Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Bülent ACUN


ŞEHADETİN METANETİ

Yazarımız Bülent ACUN'UN YENİ YAZISI...


Zamanın kışında, ömrünün baharında, kara toprağa verdiğimiz şehitlerimizin; yüreklerimizi yakıp kavuran acıları münasebetiyle bugünlerde milletçe çok zor zamanların içinden geçiyoruz.  Üzerimizde dolaşan kapkara bulutlar sebebiyle hava oldukça sisli ve puslu, atmosfer bir kurşun gibi ağır, Suriye'nin İdlip kentinden ocağımıza düşen ateşler yüreğimizi yangın yerine çevirdi.

Toprağına can veren, bayrağına kan veren kahraman şehitlerimizin isimleri yine dua dua, bu toprakları bizim için vatan kılan değerlerimiz defterine altın harflerle birer birer kaydediliyor. Bir millet şehitlerinin naaşını omuzlarında, adlarını ilelebet yüreklerinde taşıyor. 

“Bir gül bahçesine girer gibi” aramızdan ayrılan şehitlerimiz, aramızdaki bütün ayrılıkları kaldırarak, bizi tek bilek, tek yürek haline getirip, bu toprakları adeta bir gül bahçesine çeviriyorlar.

Onların her birinin hikâyesi gözlerimizi yaşartıyor, yine her birinin destanı ise umutlarımızı yeniden yeşertiyor. Her şehit cenazesinde arşa yükselen tekbir sesleri dosta güven verirken düşmana da korku salıyor. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez, biz bir ölürüz bin diriliriz.” Bu ruh bizde oldukça inşallah ilelebet var oluruz. Tarih tekerrür ediyor, bir hilal uğruna batan güneşler  “karanlık gecelerin nurlu sabahlarından” haberler veriyor. 

Burası Anadolu, ateşin düştüğü, vakarın yükseldiği vatan... Cesaretli, ferasetli dirayetli, basiretli ve bir o kadar da metanetli yüreklerin ülkesi… Ateş, Anadolu'nun neresine düşerse düşsün oradan bir vakar, bir metanet yükselir.

Evladını kaybeden fakat şehitliğin faziletine olan imanı ve vatan sevgisinden dolayı kendisini kaybetmeyen bir şehit babasının adeta bir aslan gibi kükreyerek vatan sağolsun diyebilmesidir bu vakarın adı…

Bir şehit annesinin düşmanlarını sevindirmemek için bugün ağlamayacağım diyerek adeta bağrına taş basmasıdır bu vakarın adı…

Ve işte kardeşinin şehadetini vakur duruşuyla karşılayarak, matemi metanete dönüştüren şehit ağabeyi, bir yiğit… Yer Tekirdağ ilinin Saray ilçesi, Suriye'nin İdlib kentinde şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Nihat Kara'nın cenaze töreni. O törende kor ateşlerde yanan yürekler ve o yüreklere su serpen bir metanet sakisi, şehidin ağabeyi hafız Suat Kara. Şehit kardeşinin töreninde öyle bir konuşma yaptı ki insanın duygulanıp etkilenmemesi mümkün değil.

Hafız Suat Kara'nın veciz konuşması bu musibetlere Müslüman nasıl bakar? Musibetler karşısında nasıl durulur? Sorularına verilebilecek en müstesna cevaplardan biri… İşte metanet abidesi hafız Suat Kara'nın o veciz konuşmasından bazı cümleler.

“Sevgili kardeşlerim, Allah hepinizden razı olsun. Kardeşimizin şehit olduğu bu günü, biz düğün günü olarak ilan ediyoruz. Kardeşim kandil gecesi ve Cuma gecesi şehit oldu. Bu her babayiğide nasip olmaz. Bize veren, onu aldı. Sanki biz dünyada ona daha iyisini mi verecektik? Allah onları cennetle müjdelemiş. Yere düşen ilk kan damlası hürmetine Allah onu cennetlik eylesin. Bizi de onunla beraber eylesin. Biz gül gibi olan kardeşimize dünyada doyamadık. Allah ahirette doyursun. Onunla küçükken aramızda ezan yarışması yapardık. Allah kardeşime hangi güzel ameli dolayısı ile şehitlik nasip etti diye düşünüyorum. Ben bir sene bir ayda hafız oldum. Kardeşim bana abi sen Rahman suresini kaç günde ezberledin? Ben senden daha çabuk ezberleyeceğim derdi.

Ben kendime güveniyordum. Meğer kardeşim benden daha önde imiş. Rasulayn'da yaralandı. İyileşince tekrar gitti. İsteseydi gitmezdi. Allah mekânını cennet eylesin. Böyle yiğit evlatlar yetiştirmeyi hepimize nasip eylesin.”

Bu anlamlı sözlerin ve duaların üzerine yürekten bir amin demekten başka ne denebilir ki… Rabbim bütün şehitlerimize rahmet eylesin, gazilerimize acil şifalar ihsan eylesin, aziz milletimizin başı sağ olsun.

Kaynak: Yeni Söz Gazetesi



YAZARLAR