Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nezir ERGENÇ


NE VARSA BİZİM MAHALLE DE VAR!

Nezir Ergenç'in yazısı;


 

İnsanlık için Fikrî vahide Tevhit düşüncesidir ve peygamberler vasıtasıyla insanlar bundan haberdar edilmişlerdir. Bundan hareketle şunu deklere edebilirim: Tevhit düşüncesinin yani Tevhidî dünya görüşünün dışındaki bütün  dinler, görüşler, ideolojiler, felsefeler  anti tezlerdir. Bir başka ifadeyle bütün bunlar, İslamî tezin muhalifi dolayısıyla da karşıtıdırlar.

Bu; tez, anti tez hikayesi zamanla hemen her alanda neşvunema buldu; ekonomide, siyasette, ahlakta ve ictimai hayatta. Nerede ve ne zaman bir tez ortaya çıktıysa onun aksi veya muhalifi de ortaya çıkmış ve kendine bir alan oluşturmuştur. İddianın aksi iddiası doğal- belki de zorunlu- olarak sentez bir iddiayı peyda etmektedir. Buna doğal dememin sebebi beşeri düşüncelerin, iddiaların eksik olmaları hasebiyle- çünkü hiçbir beşeri düşünce mutlak doğru olamaz- ya bir başka açıyla veya muhalif bir yaklaşımla yeniden üretiliyor olabilmesidir. 

Bunun böyle olduğuna dair insanlık tarihi örneklerle doludur: Sokrates, sofistlerin anti tezidir; Aristo ise Eflatunun.  Aristo Eflatunun öğrencisidir. Plotinus ise Eflatun ile Aristonun sentezi.

Kadercilerin aksini Mutezile savunmuştur; kadercilerin içinden çıkmıştır. Eş’ari Mutezilenin antitezidir;  o da Mutezileden aksetmiştir. Maturidilik Mutezile ile eş’ariliğin sentezidir.

Şafii, Mutezilenin anti tezidir; Hanefilik ikisinin sentezi.

Günümüz Siyaset alanında, bizim mahallenin tezi Milli Nizam Partisi olarak belirdi ilkin; referanslarını İslamî gelenekten alıyordu: Siyasette/ yönetmede “Adil düzen”, dünya görüşünde “ Milli Görüş” olarak kavramsallaştı. M. Selamet, Refah, Fazilet ve sonrasında da Saadet olarak tesmiye olundu.

Saadet kendi içinde muhalif- anti tez demesek de-  partiler doğurdu: Numan Kurtulmuşun HAS partisi ve Fatih Erbakanın Yeniden Refah Partisi’si. Bu iki parti eskinin yozlaştığından hareketle “asıl” olduklarının iddiasında oldular. HAS iddiasından vazgeçti, Y. Refah Partisi iddiayı devam ettirmektedir.

Refah Partisininin/ Erbakan’ın anti tezini Ak Parti/ R.T. Erdoğan yine içerden çıktı. Referanslarını İslam ve gelenekten aldığını iddia eden Erbakan’ın aksine Erdoğan “Muhafazakar Demokrat” bir anlayışı ve yaklaşımı benimsediğini ilan etti; bunu da “Milli Görüş gömleğini” çıkartarak gösterdi. Aynı ekolün mensubu olmakla birlikte “gömlek” değişimini muhaliflik için delil olarak sundu; tümüyle değil, kısmen bir değişim: Mutezile ile Eş’ari arasındaki kadarlık bir fark!

Ak Parti içinden iki muhalif parti çıkarttı: Gelecek ve Deva Partileri. İkisi de/ A. Davutoğlu ve A. Babacan/ aynı ekolden gelmekle birlikte farklı- anti tez sayılır mı tartışılır- söylem ve iddialarla siyaset sahnesindeler. Şimdilik kendilerini ibra ettikleri ve dayandırdıkları bir “yeni, orijin” fikir dahası “iddia” yok; ancak Müslüman üst başlığı altında, dindarlık, muhafazarlık ve geleneğe yaslanma konusunda ortak bir duruşları var.

Türkiye siyasetinde solun ve ulusalcılık anlamında Milliyetçiliğin sadra şifa bir söylemi ve dahi bir iddaisı yok. Söylem de iddia da bizim mahallenin siyasetçilerinden peyda olmakta; birbirlerini hain olarak da görseler bunların hepsi aynı mahallenin insanları ve aynı mahallenin söylemini dillendiriyorlar. Keşke biri çıksa da bunların bir sentezini yapabilse; eksikliklerini, fazlalıklarını, yamukluklarını görüp “en olgun” bir yapıyı halkın önüne koyabilse…

Ben nerede miyim? Hepsine eşit mesafede ve sadece doğrularına destekle, yerimdeyim.



YAZARLAR