İsmail`iyle imtihan oluyor. İsmail`i kes ilahi hitabına karşı hiç tereddüt etmiyor. İsmail`ini Rabbine kurban ediyor.

Oğlum demiyor. Rabbim diyor.

Tereddüt etmiyor, bıçağı İsmail`inin boğazına atıyor.

At bıçağı İbrahim çünkü mülk Allah'ındır.

Bunu en iyi sen bilirsin İbrahim...

Teslimiyet senin kurbanın...

İnanç senin sermayendir.

Bu inançtan, bu teslimiyetten, bu adanmışlıktan, İsmail yeniden doğuyor…

İsmail`in bir diğer adı teslimiyet, bir diğer adı tevekkül, bir diğer adı adanmışlık, bir diğer adı kurban oluyor.

Kurbanı doğuran Hacer... Teslimiyetin diğer adı. Doğurduğu yavrusunu, Nur topu yavrusunu, İbrahim`e veriyor... Rabbine Kurban etsin diye.

Çölde İsmail`i kurda kuşa yem olmasın diye çırpınan Hacer…

İsmail`i susuzluktan ölmesin diye, safa ve Merve arasında say yapan Hacer…

İsmail`ini İbrahim`in bıçağına teslim ediyor. Çünkü o bıçak İsmail`i Rabbine teslim etmeye götürüyor. Teslim aldığı canı, canın sahibine teslim etmek…

AllahuEkber... Allahu Ekber... Allahu Ekber...

Bu teslimiyetin, bu inancın sonunda Hacer`i Rabbi evine komşu ediyor. Hacer tavafın içinde kalıyor. Hicri İsmail kıyam oluyor, rükû oluyor, secde oluyor.

Çünkü Hacer, İbrahim İsmail’ini Rabbine kurban adamaya giderken taş atıyordu, İsmail ile rabbi arasına giren şeytana…

Çünkü Hacer biliyordu bütün canların Rabbi Allah`tır.

Bu canda, bu canlarda sahibine kurban edilmeliydi.

Şairin deyimiyle; ‘` Yol onun, varlık onun…``idi.

Senin kurbanın, Rabbin ile arana giren şeytan ve şeytani düzenlere taş attı mı? Ey Müslüman...

Sen kurban kesen kardeşim, sen kimi kestin? Senin İsmail`in var mı? varsa sen İbrahim`sin, eğer sen İbrahim`sen Hacer`in de var demek. Sen Hacer’ini kontrol ettin mi? Sen gerçekten Hacer`le mi evlisin?

Hadi yediden İbrahim’i, İsmail’i ve hacer’ce role bürün.

 

Bu rol üçlü oynanır.Aşk, teslimiyet ve gayret...

Bugün muhtaç olduğumuz şey, İbrahim rolüne bürünerek put kırmak, şirki çelişki içinde bırakmak ve İsmaillerini Rabbine kurban kılmaktır.

İsmail olmak Allah için bıçağa yatmak ve teslimiyetin zirvesine çıkmaktır.

Hacer olmak İsmaillerini şeytani düzene, batıl ideolojilere ve gayr-i İslamî düzenlere kaptırmamak, koruyup kollamaktır. Rabbine kurban etmektir.

Şu soruları kendimize sorarak kurbanın hikmetini anlamaya çalışalım.

Bize İsmailler doğuran  Hacerlerimiz var mı?

İbrahim`in rolünü oynayabiliyor muyuz?

İsmaillerimizi kurban edebiliyor muyuz?

Baba veya anne isen şu soruyu sor kendine… İsmail`in var mı?

Anne isen şu soruyu sor kendine… İbrahim ile mi evlisin?

Baba isen sor kendine Hacer ile mi evlisin?

Çocuk isen şu soruyu sor kendine… İbrahim ve Hacer rolünü oynayan anne ve babanın mı çocuğusun?

Kurban adama ve adanma günüdür. Kurban etme ve kurban olma anıdır. Anı yakalarsan anlarsın. Anlarsan, adarsın ve adanırsın. Allah’a adarsan ve adanırsan, adın tek başına ümmet olan İbrahim, bir diğer adı teslimiyet olan İsmail ve Hacer olur.

Hikmetiyle gelen ve hikmetiyle gidecek olan Kurban bayramının ümmetin uyanışına vesile olması, İbrahim`i kıyamların sürmesi, İsmail`ce teslimiyetin ve Hacer`ce gayretin oluşmasına vesile olması dileklerimle.Âlemlerin Rabbine teslim olduk.



YAZARLAR