Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Selvigül ŞAHİN


Mübarek Üç Aylar’ın kurtuluş zamanlarına

Yazarımız Selvigül ŞAHİN'İN 'YENİ' YAZISI...


Bahar geliyor. Cemreler bir bir düşecek toprağa. Yeşerecek kurumuş dallar, börtü böcek şenlenecek. Ruhumuzun da baharı gelecek elbet. Kutlu zamanlar kuşatacak yürek ülkemizi. Acılar coğrafyasıyla gam ve keder içinde kalmış Müslüman ülkelerin derdi ve çilesi ile yorulan ruhumuza arıtan dualar akacak kutla vakitlerde.

Recep ayının arıtan iklimi, sade derin akacak yaralarımıza onarmak için tüm tahribatlarımızı, tüm yalnızlıklarımızı ve acılarımızı. Recep kutlu bir dua gibi kuşatacak önce bahar coşkusu ve tazeliğinde kavrulmuş yaralı coğrafyayı. Değil mi ki zamana yemin eder Rabbimiz. İşte o yemin edilmiş zaman akar üzerimize her daim. Sonra biliriz, nice şifalar gizli anlar dokunur zamana ilmek ilmek.

Sonra Şaban gelecek. Duru arıtan sular gibi tüm kirlerimizi ve tüm kinlerimizi akıtmak için akacak mevsim mevsim yürek coğrafyamıza. Zamanın arıtan iklimleri olacak mübarek aylar yorgun dünyanın yitik mevsimlerinde. Ve insanlık kan gölüne dönmüş mazlum Müslüman coğrafyanın tükeniş duraklarında şifa niyetine akan kutlu ayların derman olduğunu görecek. Hep böyle oluyor. Geçici ve süfli dünyanın duraklarında savaşlara düçar olmuş, nice acılara belenmiş insanlığın tükeniş demlerine akıyor mübarek aylar dirilten nefesi ile.

Gelen Recep’tir, Şaban’dır ama en güzeli geridedir. En merhametlisi, en şahı, en arıtanı ve kutlu dualar saklı koynunda gelecektir Ramazan. Recep ve Şaban merhametin yüreği olan, Kur’an ayı Ramazan’a hazırlar insanlığı oysa. Tüm çaba, tüm telaş kutlu ayın mübarek zamanlarına kavuşmak, bu ayın eşsiz dua ve kurtuluş ikliminden hakkıyla nefeslenmek için insanlığı tadilat ve tamirat mevsimine hazırlamaktır oysa. Bir yılın kinini, kirini, hıncını, düşmanlığını, günahını akıtmak için akar üzerimize kutlu zamanlar. Bakım ve onarım ayları gelir, Ramazan gelir dostlar. Kurtuluş sakası gibi avuçlarımıza akıtacağımız her bir duanın sırlı aydınlığı akar yüreklerimize…

Efendimizin Hira'ya yürüyüşü vardır. Gönlüne, acılarına, içinde bulunduğu insanlığın sancılarına, yüreğinde yavaş yavaş yeşermeye başlayan muştu gibi yüreğini kuşatan risalete yürüyüşü vardır. Hirasına yürüdüğünde, nice meşakkatle uzun yolculuklar sonu Nur Dağı'nın zirvelerindeki o kutlu mağaraya sığındığında, anlıyoruz ki asırlar sonra asıl yürüyüşü yüreğindeki Hırasınadır… Yüreğindeki imani sancılarına yürüyerek, umudu, aşkı, huzuru, süruru kuşanarak yaralı coğrafyasına, Nur Dağı'nın doruklarından dualar göndermiştir. Mübarek çehresini yalayıp geçen gözyaşları ile bedeninden ziyade yüreğindeki acıların yorgunluğu onu kuşattığında, uzaktan gördüğü Mekke'nin kavrulan evlerine, Kutlu mescide kim bilir hangi kurtuluş dualarını göndermiştir.

Onun, kutlu mescit Kâbe’ye gönderdiği dualar; şirk, adaletsizlik, isyan, nifak, fuhşiyat bataklığında çırpınan insanlığa gönderdiği seslenişi ve duası, hala bugünün sokaklarında yankılanmaktadır. Bu sesleniş, gerçek ve mutlak kurtuluşun müjdesi olan bir sesleniştir. Bu seslenişe kulak vereceğimiz mübarek zamanlar gelmiştir. Esenlik yurdunun serin meltemlerini yorgun ve yıpranmış yüreklere taşıyan eşsiz kurtuluş yüklü rüzgâr, artık durmaksızın esmektedir.

Dostlar! Mübarek, kutlu ayların bağrından ayaklarımızı kaldırarak kendi Hiramız'a doğru bir yürüyüşe çıkalım.

 Yüreklerimizdeki Hira'ya doğru arıtan, dirilten, yakınlaştıran yolculuğun heyecanı ile yürüyelim kurtuluşumuza. Kendi Hiramız’a, yüreklerimizdeki o en coşkun ve sıcak hal ile bize hâkim olan azamızın çeperlerine akarken, ümitsizliğe kapılmadan yolcu olalım.

Dostlar! Kutlu mevsimlerin arınmış zamanlarında gariplere hami olalım. Yolda kalmışa dost, kimsesizlere çare olalım. Kurtuluşumuz, vermenin erdemli duraklarında, paylaşmanın sevincindedir, unutmayalım. Mübarek aylarda Efendimizin izinden Rabbe iltica makamlarında Hiramız'a yürürken hayırlı bir ümmetin bireyleri olarak bencillikten uzak, hep yardım makamında olalım. Bilelim ki verdiklerimiz bizimdir, sahip olduklarımız değil. Kırgın, yaralı bir dostun yüzünü güldüren birlikteliklerle, maddi-manevi paylaşacağımız her türlü sermayemizi ortaya dökme zamanlarındayız. Yüreğimizin derinliklerinde kurtuluş yolculuklarına çıkma zamanlarındayız.

"O halde içinizden, hayra davet eden ve iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun! Ve işte kurtuluşa erenler, ancak onlardır." (Al-i İmran Suresi, 104)

Rabbimizin kurtuluş iklimi kuşanmış aylarında, zamanlarında soluklanırken, mübarek üç aylar kutlu olsun, kurtuluş olsun, dua olsun, cennet olsun.

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR