Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Yusuf YAVUZYILMAZ


Sedat Peker, Mafya, Huku ve Toplumsal Arınma

Yazarımız Yusuf Yavuzyılmaz'ın "yeni" yazısı...


Sedat Peker ve söyledikleri etrafındaki tartışma toplumda hukuk bilincinin ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor. Adil bir yargılama olmadıktan sonra Sedat Peker’in söyledikleri iddiadan öte bir anlam taşımaz. Unutmayalım ki, aynı kişi mevcut iktidarla arası iyi iken muhalefet hakkında iddialar öne sürüp tehdit ediyordu. O zaman iktidar çevreleri sessiz kalıyor, muhalefet çevreleri ateş püskürtüyordu. Şimdi tam tersi bir durum söz konusudur. Hangi partiyi destekler isek destekleyelim, amacımız adalet olmalıdır. Hukuk siyasal taraftarlığı kurban edilip araçsallaştırıldığında gerçeğe ulaşmanın imkânı yoktur.

Ne yazık ki, Sedat Peker konusunda taraflar ideolojik davranıyor. İdeolojik davranıldığı sürece hukuk sözü söylemeyecektir. Sedat Peker’in hangi söyledikleri doğru? Muhalefeti eleştirilen ileri sürdükleri mi, yoksa iktidarı eleştirilen ileri sürdükleri mi? Ya da her ikisinde mi? Söyledikleri arasında doğrular ve yanlışlar var mı? Tüm bu soruların cevabı adil ve tarafsız bir yargılama ile verilebilir. Bir diğer önemli soru da şudur: Yargıya güvenin alt düzeyde olduğu bir toplumda verilen hüküm ne kadar sağlıklı olacaktır? Sedat Peker Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit ederken susanlar, bugün suçlanıyorlar. Yarın işler tekrar tersine dönebilir. Bu açmazdan çıkmanın yolu hukuk ve adil bir yargılamadır. Ama öyle görülüyor ki, fanatik militan partizanın yargılamaya ihtiyacı yok. Siyasal denklemde nerede duruyorsa söylemi de ona göre oluşuyor. Gerçeği ortaya çıkaracak olan hukuktur, Sedat Peker değil. Hukuk, isnat edilen suç kanıtlanmadıktan sonra suçlanan kişinin masum olduğu karinesinden hareket eder. Suçlanan kişinin öteki ya da düşmanımız olması gerçeği değiştirmez. Herkes bu vahim iddiaların soruşturulması için gayret sarf etmelidir. Galiba buna kimse cesaret edemeyecek. Öyle görülüyor ki, yeri geldiğinde kullanılmak üzere herkes hakkında bilgi, belge, görüntü biriktirmiş. Sevmediklerimize karşı da adil olma yükümlülüğümüz var. Her kesim suçlamanın seyrine ve kime yönelik olduğuna göre tavır belirliyor. Tıpkı FETÖ olayında yapılan değerlendirmeler gibi.

Tüm tartışmalar, adil ve tarafsız, iktidarın egemenliğinde olmayan bir hukuk sistemine olan ihtiyacı gösteriyor.

Sedat Peker’in iddiaları ciddiye alınmalı. Ancak asıl sorunumuzun hukuk devleti inşa etmek olduğu unutulmamalıdır. Adalet üretmeyen ve sadece kanun düzeyinde ele alınan hukukun mafya doğurmaması imkânsızdır. Kararın uzun süre gecikmesi ve mahkemenin adil karar veremeyeceği endişesi, çabuk ve seri karar veren mafyayı üretmiştir.

Öte yandan mafya geleneğinin sosyolojik olarak bir karşılığı da vardır. Köroğlu anlayışı da meşruiyetini buradan alır. Devletin gözünde bir asi olan Köroğlu, halkın gözünde bir adalet savaşçısı olarak öne çıkar. Ancak devlete karşı olan bu tavrın zamanla kendi menfaatlerini önceleyen bir çeteleşmeye dönüşmesi riski de vardır. Eşkıya kültürünün bu kadar yüceltilmesinin altında devletin zulmüne duyulan öfke vardır.

Hukukun adalet üretmediği bir yerde devletin mafyalaşması ve kaba gücün hâkim olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu yüzden hukuk devleti ve adalet ideali için, devleti hukukun içine çekmek gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü yoksa kimsenin güvenliği yoktur.

Öte yandan temiz toplum için Sedat Peker’in anlattıklarına ihtiyaç duyuyor olmamız, hukuk devleti yönünden ne denli zayıf ve güçsüz olduğumuzu gösteriyor. Hukuk devletinde güçlü olan hukuk ve ahlaktır. Kişiler hukukun önüne geçtiğinde soru büyüktür. Öte yandan hukuk devletinde Sedat Peker’in yerinin olmayacağı tartışmasızdır.

Sedat Peker’in anlatıları üzerinden yapılacak bir yüzleşme ve temizlik hukuk ve adaletin rehberliğinde olabilir. Sedat Peker’den ideal bir figür çıkmaz. Çünkü Sedat Peker, ömrü boyunca hukuka riayet etmeyen mafya lideridir. Sedat Peker, temiz toplum için ideal bir figür değildir.

Sedat Peker, kendisinin de içinde bulunduğu mafya zihniyetini devletten temizlemek, mafya hesaplaşması yerine hukuku öne çıkarmak, mafya liderleri ile siyasilerin olmaması gereken yakın ilişkileri i deşifre etmek için yararlanılması gereken, ancak hukuka saygısı olmayan, kabadayı yönüyle örnek alınmaması gereken bir figürdür.

Sedat Peker’in iddiaları ciddidir. Öyle görülüyor ki, bu dönem yakın olduğu kişiler hakkında zamanı geldiğinde şantaj amaçlı kullanılmak üzere bilgi ve belgeler biriktirmiş. Kuşkusuz bu yöntem ahlaki bulunmayabilir. Dahası bir FETÕ yöntemidir bu. Kuşku yok ki, Sedat Peker bir mafya lideridir. Söylediklerinin doğruluğunun izini sürmek dışında ona hiçbir paye verilmemelidir. Çünkü Sedat Peker, gerek konumu gerek eylemleri yönünden asla örnek alınmayacak bir kişiliğe sahiptir. Bugün Sedat Peker’i övenler yarın karşı çıkmak zorunda kalabilirler. Çünkü onlar hakkında da bir takım bilgi ve belgeler vardır elinde.

Seçim yaklaştıkça, çok sayıda video gündeme düşecektir. Bir mafya lideri olarak çok sayıda siyasetçi ile yasadışı işler çevirdiği açık olan Sedat Peker’in söylediklerinin izi sürülmelidir. Çünkü iddialar vahim ve ciddidir. Öte yandan gerçek bir hukuk devletinde Sedat Peker tipinin yeri olmadığı da bilinmelidir.

 

Kaynak: Farklı Bakış

YAZARLAR