Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nezir ERGENÇ


NİÇİN/ NE İÇİN/ NİÇÜN

Niçin sorusunu ne bilim sorar ve ne de felsefe. Her ikisi de var olanın ne olduğuna, nasıl olduğuna dair cevaplar ararlar. Bu sebeple mesela Felsefe, konusunu yani ilgi alanını şu üç soru ile sınırlandırmıştır: Hel/var mıdır?, ma/nedir?, eyyu/ nasıldır? Bilim ise daha çok ma ve eyyu yani ne ve nasıl sorularına odaklanır. Niçin sorusunun tek saili Din’dir; bir başka ifadeyle inananlar. Bu sebeple filozoflar en iyi yaşamın ne ve nasılı üzerinde kafa patlatırken, İnananlar yaşamın gayesini, insanın var oluş gayesini bulmanın ve ona göre bir yaşam ihdas etmenin derdine düşmüşlerdir.


Bu bir soru edatır gayeye atıftır; cevabı “çünkü” ile başlar. Gaye var olmanın, yaşıyor olmanın anlamını temellendirir; niçin varım ve ya niçin/ne için yaşıyorum?

Niçin sorusunu ne bilim sorar ve ne de felsefe. Her ikisi de var olanın ne olduğuna, nasıl olduğuna dair cevaplar ararlar. Bu sebeple mesela Felsefe, konusunu yani ilgi alanını şu üç soru ile sınırlandırmıştır: Hel/var mıdır?, ma/nedir?, eyyu/ nasıldır? Bilim ise daha çok ma ve eyyu yani ne ve nasıl sorularına odaklanır.

Niçin sorusunun tek saili Din’dir; bir başka ifadeyle inananlar. Bu sebeple filozoflar en iyi yaşamın ne ve nasılı üzerinde kafa patlatırken, İnananlar yaşamın gayesini, insanın var oluş gayesini bulmanın ve ona göre bir yaşam ihdas etmenin derdine düşmüşlerdir.

Bir başka açıdan “ne için” sorusu inananları “Hikmet”i bulmaya icbar eder. Yaşamın ve var olmanın hikmeti; yani yemenin, içmenin, giyinmenin, çalışmanın, kazanmanın, sahiplenmenin, evlenmenin, birey olmanın, anne- baba olmanın, cemaat veya devlet olmanın hâsılı doğumdan ölüme kadar hatta ölümden sonraki hayat da dâhil her bir şeyin hikmetini anlamaya sevk eder.

Din dışındaki bütün felsefe ve ya ideolojiler sürekli ve hep “dahasını” ister ve hedef edinirler: Daha çok paralar, daha yüksek makamlar, daha leziz yiyecekler ve içecekler, daha şık kıyafetler, daha büyük evler, daha güzel/ yakışıklı eşler, daha güçlü ve büyük ordular, daha çok bilgi, daha, daha, daha… Ve dahaların asla son bulmayacağı bir dünya görüşü.

Din ya da Allah bütün bu Daha'lara "niçin" sorusunu sorarak bir filtre, bir dalga kıran, bir had koyar. En önemlisi de “niçin”  sorusunun cevabını insanların arzularına bırakılmamış olmasıdır. Zira insanlar dahasını istedikleri her bir şeyi mantıklı ve kendilerince haklı bir gerekçeye dayandırabilirler. Bu yüzden “Çünkü” diye başlayan her cevabın- ya da bahanenin- Din’in yani Allah’ın vazettiği meşru gerekçelere dayandırmak zorundayız.

O zaman göreceğiz ki aslında dahasını istediğimiz pek çok şey aslında gereksiz, ihtiyaç dışı, lüzumsuz ve faydadan ârî imiş. Ya hırsımızdan, kıskançlığımızdan, kin ve nefretimizden ya cahilliğimizden, gafilliğimizden, yanlış ve eksik bildiğimizden ya da obez, maymun iştahlı, açgözlü yani müsrifliğimizdenmiş bütün bu dahalar.

Bir şey isterken veya yaparken gerekçemizi yani çünkü ile başlayacak olan cevabımızı Allah’ın niçin sorusuna bir cevap olacağı bilinciyle nezih, rahat, kolay ve huzur dolu bir yaşamı tesis etmek bence çok kolay ve çok ucuz…!



YAZARLAR