Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



ALTAN TAN


Meral Akşener’in İmamoğlu Israrı

Yazarımız Altan Tan'ın "yeni" yazısı...


Cumhurbaşkanlığı seçim tarihi yaklaştıkça Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı spekülasyonları da hız kazanıyor.

Son birkaç aydır İstanbul ve Ankara belediye başkanlarının adaylıklarına açıkça  sıcak bakmadığını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisinin aday olmak istediği;

Sürekli olarak İmamoğlu’nu parlatan   İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ise Kılıçdaroğlu’nun adaylığını onaylamadığı anlaşılıyor.

Malum ‘lafın tamamı uzun kulaklılara’ söylenir!’

‘Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az!’ demişler.

Burada tartışılan başlıca iki konu var.

1. Kılıçdaroğlu kendi adaylığı için mi, yoksa ajandasında kamuoyundan sakladığı gizli bir aday için mi İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın önlerini kesiyor?

2. Yine aynı şekilde Meral Akşener de CHP içinde bir adaylık tartışması yaratarak başka bir şey mi hedefliyor?

Sizin anlayacağınız taktik savaşları mı yaşanıyor?

Bu her iki sorunun da ciddi bir şekilde irdelenmesi gerekiyor.

Belki de Meral Akşener’in ‘kör parmağım, kör gözüne misali’ bu kadar açıktan İmamoğlu’nu desteklemesinin bizim bilmediğimiz ve anlayamadığımız bir nedeni var.

Siyasette sahnede görülenlerle perde gerisinde yaşananlar arasında her zaman ciddi farklılıklar vardır.

İstanbul sermayesi ve küresel güçlerin  her nedense İmamoğlu’ndan yana oldukları fısıltısı ortalıkta dolaşıyor.

Bir diğer tartışma konusu da bu çevrelerin Kılıçdaroğlu’nun kazanma şansını az gördüklerinden dolayı mı Kılıçdaroğlu’na mesafeli yaklaştıkları, yoksa bu mesafeli duruşlarının esas nedeninin Kılıçdaroğlu’nun siyasetteki koordinatları ile mi ilgili olduğu yönünde.

Anlaşılan Millet İttifakı’nın aday belirleme mutfağında bizim şu an için anlayamadığımız ciddi dalgalanmalar yaşanıyor.

Bu belirsizlikler sürerken CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA ve Gelecek Partisi’nden oluşan 6 parti belli aralıklarla toplantılar düzenliyorlar.

Halen yeni bir ittifak protokolü imzalanmamış olsa da Millet İttifakı 6 partili bir yapıya ulaşmış bulunuyor.

Büyük bir sürpriz olmazsa seçimlere birlikte girecekleri söyleniyor.

Bir diğer belirsizlik de HDP başta olmak üzere Kürt seçmenlerle ilgili.

Ne HDP ile açıktan ve ilkeleri belirlenmiş bir ittifak kurula biliniyor;

Ne de HDP ile açık ittifak devre dışı tutularak doğrudan Kürt seçmenle Kürt sorununun çözümü ile ilgili bir interaktif diyalog geliştirile biliniyor.

Daha kısa bir ifade ile Kürtlerle ilgili bir proje ortaya konulamıyor.

‘Ne seninle ne sensiz’ misali ne  Kürtlerle ne de Kürtlersiz bir mesafe alınamıyor.

Görülen o ki kaynamaya başlayan politika kazanı seçimler yaklaştıkça fokurdamaya başlayacak.

Bu kazandan iyi bir aş çıkar İnşallah.



YAZARLAR