Ömer Naci YILMAZ


RAMAZAN´I KURTARMAK RAMAZANLA KURTULMAK

Yine yeni bir Ramazan ayına kavuşmanın heyecanı içerisindeyiz.


 

 

 Aziz milletimizin Ramazan ayı mübarek olsun, bizleri mübarek kılsın. Ramazan ayı bizleri nasıl mübarek kılsın? Ramazan ayına ve onun getirmiş olduğu arı duru pak mesaja teslim olduğumuzda/ teslim olmak için samimi gayret gösterdiğimizde içinde bulunduğumuz ay elbette bizleri mübarek kılacaktır.

Ramazan ayı bizleri mübarek kılsın istiyoruz, nerede o eski Ramazanlar diye sızlanarak geçmişe özlem duyuyoruz. Sahi nerede o eski Ramazanlar? Yavrum şu tabağı al, komşu Emine abuya, Ayşe teyzeye götür, camide bir amca itikâfa girmiş, ona ikram götürme sevabını sen kap söylemleri de mazide kaldı. Artık konu komşu çocukların sakınılır olduğu insanlar haline geldi/ getirildi. Camiler ise şunların bunların camisi yakıştırmalarına maruz kaldı. Daha neler neler var da hepsi söylenmiyor, yazılmıyor. Yazılanlar ise dikkate alınmıyor. Ancak dikkate alınmıyor diye söylemekten ve uyarmaktan vazgeçecek değiliz. İnandığımız doğruları savunmak, gördüğümüz yanlışlıkların yanlışlığına dikkat çekmemiz bir mümin olarak hepimizin görevidir.

Yıllarca belediyelerin yaptığı Ramazan etkinliklerinin yanlışlığına dikkat çekmeye çalıştık. Ramazan çadırı adı altındaki uygulamaların gerçek ihtiyaç sahiplerinin haklarının gaspedildiği yerler olduğunu söyledik, yazdık. Kur´an tilaveti, ilahi ve şiir dinletisi adı altında yapılan etkinliklerin Ramazan´ın ruhuna darbe vurmak olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Koruma ordularıyla iftar çadırlarını, Ramazan eğlence çadırlarını gezen belediye başkanlarının kibirli ve üstenci bakışlarından usanmıştık. Kurdukları çadırların büyüklüğünden, şu kadar insanı doyurduk efelenmelerinden ve hava atmalarından bıkmış usanmıştık. Evinden çıkamayan, yoldan geçerken onurundan iftar çadırlarına kafasını çevirip bakmayan insanların içlerindeki feryatlar ne duyuldu ne de görüldü. Fotoğrafçısı olmadan sokağa çıkmayanlar, yardım götüreceği iki poşet için kameraları kuyruğuna takanlar sizleri de çok gördük. Şimdilerde ne yapıyorsunuz acaba? Buraya kadar da bir giydirme faslı oldu. Bitti mi? Elbette bitmez.

Tarımın zirve olduğu zamanlarda uzun yaz günü çalışmalarının, hayvan otlatmalarının yoğun olduğu zamanların yorgun çocukları iftardan sonra soluğu camilerde alırdı. Teravih namazının coşkuları tüm yorgunlukları alırdı. Ama camiler asla terk edilmezdi. Bugün otuzlu yaşların, kırklı yaşların gençleri din adına aldıkları eğitimin alt yapısını camilerde oluşturmuşlardı. Aynı durum kızlarımız için de geçerliydi. Bu eğitimin temelinde okullardaki din eğitimi adına çalınan mayanın ne kadar etkisi olduğu artık tartışılır olmuştur. Ama tartışılmayan bir gerçek varsa o da camilerin din eğitimindeki rolüdür. İşte Ramazan eğlenceleri, Ramazan sokakları, Ramazan çadırları adına yapılan etkinliklerin görülmeyen ve hissedilmeyen bir ortak adı vardı: ?Çocukları camilere kaptırmayız.? Ne yazık ki başardılar, ne yazık ki kazandılar. Acı ve gerçek, istisna da olsa samimi ve gayretli insanların çalışmalarını takdirle karşılıyoruz.

Mübarek Ramazan ayını hikâyeci ve masalcı stentapçı televizyon allamelerini dinlemeyerek onların şerrinden kurtarmalıyız. Bu ayın en büyük ikramı olan Kur´an´ı samimi duygularla anlayarak okuma gayretlerimiz belki de bizleri zihinsel anlamda düşünce ve davranış değişikliğine sevk edecek, bize Ramazan mayası çalacak ve tutmasını sağlayacaktır. Orucu sadece midemizle değil, tüm benliğimizle tuttuğumuz takdirde bayramlar hak ettiğimiz bayramlar olacaktır.

Televizyon allamelerinin bir başka kolu olan yemek allameleri de Ramazan ayı boyunca sahurda şunu, iftarda bunu yiyin diye ahkâm kesip duracaktır. Ama hiç birisi ne yerseniz yiyin; ancak haram yemeyin demeyecek, diyemeyecektir. Hocam orucu şu mu bozar, bu mu bozar soruları gırla gidecektir. Hiç birisi vicdanının kabul etmediği her şey orucu bozar diyemeyecektir.

Bu Ramazan sadece midemizle değil, aklımızla, zihnimizle, duygularımızla, düşüncelerimizle ve vicdanımızla oruç tutarsak, tutmaya çalışır bu yolda gayret gösterirsek, mübarek Ramazan´ı onun değerlerini aşındıracak her ne varsa onlardan kurtarırsak; işte o zaman Ramazan bizi kurtarır. Ramazanla kurtulmaya hazırlanan tüm gönüllerin Ramazan ayı mübarek olsun.

 


YAZARLAR