Nusret AYDEMİR


Odak

Naslar idrak edilip Amelika´ya imrenme fukaralığı gösterilmemeli, eylemler nas disipliniyle terbiye edilip, Kur´an teknesinde yoğurup, amel disiplininde pişirilip fıtrata yol alınmalıdır.


Odaklanmak, gerektiğinde batı kaynaklı ilizyonist devrim fabrikasyonunun üretmiş olduğu tektipçi insanların devrinde, fabrikasyon hatasıyım diyebilme erdem ve takatini göstermektir. Sakın bunu anarşistlik sanmayın ha. Bu herkesin eyvallahçı, acziyeti reva görücü bir tavır sergilediği bir çağda olaylara göz ve gönül ucuyla değil, karanlığı bertaraf etmek için ortaya yüreğini koyma şuuru olarak addediyorum. Umursamaz idraksizlerin çok olduğu dünyada, idrake ve fıtrata temas ederek makus akışı tersine çevirme ufkudur diye düşünüyorum. Bu tavrı gösterirsek  asıl o zaman vahyin insan yüzü (halife) olmakla şerefleniriz.

 Bu tavır ne midir, neyi mi değiştirir? O zaman görülecetir ki algılar devletimizin  milleti var, ters akışı nasıl da milletimizin devleti var, doğru mecrasına evrilir. O zaman tarihin akışı, insanlığın akışı, insanımızın akışı değişir. O zaman Anadolu, köylüsüyle, şehirlisiyle ırgatlıktan, zihni ataletten yani bedevilikten kurtularak gerçek efendiler olurlar. Yani "ya eyyuhennas" olurlar. Yani halife fıtratlı, sorumluluk odaklı yaratıldıklarının farkına (idrakine) varırlar. Cennet yürekli insanların nasıl yetiştiğini o zaman müşahede edeceğiz. Cenneti yüreğinde taşımayanlar, cennete gidecek ufuklarlar koyamazlar insanların önüne. O zaman ebeveynler ve yetiştiriciler, gençlerin, doldurulacak, bir köşede kendi kendine maya tutsun diye bekletilecek metalar olmadıklarını, aksine hayatın içinde aktif, geleceği aydınlatmak, tutuşturmak, harlamak için atalarının ocağından ateş almaya gelen halefler, halifeler olduklarının bilinciyle hareket edebileceklerdir.

 Bunun başarıya ulaşabilmesi için, aşağıda sıralanacak şu azıklarla donanma dirayeti gösterilmelidir -ki nesillerimiz gereken vasıflara (meziyetlere) sahip olabilsinler- diye düşünüyorum.

 Halasın sadece ihlasla olacağına yakin imanla Halık´tan emen dileme idrakine; ihlasın ise her daim kalemini ve kelamını ve dahi seccadesini hayatına  bulgu ve belge kılma bilinci kuşanmalıdır (kuşanılmalıdır).

 Çekici ancak geçici tüm metaların çekim gücünden kurtulup yatırımını din gününe yapma kanaatini kuşanıp, şek ve şekilden azade, şer´i salat kılıp Bari´yi istikamet kılma idraki gösterilmeli ve dahi artı ve artık ilahları tek Rabb´in rububiyetine paydaş kılmama hassasiyeti gösterilmelidir. 

 Nefsi emmareyi demir taraktan geçirip, insanlık kalibresi tefekküre tabi kılınmalıdır.

 Tüm zamanlar Furkan´a programlanmalı, Samiriye, tahtlara ve dolarlara randevu verilmemeli, soğan ve sarımsak sevdasından uzak durulmalı ve dahi Tur´un Rabb´ine ram olup binbir çağcıl buzağılar itip kalkılmalıdır.

 Naslar idrak edilip Amelika´ya imrenme fukaralığı gösterilmemeli, eylemler nas disipliniyle terbiye edilip, Kur´an teknesinde yoğurup, amel disiplininde pişirilip fıtrata yol alınmalıdır.

 Dümeni Halık´a kırıp, riya bataklığına saplanılmamalı, tüm uzuvlara Rabb´in tecelligahı kalp, emir tayin edilmelidir. 

Gece dirilişi, gündüz direnişine azık eylenip ve dahi gün soluğu sabahın kıyam meltemine kavim kılınmalıdır. 

Her esen rüzgara dümen kıran yönsüzlüğe ve tağuti sızmalara, teyakkuz bilinciyle bent çekilmeli, iman istikameti  Rabbani ecre kilitlenmelidir.

İbrahimi bilinci kuşanıp, oğulların boğazına Allah için bıçağı dayamanın ızdırabı, babamızı şirk içinde ölmesinden kaynaklanan ızdıraptan daha büyük görmeme inceliği gösterilmelidir.

Vela ve Bera mektebinde, velimizin de, valimizin de, yerimizin de, yarenimizin de, sahibimizin de ve dahi suhuletimizin de Allah ve Rasulü olduğu ta´lim edilmelidir.

Şer güçlerin istihzayla (alay) istiğvaf (hafife alma) ve istifhamla varlık sebebi imanımızı, emanımızı, sulandırmalarına izin verilmemelidir.

İşte o zaman dünyanın vicdanına tercüman olacak bir imana odaklanmış olur, çağa söz söyleyecek takate ve hakka sahip oluruz.

 



YAZARLAR