Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Prof. Dr. Bilal SAMBUR


Rusya'nın Putin problemi

Yazarımız Bilal Sambur!un "yeni" yazısı...


Moskova’da Puşkin Meydanından gelen protesto görüntüleri, bütün dünyanın gözünün Rusya’ya çevrilmesine neden oldu. 23 Ocak Cumartesi günü, Puşkin Meydanını dolduran 50 bine yakın insan, Putin’in istifasını istemektedir. Sokakları dolduran binlerce insan, Putin ve rejimini protesto etmek için sokaklara çıkmıştır. Protesto gösterileri, Rusya’da Putin rejimine karşı derin bir sosyal ve siyasal dalganın varlığının işaretidir. Putin’in tek adam yönetimi, Rusya’da toplumun derinliklerinde rahatsızlıklara neden olmakta ve toplum her an patlamaya hazır bomba haline gelmiş bulunmaktadır.

Polis şiddetine rağmen halk, protesto gösterilerinden vazgeçmemiş ve sokakları terk etmemiştir. Moskova başta olmak üzere Rusya’nın birçok şehrinde başlayan protesto gösterileri, Rus toplumunun korku duvarlarını aştığını göstermektedir. Putin yönetimi, yıllardır sokak protestolarına izin vermemekte ve toplumu demir perdenin gerisine mahkum etmek için her türlü baskı, yıldırma ve korku yolunu kullanmaktadır. Putin yönetiminin temel karakteristiği, hiçbir sosyal ve siyasal muhalefete izin vermemektir. Toplum, Putin yönetiminin baskı, sindirme ve korku metotlarından bıkmış durumdadır. Son gösteriler, toplumun Putin yönetiminden bıktığının, sosyal ve siyasal muhalefete demokratik alanlar ve kanallar açmanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Toplum, Rusya’nın Putin’den ibaret olmadığını ortaya koymak için -50 derecenin altındaki hava şartlarında sokaklara çıkmayı göze almıştır.

Protestocular, Putin yönetiminin bitmesini istiyorlar. 20 yıla yakın bir süredir Rusya’yı tek başına yöneten Putin ve çevresi, Rus toplumunun sorunlarını çözmekte yetersiz kalmaktadır. Toplum, Putin yönetiminden artık umudunu kesmiştir. Toplumun, bütün sorunların kaynağı olarak Putin yönetimini görmeye başlaması, önemli bir gelişmedir. Birçok toplum kesimi, şimdiye kadar protestoyla ve tepkiyle sonuç alınmayacağını düşündüğünden dolayı sessiz kalmayı düşünmüştür. Bugün ise Rus toplumu, farklı düşünmektedir. Gösteriler sırasında Putin’in bir hırsız olduğuna dair atılan sloganlar, kitlelerin Putin’e güvensizliğini göstermektedir. Rus toplumunda, Putin yönetimini protesto etmenin artık bir ihtiyaç olduğunu düşünenlerin sayısı giderek artmaktadır.

Putin yönetimine karşı yıllardır hiçbir protesto gösterisi yapılmamaktadır. Cumartesi protestoları, 2012 yılından beri yapılan en geniş katılımlı gösterilerdir. 2012 yılında Moskova sokaklarını dolduran binlerce insan, Putin’e 3. dönem iktidar olmasını sağlayan hileli seçimleri protesto etmiş, seçimlerin gayri meşru olduğunu ilan etmişti. Cumartesi protestoları, Rusya’da yıllardır görülmeyen bir olayın gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Muhalefet lideri Navalny’nin tutuklanması üzerine binlerce insan sokaklarda protesto gösterilerine başladı. Muhaliflerini cezaevine yollamak, Putin yönetiminin standart politikasıdır. Kitlesel protesto gösterilerine rağmen Putin yönetimi, muhalefet lideri Navalny’i halen serbest bırakmamıştır. Putin rejimi, binlerce protestoyu tutuklayarak sosyal ve siyasal muhalefeti şiddetle bastırmaya devam edeceğini göstermiştir. Putin rejimi açısından protestoların aslında hiçbir anlamı yoktur. Putin, protestocuları tutuklamak ve korkutmak suretiyle sorunları çözme şeklindeki tutumunu sürdürmektedir. 70’den fazla şehirde yapılan protesto gösterilerinde şimdiye kadar kimsenin hayatını kaybettiğine dair bir haber olmamasına rağmen, polis müdahalesi sonucu onlarca kişinin yaralandığına dair haberler uluslararası medya organlarında yer almaktadır. Putin yönetimi, kitlelerin barışçıl protesto taleplerini polis şiddeti kullanmak suretiyle bastırma konusunda tavizsiz olduğu şeklinde bir mesajı dünyaya vermektedir.

Zehirlendikten sonra yurt dışına tedavi için giden muhalefet lideri Navalny, cumartesi günü yurda dönmüştü. Karadeniz kıyılarında Putin’in kendisine 1,5 milyar dolarlık saray yaptırdığına dair Youtube’da paylaşılan görüntüler, 70 milyondan fazla kişi tarafından izlendi. Putin yönetimi, saray görüntülerinin Navalny tarafından yayınlandığını düşünmekte ve onu sorumlu tutmaktadır. Putin yönetimi, Navalny’i bir muhalefet lideri olarak değil, hain olarak nitelemektedir. Navalny, bütün Rusya genelinde Putin yönetimine karşı siyasal ve sosyal muhalefet ağı oluşturabilmeyi başaran önemli bir siyasal liderdir.

 

Putin yönetiminin Navalny’yi serbest bırakmayacağını bilen taraftarları, protestolar yoluyla bunu sağlamaya çalışmaktadırlar. Ancak protestoları, sadece bir muhalefet liderinin tutuklanmasına yönelik bir tepki olarak okumak yeterli değildir. Rusya’da geniş toplum kesimleri, sessiz ve tepkisiz kaldıkları sürece Putin probleminin çözülmeyeceğini düşünmektedir. Toplumsal kesimler için sorunun kaynağı, Putin’in kendisidir. Putin sorunu çözülmediği sürece Rusya’da ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların çözümsüz bir şekilde kronikleşeceğine dair kanaat giderek yaygınlaşmaktadır. Putin yönetiminin özellikle gençler arasında hiçbir desteği kalmamıştır. Değişim isteyen gençler, Putin yönetiminden tamamen umutlarını kesmişlerdir. Putin’in mafya yönetimi, artık sorunun bizzat kendisi olarak görülmektedir. Sosyal ve siyasal muhalefeti bastırmakla hiçbir sorunun çözülmediğinin farkında olmayan Putin yönetimi, siyaset alanını ortadan kaldırmakta ve toplumun kendini ifade etme imkanlarını yok etmektedir. Toplumda her geçen gün Putin’in bizzat kendisinin bütün sorunların kaynağı olduğuna dair kanaat oturmaktadır ve Putin’i bekleyen asıl tehlike budur.

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR