Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Musab Aydın


RAMAZAN’A GİRERKEN 23 NİSANI İDRAK ETMEK

Musab AYDIN'IN Yazısı;


 

Her yıl Ramazan yaklaştığında hakkıyla idrak etmek için camilerde vaazlar, hutbeler dinliyorduk. Az da olsa manevi bir atmosfer oluşuyordu şehrimizde, evlerimizde. Ramazan’a günler kala çarşı pazar hareketleniyordu. İnsanlar günlük iş telaşından arta kalan vakitlerinde Ramazan hazırlığı için koşuşturuyorlardı. Bu tatlı telaşı şehrin caddelerinde, sokaklarında izlemek bile manevi bir haz veriyordu. Sokağa çıkmanın yasak olduğu bu günlerde Ramazan’ı karşılıyoruz. Belki bu içe dönük zamanlarımızda Ramazan’ın manevi bir hava ile daha kucaklayıcı olacağını ümit ediyorduk. Bunu iyi bilen odaklar ümidimizi kursağımızda bırakmayı başardılar.

Bu yıl camiler kapalı olduğundan Ramazan’a dair ne bir hutbe dinleyebildik ne de çarşı pazar telaşını görebildik. Zaten dışarı çıkabildiğimizde insanların yüzlerindeki maske ile bırakın heyecanlarını görmek kim olduklarına dair bir tahminimiz dahi olmuyor. Salgın dolayısıyla herkes evinde kalsın telkinleri her yerde bizi karşılıyor. Televizyonlar, radyolar, gazeteler sürekli evde kalmanın önemini anlatan beyanatlar ve kamu spotları ile uyarıyor. Dışarı çıkabildiğimiz anlarda ise billboardlarda ve sağa sola asılan afişlerde aynı uyarıları görüyoruz. Yaklaşık aynı ifadeler “evde kal”, “hayat eve sığar”, “sosyal mesafeyi koru” Bu uyarıları dikkate almayanları salgının yayılmasına vesile olmalarından dolayı eleştiriyoruz.

Fakat bugün siyasiler kendi söylemlerini hiçe sayarak büyük bir gösteri için toplandıklarına şahit olduk. Namaz için “sürekli kazası var canım evinde kılarsın” diyen laik ve Kemalist kesimin temsilcileri Anıtkabir ziyaretlerini ifâ ettiler. Kendileri için belli gün ve saatlerde yapılması kâti olan bu inanç ritüellerini ziyaretlerde lazım gelen tâzimin ifâsı asla kazaya bırakılamazmış. Salgın nedeniyle de olsa bu tâzimi kazaya bırakmak isteyenlerin olmasının önünü kesmek büyük önem arz ediyormuş. Bunu aslında ihanet niyeti olarak görmek gerekiyormuş. Laik Kemalist cenahın temsilciler olarak ortada boy gösteren muhalefetin baskısına dayanamayan dindar(!) hükümet temsilcileri “sosyal mesafeyi koru” ilkelerini hiçe sayarak bu ziyarete iştirak ettiler. Protokol gereği en öndeki yerlerini Laiklere kaptırmadılar. Haber bültenlerinde bu riyakarlıkları izlemek zorunda kaldık.

Akşam televizyonlarda biraz ramazan konuşulur diye bekliyorduk. Ne de olsa yöneticiler Ramazan hocalarına büyük bütçeler denkleştirmek zorunda kalmışlardı. Ama öyle olmadı, gün boyu ebeveynlerin çocuklarına çektikleri 23 Nisan videoları yayınlanmıştı. Hani şu dramatik şiir okumalarının öğretildiği çocuklar. Şu salya sümük ağlaşmalarla “atam sen kalk ben yatam” veya “bugün 23 Nisan, bize atamdan armağan” gibi söylemlerle çocuklara yeni bir inanç aşılama çalışmaları. Bazen çocuğunun fark edilmesi için, kulakları sağır edercesine bağrışmaların ve bayraklarla süslenmiş evlerinin olduğu videolar… Yatsı ezanını beklerken birden televizyonların yayın akışı değişti. Ekranlarda sistemin başı olarak Cumhurbaşkanı göründü ve günün anlam ve önemine dair beyanat veriyordu ki sokaklarda bir gürültü koptu. Patlayan silahlar, havai fişekler ve pencerelerde sallanan bayraklar…

Bu magandalık cümbüşü devam ederken etrafında birkaç çocuk ile Cumhurbaşkanı istiklal marşı okumaya başladı. Bu kez, ne zaman hazırlık yapmışlar bilinmez, araçları ile sokağa fırlayan insanlara şahit olduk. Araçlarında son ses ile istiklal marşına eşlik ettiler. “Bizde Müslümanız ama bu zamanda ezana gerek yok, rahatsızlık veriyor” diyen seküler laikler bu gürültüden hiç rahatsız olmadılar ve oldukça mutluydular. Dindar kesimde çok mutluydu elbette. Cumhuriyeti, kemaliz mi sahiplenmek zaten yerli ve milli olmanın bir gereğiydi. Bu sebeple “namaz için henüz erken” diyen, “şimdi oruç tutamaz benim çocuğum” diyen modern ve acar İslamcıları da gördük. Ramazan’a girdiğimiz bu günlerde çocuklarına Kur’an’a, namaza ve oruca dair bir şeyler öğretmek bir yana dursun dindar ailelerin evlerinin pencereleri 23 Nisan bayraklarıyla süslenmişti. Çocuklarına şiirler ezberletmeyi bir inancın gereği bilinciyle yapmışlardı.

Bugün Müslüman olarak bir kez daha Allah’a şükrettik. Allah kullarını kendisine ibadet etmekle sorumlu tutmuştur. İslam’a ait ibadetlerin farzları, sünnetleri ve şartları ile bir fıkıh külliyatı tutmaktadır.  Bu ibadetlerin ifası için katı kurallar olmasına rağmen zaruret söz konusu olduğunda Yüce Allah bu ibadetlerin ifâsında bizlere ruhsatlar vermiştir. Verilmiş bu ruhsat ile bazı sorumluluklardan bizi muaf tutmuştur. Lâkin bugün şahit olduğumuz görüntüler beşerî ve seküler sistemlerde bu ruhsat yokmuş. Allah’a kullukta verilen ruhsat ile Kâbe kapatıldı, camiler kapatıldı. Kur’an da emredilen Cuma namazı kılınmaz oldu. Salgına karşı alınan tedbir kapsamında iyide yapıldı. Bütün bu yapılanlar Allah’ın kullarına verdiği ruhsat gereğiydi. Ama beşerî bir inanç sisteminin dini ritüeline dönüştürülen milli bayramlarda(!) asla ruhsat yoktu. Salgına karşı alınan önlemlerin bir önemi kalmıyordu. Ne diyelim Allah rahmandır kuluna sorumluluk vermiş olmasına karşın zor zamanlar için de ruhsat ihsan etmiş. Beşerî sistemlerin ise merhametten uzak olduklarını görüyoruz. “İşte bugün sizin dininizi kemâle erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için İslam’ı seçtim” (Maide 3)

Yüreğinde Ramazan heyecanı taşıyan Müslümanlar, Ramazan’ımız mübarek olsun.



Hamza cayir
24.04.2020 05:10:37
Sa.abi ağzına sağlık.ne güzel ifade ettin.bir ara bi hasbihal etsek nasıl olur

Adem Çetin
24.04.2020 05:20:58
Teşekkür ler demeki hala akıllanmamışız ingiltere nın en üst düzey deki yöneticiler ramazan için çok güzel konuşmalar demeçler veriyorlar bizim halkımız ise sürekli macara peşinde sadece mızıkçılık olsun diye müslümanların da bunlara alet oluyurlar rabbimiz cumhurbaşkanımıza yardım etsin sağlık çalışanlarına yardım etsin bütün emeyi geçenler e herkese yardım etsin ama işimiz zor öyle görünüyor ki bu günlerimiz daha iyi günler hayırlı ramazanlar

YAZARLAR