Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Bülent ACUN


​NEYİ KURBAN, NİYE KURBAN?

Yazarımız Bülent Acun'un "yeni" yazısı...


Rahmana nihayetsiz hamdü senalar olsun.

Yine bir Kurban bayramının arefesindeyiz.

Temmuz sıcaklığının kavurduğu yüreklerimize kurban ibadetinin hikmet dolu mesajları serin sular serpiyor. Kurban ibadetinin yüreklerimize serptiği sular serin mi serin, aklımızı alıp götürdüğü hikmet deryaları  ise derin mi derin!

İnsan bugünlerde bayramın sevinç ve neşesini iliklerine kadar hissediyor. Kurban ibadetinin  o diriltici soğukları bizi yine ihya ediyor, inşa ediyor.

Kurban bayramı dünyamıza hoş geldi, yine eli boş gelmedi. Şehrimize hareket, pazarımıza bereket, gönlümüze muhabbet getirdi. Bugünlerde şehirden şehre, gurbetten sılaya bir nehir gibi insan akıyor. Doyduğumuz topraklardan, doğduğumuz topraklara doğru seferdeyiz. Bayram önümüzdeki bütün engelleri kaldırıyor, bizi babamızın ocağına, anamızın kucağına, atalarımızın otağına,  yurdumuzun yedi iklim dört bucağına kavuşturuyor.

Evet, vakit kurban üzerine düşmenin, Kurban üzerine düşünmenin vaktidir. Hani neydi Kurban? yaklaşmaktı, paylaşmaktı, yakınlaşmaktı değil mi? En sevdiğimiz şeyi feda ederek kulluğumuzu eda etmekti değil mi? Neyi kurban ettiğimizi, niye kurban ettiğimizi asla unutmayacaktık değil mi? İnsan kurban edemediği şeylerin kurbanı olmuştu ve olacaktı değil mi?

Bizim ‘’Namazımız, kurbanımız, ibadetlerimiz, hayatımız ve ölümümüz Alemlerin Rabbi olan ALLAH içindi değil mi?’’

Bu şuurla yazmalı, bu şuurla yaşamalıydık değil mi? Bu şuurumuzu, şiirimizin ve edebiyatımızın öznesi kılacaktık değil mi? Bu şuur hayatımızın şiarı olacaktı değil mi? Kurbanımızı keserken kendimizi Hz. İsmail’in(as) yerine koyacak, Kurban olunacak şeylere “Kurbanım ben’’ diyecektik değil mi? Haydi diyelim öyleyse!

 

KURBANIM BEN

 

Bizi bizden çok seven

Lütfuyla kulum diyen

Bağışlayan, esirgeyen

Rahmana kurbanım ben

 

O öğretti usulü

Namaz, abdest, gusulü

Hakk’ın kulu, rasulü

Ocağına kurbanım ben.

 

Sevgi dîni, barış dîni

Hep hayırda yarış dîni

Hakikate varış dîni

İslam'a kurbanım ben

 

Müslümanın el kitabı

Elindeki yol kitabı

Ömür boyu hâl kitabı

Kur’an’a kurbanım ben

 

 

Emredince ol celil

Başüstü etti halil

Teslim oldu İsmail

O ânâ kurbanım ben

 

Elinde kalem olan

Dilinde selam olan

Zübde-i alem olan

İnsana kurbanım ben

 

Hem hayırda hem şerde

Rahmana yoktur perde

Her zaman ve her yerde

İhsana kurbanım ben

 

Kendi hatasını bilen

O’dur ancak affedilen

Yoksula sarf edilen

İmkana kurbanım ben

 

Hakikate yaslanan

Marifetten beslenen

Edep ile süslenen

İrfana kurbanım ben

 

Aşkla cihad eden siz

Zalimlere yeten siz

Şehid olup, kefensiz

Yatana kurbanım ben

 

Bir yurt ki Anadolu

Yunus, Mevlana dolu

Her yeri  mana dolu

Vatana kurbanım ben

 

Aşığım ben halkıma

Nereden gelir aklına

Kurbanlık koça kına

Yakana kurbanım ben

 

Etrafımda pervanem

Ona asla öf demem

Ulu çınarım annem

Babama kurbanım ben

 

 

Bosna’dan, Filistin’den

Japonya yahut Çin’den

Her ırk, renkten biçimden

İhvana  kurbanım ben

 

 

Gönülleri fetheden

İncitmeyi reddeden

ALLAH’a davet eden

Lisana kurbanım ben

Kaynak: Yeni Söz Gazetesi



YAZARLAR